Başkana ‘İYİ’ şanslar: Muhalefette yenilenme sürüyor, Akşener çekildi delegeler ikiye bölündü…

Geçen yıl genel seçimlerde yenilen muhalefet partilerinde yeniden yapılanma sürüyor.

Sertaç Eş

Millet İttifakı’nın birinci partisi CHP’nin lideri değişmişti, ikinci partisi İyi Parti’nin yeni lideri de dün değişti. Meral Akşener tüm eleştirilere karşın “hür ve müstakil” girdiği seçimden büyük bir yenilgiyle çıkmasının ardından dün, “Başarısızlığı üstlendi” ve genel başkanlıktan çekildi.

Akşener son kez parti delegelerinin karşısına çıktı. Konuşmasını yapmasının ardından ışık hızıyla kurultayın yapıldığı salondan ayrıldı. Genel başkan adaylarının kendisini uğurlamasına dahi fırsat vermedi. “Son kez karşınızdayım, pişman değilim, bedel ödeme sırasında da en önde karşısınızda duruyorum. Bugünden sonra bu evi siz koruyacak, siz ayakta tutacak, siz bakacaksanız” dedi. Akşener’in, “Cazip teklifler beni susturamadı” sözü, satır aralarında dikkat çekiyordu. İnsanın aklına, “Acaba kimlerden geldi” sorusunu getirdi.

Bir tüzük değişikliği için, tüzük Komisyonu öngörülüyordu; vazgeçilmesi, “genel merkez”in zayıflığına yoruldu.

"AĞABEY" DEDİLER

Akşener’den sonra Dervişoğlu, Akalın, Aydın ve Kodaz konuştu. Hepsinin ortak özelliği iktidar ve Erdoğan karşıtlığında sert mesajlar vermesiydi. Koray Aydın, salonda “Ağabey” hitaplarıyla anıldı. İlk tur oylamada delege, bir adayı açık ara öne çıkarmadı. Adaylar ve kurmayları arasında temaslar yürütüldü. Ancak herkes ikinci turda şansını denemekten yanaydı ki Akalın taraf belirtmeden, delegesini kendi kararıyla baş başa bırakarak çekildi.

İkinci tur oylamada Akalın’ın 200 oyu blok olarak Dervişoğlu’na geçince delegeler ikiye bölünmüş oldu. Dervişoğlu, Aydın’dan 5 oy öne geçti. Günay Kodaz, Koray Aydın’ı desteklediğini açıkladı. Seçimin ikinci tura kalması, seçilecek genel başkanın elini epeyce zayıflatmış oldu.

İkinci turda ortaya çıkan sonucun ardından üçüncü turda Musavat Dervişoğlu genel başkan seçildi. Ancak sonuç partinin yeniden toparlamasının güçlüğünü de ortaya koydu. Bunun kamuoyuna, parti tabanına, örgütlerine yansımaları düşünüldüğünde, “güçlü parti” beklentileri farklı boyutlara geçmiş oluyor. Bu aşamadan sonra sanki yalnızca, “İyi şanslar” demek en doğrusu...