Sağlık örgütlerinden tütün tekellerinin 'yasa dışı, kapı dışı' kampanyasına tepki: 'Kuzuyu kurda teslim etmeyeceğiz!'

Sağlık örgütleri, tütün tekellerinin “kaçak tütünle mücadele” izlenimli bir kampanya başlatarak tütün kullanımını teşvik ettiğini belirterek “Yasa Dışı, Kapı Dışı” adlı söz konusu kampanyanın derhal durdurulmasını istedi. Örgütlerden "Yasa dışı ticaretin kontrolünü endüstriye teslim etmek ‘kurda kuzu teslim etmek’ anlamı taşır. Kuzuyu kurda teslim etmeyeceğiz" açıklaması yapıldı.

cumhuriyet.com.tr

Tütün Sanayicileri Derneği kurucu üyeleri JTI, PMI, BAT ve Imperial Tobacco tarafından geçen hafta düzenlenen bir basın toplantısıyla “Yasa Dışı, Kapı Dışı” kampanyasının başlatıldığı duyurulmuştu. Söz konusu kampanya duyurusu “Tütün sanayicileri, 150 bin esnafla birlikte kaçağa karşı mücadele edecek”, “Kaçak tütünde vergi kaybı 70 milyar TL”, “Kaçak tütün ürünlerine karşı yeni adım!” gibi başlıklarla basında yer almıştı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Toraks Derneği, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) ve Sağlığa Evet Derneği ortak bir basın açıklaması yaparak tütün tekellerinin başlattığı bu kampanyaya tepki gösterildi.

"HER YIL DÜNYADA 8 MİLYON KİŞİNİN ÖLÜMÜNE NEDEN OLMAKTADIR"

Açıklamada, tütün kullanımının her yıl dünyada 8 milyon, Türkiye’de 100 binden fazla kişinin ölümüne neden olduğu hatırlatıldı. Tütün ürünleri satışından sadece satıcının kazandığı, devletlerin ise elde ettikleri vergi gelirinin birkaç katını hastalıklardan kaynaklanan harcamalara harcadığı vurgulandı. Tütün ticaretinden yalnızca ulus ötesi firmaların kazandığına işaret edilen açıklamada, söz konusu firmalar birliğinin Türkiye'de 150 bin esnafla yürütmek istediği kampanyanın bu bilgiler ışığında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

"Endüstri, tütün ürünleri yerine elektronik sigara gibi elektronik nikotin salıveren ürünlerin Türkiye pazarına sokulması için uzun süredir uğraşmaktadır. Sözde 'riski azaltılmış' bu zararlı ürünlerin 'esnaf yakınlaşma' projesi ile dayatılacağı da anlaşılmaktadır” denilen açıklamada, bu kampanyanın derhal durdurulması istendi.

"BU KAMPANYALAR YASALARA AYKIRIDIR"

Adı geçen kampanyanın, tütün endüstrisinin (Tütün Sanayicileri Derneği) kurumsal sosyal sorumluluk çalışması ifade edilen açıklamada, "Tütün endüstrisinin her türlü kurumsal sosyal sorumluluk faaliyeti, Dünya Sağlık Örgütü’nün Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi Madde 13.4(c) ve MPOWER (Enforce) politikası kapsamında değerlendirilmekte olup, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun Madde 3.(1) , Madde 3.(5) , Madde 3.(6)  hükümlerince yasaktır" denildi.

“KAMPANYA TÜTÜN KULLANMAYI ÖZENDİRMEYİ AMAÇLAYAN TİCARİ BİR FAALİYETTİR"

Kampanyanın, tütün kullanımını özendirmeyi doğrudan veya dolaylı yoldan sağlamak amacıyla yapılan ticari bir iletişim eylemi olduğunun ve “yasal tütün ürünü” kullanılmasına dair tavsiye bildirdiğinin altı çizilen açıklamada, “Kaçak ürünle mücadeleye katkı izlenimi veren kampanya ile tütün endüstrisi tütün ürünü kullanımını teşvik etmektedir. Kampanya filminde tütün ürünlerinin görüntüsüne yer verilmiştir” değerlendirmesi yapıldı.

Kaçakçılık ile mücadelenin ve vergi belirlenmesinin kamu kurumlarının yetki ve sorumluluğunda olduğuna işaret edilen açıklamada, "Devlete tanınmış yetkilerin ulus ötesi tütün firmaları tarafından talep edilmesi kabul edilemez. Ayrıca bu firmaların yasa dışı ticaretle ilişkileri bilimsel makalelerde bildirilmiştir. Yasa dışı ticaretin kontrolünü endüstriye teslim etmek ‘kurda kuzu teslim etmek’ anlamı taşır. Kuzuyu kurda teslim etmeyeceğiz” ifadesine yer verildi.

“KAMPANYANIN, BEKLENEN TÜTÜN ÜRÜNLERİ OTOMATİK ÖTV ARTIŞINA RASTLAMASI MANİDARDIR”

Kampanyanın tütün ürünleri için uygulanan Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV) otomatik artış tarihi olan 30 Haziran 2023 öncesi lanse edilmesinin de manidar olduğu vurgulanan açıklamada; şunlar kaydedildi:

“Kampanyada, Türkiye pazarında yasa dışı tütün ürünlerinin varlığının yegane sebebi 'tütün mamulleri üzerindeki vergi yükü ve buna bağlı olarak fiyatların komşu ülkelere oranla yüksek olması' gösterilmektedir. Devletin yüksek vergi ve fiyat politikaları yüzünden oluşan kaçak ürün nedeniyle adil rekabet ortamının zarar gördüğünden bahseden tütün endüstrisi, 'Kaçak sigara ticaretinin 2014’te yüzde 20,7’ye çıkmasını takiben devletin kararlı mücadelesi, mevzuat düzenlemeleri ve etkili saha önlemleri sayesinde 2020 yılı sonunda bu oranın yüzde 1,5'e kadar düştüğünü, ancak 2022 yılı sonu itibariyle yüzde 6 seviyesine yükseldiğini' belirtmektedir. Tütün endüstrisi bu söylemiyle ocak 2022’de sigara için uygulanan Asgari ÖTV’nin 0,7197 TL olarak belirlenmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmektedir. Bir önceki yıl sonunda Asgari ÖTV 0,4883 TL’dir ve temmuz 2020 ile 2021 sonu arası bu miktarda değişiklik yapılmamıştır. Tütün endüstrisi tarafından kampanya ile devletin tütün vergi ve fiyat politikalarına konulmak istenen ambargonun, temmuz–aralık 2023 dönemi için beklenen tütün ürünleri otomatik ÖTV artışına rastlaması manidardır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından konunun toplum sağlığı yararına değerlendirilebilmesini umuyoruz ve bekliyoruz.”