Türkiye’nin bir ayağı çukurda
TÜRKONFED’in ‘Orta Gelir Tuzağından Çıkış: Hangi Türkiye? Bölgesel Kalkınma ve İkili Tuzaktan Çıkış Stratejileri’ raporuna göre Türkiye’deki zenginlik yoksulluğu üretiyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’daki yoksulluk tüm Türkiye için bir durgunluk tehdidi yaratıyor.
cumhuriyet.com.trYoksul bölge katma değeri giderek bir tuzağa dönüşüyor ve giderek tüm ulusal gelirin de yavaşlamasına neden oluyor.
Yoksul ve orta/zengin Türkiye’nin bir arada varlığı giderek sertleşen bir bölgesel farklılık sergiliyor. Söz konusu ikili tuzak birbirini besleyerek tüm ulusal ekonominin potansiyel büyüme hızının durgunluğa itilmesi tehdidini doğuruyor.
Ortalama büyüme hızı giderek düşüyor. Türkiye orta gelir tuzağına itiliyor. Türkiye aşırı derecede ithal sermayeye bağımlı.
Türkiye sermaye ithal ettiği sürece büyüyor aksi takdirde duruyor. Bu durum bizi endişelendiriyor.
Batı illerinde orta gelir tuzağından çıkış konusunda ciddi hamleler var. Ama Doğu ve Güneydoğu’da dışlanmışlık ve yoksulluk söz konusu. Burada eğitim de Türkiye ortalamasının çok altında.
Türkiye orta gelir tuzağını yoksulluk tuzağından dolayı yaşıyor. Yoksulluk tuzağından kurtulmadıkça orta gelir tuzağından da kurtulmayacak. Yoksulluk tuzağının sürmesi halinde Türkiye’nin bir hamle yapması mümkün değil. Türkiye’nin bir ayağı çukurda. Bölgesel gelişmişlik farklılıklarını kabul edilebilir oranlara düşürmeyen Türkiye’nin, orta gelir tuzağından çıkması mümkün değil.
Hükümetin açıkladığı teşvik sistemi yeterli değil. Sürdürülebilir bir sistem kurulmadan orta gelir tuzağından çıkmamız mümkün değil. Bugüne kadar dünyada 13 ülkenin bu tuzağı aştığını görüyoruz. 2023 yılı hedefi doğrultusunda sadece teşvik değil, üretkenlik sağlayacak bir ortam sağlanmalı.
Yoksulluktan çıkış reçetesi
Türkiye’nin yoksulluktan çıkması için devletin elini taşın altına koyması gerektiğine işaret edilen raporda şu önerilere yer verildi:
Devletin yoksul illerde fiziki altyapı kadar sosyal altyapıyı da oluşturması gerekiyor. Sadece işçilik maliyetlerini indirmek, teşvikler çıkarmakla yoksulluk yok edilemez. Türkiye çeşitli zamanlarda 5 yıllık kalkınma planları hazırladı, şimdi de orta vadeli planlar hazırlıyor.
Ama bunlar iyi niyet temennisinden öteye gitmiyor. Kaynak tesisi yapılmayan bir plan başarıya ulaşmaz.
Türkiye’nin üç İstanbul’a daha ihtiyacı var.
Bugün zengin Türkiye’de vatandaşlarımız Portekiz’in yaşam standartlarına sahip. Yoksul Türkiye’deki vatandaşlarımız da Ermenistan’ın
yaşam standartlarında hayatlarını sürdürüyor. 2025 yılına geldiğimizde zengin Türkiye, İtalya’nın bugünkü yaşam koşullarına ulaşacak, yoksul Türkiye ise Çin olacak. Önerilerimiz hayata geçirilirse 2025’te zengin Türkiye, İngiltere düzeyine, yoksul Türkiye ise Sırbistan düzeyine ulaşacak.
Eğitim eksikliği büyümenin en önemli engelleri arasında yer alıyor. Orta gelir tuzağı ve yoksulluk tuzağındaki bölgelerde konuşlandırılacak üniversiteler ve mesleki eğitim merkezleri altyapısı güçlü olmak şartıyla, bu bölgelerin tuzaktan kurtulmasında önemli rol oynayacak.
Yöresel projeleri finanse edecek bölgesel kalkınma bankaları kurulmalı.
Türkiye’nin büyüme sürecinde finansal rakamlar kadar demokratikleşme çabaları önem taşıyor. Orta gelir tuzağının bir yansıması da orta gelişmiş bir demokrasi tuzağıdır. Türkiye orta gelişmiş demokrasi tuzağından kurtulamadıkça, yönetimden yönetişime geçmedikçe, katılımcı bir karar alma süreci benimsemedikçe, ekonomi politikaları ne olursa olsun orta gelir tuzağından kurtulamayacak. 2023 hedeflerini gerçekleştirmek de bir hayal olacak.