Süreç var, bölgede rahatlama yok

HDP'de Cizre konusunda farklı değerlendirmeler yapılıyor.

Mahmut Lıcalı / Cumhuriyet

Çözüm sürecinde görüşme trafiğinin hızlandığı dönemde Cizre’de yaşanan olayların nedeni konusunda HDP içinde farklı tartışmalar yürütülüyor. HDP İmralı heyetinde yer alan DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle’nin yaşananlardan paralel yapıyı suçlarken HDP içinde çözüm sürecinin bölgede günlük hayata herhangi bir somut yansımasının olmadığı için şiddet eğiliminin önüne geçilemediği yorumu yapılıyor.

HDP İmralı heyetine dahil olan DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle’nin, Cizre’de yaşananlarla ilgili “paralel yapıyı” suçlaması, parti içinde de yankı buldu. KCK’nin gençlik yapılanmasına çözüm süreci kapsamında maskeli ve yıkıcı eylemler yapılmaması yönünde talimat göndermesinden sonra olayların yaşanmasına dikkat çeken bazı HDP’liler bu durumu bir provokasyon olarak görüyor. Bazı HDP yöneticileri ise Cizre’de yaşananlara benzer olayların çıkmaya devam edeceğine işaret ederek, bu durumu çözüm sürecinin sahaya yansımamasına bağlıyor.

 

Süreç sahaya yansımıyor

Kulislere yansıyan bilgiye göre, HDP kanadında çözüm süreci kapsamında bugüne kadar bazı temel konularda hiçbir adım atılmadığı için bölgede bir rahatlama yaşanmadığı ve bu nedenle “şiddete yönelimin önüne geçilemediği” ifade ediliyor.

HDP’deki bazı isimler demokratikleşmeyle Kürt sorununun paralel yürümesinden kaynaklı sorunların bölge üzerinde Cizre’de yaşandığı gibi istenmeyen olaylara neden olduğu tespitini yapıyor. HDP’de Cizre’de yaşananlara benzer olayların yaşanmaya devam edebileceği uyarısı yapılırken, bu durumun çözüm sürecinin bölgede insanların gündelik yaşamlarına yansımamasından kaynaklandığı ifade ediliyor.

 

Süreç uzadıkça muhatap artacak

HDP içinde hükümetin çözüm konusunda bir iradesinin olduğu, ancak karar alma anına gelindiğinde sıkıntılar yaşandığı görüşü dile getirilerek “Hükümet bu işi uzattıkça merkezi örgütsel yapının dışında gençlik inisiyatifi, daha şiddetli bir muhalefet yapmak isteyen kesimler devreye girecek ve birdenbire muhatap çeşitlenmesi olacak” değerlendirmesi yapılıyor.

HDP’deki yetkili “Bu mesele bu kadar uluslararasılaşmadan, taraflar olarak oturup üç eksik, beş fazlaya bitirilebilirdi. Önümüze, bu meseleyi Ortadoğu ve hatta dünya dengelerinden bağımsız olarak ele almanın imkânsızlığı çıktı” değerlendirmesi yapıldı.

HDP kanadında çözüm sürecinin önündeki en büyük engel olarak yerelin güçlendirilmesi gösteriliyor. Kürt sorununun çözümü dışında Türkiye’nin artık tek bir merkezden yönetilmesinin yolsuzluk ve rüşvet gibi suiistimallere yol açtığı tespiti yapılırken, bunun önündeki en büyük engelin AKP iktidarı ve yerelin güçlendirilmesini bölücülük olarak gören kesimlerin olduğu ifade ediliyor.

HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de politik olarak KCK’nin üç gün önce yıkıcı gösterilerden uzak durulması çağrısı yapmasına karşın, Cizre’deki gösterilerde yüzleri maskeli bazı gençlerin rol oynadığına dikkat çekti. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek’in bölgede incelemeler yaptığını kaydeden Kürkçü, buna göre her iki tarafa yönelik bir sızma yaşandığını dile getirdi.

Cizre’deki olayın perde arkasında KCK iradesi olmadığını söyleyen Kürkçü, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın bu konuda yaptığı açıklamalara da tepki gösterdi. Kürkçü, Akdoğan’ın açıklamalarının çözüm sürecinin diline ve mantığına uygun olmadığını söyledi.

Cizre olaylarının MGK’de alınan bir karar kapsamında yapıldığı iddiaları üzerine Kürkçü, bu konuda bir veriye sahip olmadığını kaydetti. Kürkçü, bu olayın üst iradenin talimatını dinlemeyen taban hareketi olarak da yorumlanamayacağını belirterek “Aktivistlerle ilgili bir tartışma bu çerçevede yapılıyor” diye konuştu. Kürkçü, Dicle’nin paralel yapı söylemi üzerine de “Ben bunu analiz edecek kadar çok verinin elimizde olmadığı kanaatindeyim. Varsa hükümet ortaya çıkarmalıdır” diye konuştu.