Kılıçdaroğlu'ndan özgürlüğüne kavuşan Berberoğlu'na: Yarı açık cezaevine geldiniz

Kılıçdaroğlu, yaşananın siyasal krizin ekonomiye yansıması olduğunu söyledi, toplantıya katılan Berberoğlu'na ise ‘yarı açık cezaevine hoşgeldiniz’ dedi.

Mahmut Lıcalı

 

CHP’nin 27. Dönem 1. Çalışma Toplantısı dün Abant’ta Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Toplantıya geçen hafta cezaevinden tahliye olan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu da katıldı.

Toplantının gerçekleştiği salona ise cezaevinde olan CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Eren Erdem’in fotoğrafı asıldı. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşları şöyle:  

*Yarı açık cezaevine geldiniz: 15 aydır aramızda olmayan değerli milletvekilimiz Enis Berberoğlu aramızda. Kendisi konuşacak, duygularını, düşüncelerini aktaracak. Belki gördüğü aksaklıklar, şu veya bu şekilde dile getirilecek. Ama sonuçta Enis Bey’in aramızda olması hepimiz için mutluluk verici bir olay. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; daha önce gazeteciler, milletvekilleri, yazarlar hapise girip çıktıklarında onlara telefon ettiğimde şu cümleyi kullandım: Kapalı cezaevinden, yarı açık cezaevine geldiniz. Özgürlük alanınız biraz daha genişledi. Türkiye’yi bir anlamda yarı açık cezaevine döndürdüler. Evet, Enis Bey tahliye oldu. Parlamentoda görevine başlayacak. Milletvekili yeminini edecek. Ama hala hapiste gazeteciler var, avukatlar var, Eren Erdem başta olmak üzere eski milletvekilleri var.

*2001’den hiç mi ders almadınız?: 2001 krizi yaşanan bir ülkede, krizi aşmak için dönemin hükümeti ağır bedeller ödedi. Sonra yeni bir hükümet geldi, 16 yıldır kesintisiz tek başına ülkeyi yönetiyor. Trajikomik olan nedir? 16 yıldır Türkiye’yi tek başına yöneteceksiniz ve 16 yıl sonra da ülkeyi yeniden bir ekonomik krizin kucağına iteceksiniz. Hiç mi ders almadınız ondan? Türkiye bugün bir ekonomik krizin göbeğinde, üstelik 2001’e göre daha ağır bir ekonomik krizle karşı karşıya.
YEP kendi içinde çelişiyor: Açıklanan ekonomik programın iç tutarlılığı yok. Diyor ki: Kamu maliyesinin en temel hedefi faiz giderlerinin azaltılmasıdır. Doğru. Faiz gideri ne kadar az olursa ücretlere daha fazla kaynak ayırılabilir. Faiz rantiyeye aktarılan bir kaynaktır. Hedef faiz harcamalarını düşürmek. Gerçek ise yine aynı programın 30. sayfasında ek tabloda... 2019’da 117 milyar lira faiz ödeyeceğiz diyor. 2020’de 148 milyar faiz ödeyeceğiz diyor. 2021’de 171 milyar lira. Hani azalacaktı? Kendi içinde çelişen, tutarlı olmayan bir programla karşı karşıyayız.

‘Hanedan yönetimi’

*Siyasal kriz yansıması: Yaşadığımız krizi çoğu kişi bir ekonomik kriz olarak düşünüyor. Yaşanan kriz aslında bir siyasal krizdir. Bu; siyasal krizin ekonomiye, eğitime, dış politikaya yansımasıdır. Tek adam rejiminin olduğu ülkelerde bir kişi sorumludur. Ama bu yönetimlerde bir kişi asla sorumluluk almaz, anayasal sorumsuzluğu vardır. Hanedanlık tarafından yönetilen ülkelerde bu tür tablolar kaçınılmaz olarak Türkiye’nin gündemine gelir. Bu kişilerin temel özelliklerinden birisi de herkes tarafından kandırılabilir olmalıdır. O da şimdi vatandaşı kandırmaya çalışıyor.

*Türkiye açlık sorunu yaşayabilir: Çiftçi henüz ekonomik krizin çok farkında değil. Ama bir süre sonra tarlasını ekmek için gübre, tohum alacak. Bunları almaya başladığında çiftçi tarlasını ekemeyecek. O nedenle Türkiye bir açlık sorunu ile yakın zamanda karşı karşıya gelecek. Sanayici böyle bir ortamda ya konkordato ilan edecek ya da işçi çıkartacak. Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Başkanı’na göre esnafın durumu çok iyi. Yağ çekmek için söylüyor.

‘Gerekirse yine girer yatarım’

CHP’nin dün Abant’ta başlayan çalışma toplantısında CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu katılırken, 20 Eylül’de cezaevinden tahliye edilmesinin ardından ilk kez kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Kılıçdaroğlu’nun açılış konuşmasının ardından toplantının kapalı kısmında Berberoğlu’nun, kürsüden milletvekillerine seslenirken zaman zaman duygulandığı öğrenildi. Berberoğlu, cezaevinde bulunduğu süre içerisinde Türkiye’nin içinde bulunduğu adaletsiz durumu yaşayarak gördüğünü ifade etti. Konuşmasında hakkındaki hukuki sürecin hala devam ettiğine işaret eden Berberoğlu’nun, “Benim durumum nedeniyle partimin muhalefet anlayışında bir tutum değişikliği olmasın. Gerekirse bir kez daha girer, cezaevinde yatarım” dediği öğrenildi.