Filmdeki iki kargadan biri kötü muameleden öldü

37. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Yarışma bölümünde yer alan ‘Borç’ adlı filminin ekibi, filmde kullanılan iki karganın çekim boyunca kötü muamele gördüğünü ve kargalardan birinin çekim sürecinde öldüğünü duyurdu. Filmin yönetmeni Saraçoğlu ise ‘Talihsiz bir olay’ dedi.

Ceren Çıplak

 

Vuslat Saraçoğlu’nun 37. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Yarışma bölümünde yer alan “Borç” adlı filminin ekibi, filmde kullanılan iki karganın çekim boyunca kötü muamele gördüğünü ve kargalardan birinin çekim sürecinde öldüğünü duyurdu. Film ekibinden Sinan Kut (Yönetmen Yardımcısı), yaşananlar nedeniyle görevinden ayrılan Serkan Çetinkaya (Uygulayıcı yapımcı), Elif Sözen (Yönetmen Yardımcısı), Mesut Tasasız (Prödüksiyon Amiri), Alper Eraydın (Sanat Yönetmeni), Damla Zavur (Kostüm), Çiğdem Uzundağ (Makyöz) ve Halil Tuncay (Ses ekibi) Hayvan Hakları Federasyonu’na (HAYTAP) ihbar mektubu yazdı.

HAYTAP da Twitter hesabından filmi protesto etme çağrısında bulundu. İhbar mektubunda, 2017 yılının temmuz ayında Eskişehir’de çekilen “Borç” filmi için İzmir’den getirilen iki karganın, hiçbir resmi kurumdan izin alınmaksızın, uzman gözetiminden yoksun bir şekilde kullanılarak istismar edildiği belirtiliyor. Kargalardan birinin, çekimlerin 12. gününde, filmin yönetmeni ve yapımcısı Saraçoğlu’nun bir arkadaşının evinde öldüğü ifade edildi. Öte yandan, filmin posterinde ölen karganın fotoğrafının kullanıldığı açıklandı. Film ekibinden şahitlerin açıklamasında şu ifadeler yer alıyor: “Çekim boyunca yaşadığı korku ile ekibin gözleri önünde sürekli titreyen bu karga, Saraçoğlu’nun set amirine uyguladığı emirlerle defalarca sıkıştırıldı. Set amirinin karga ellerindeyken ‘kalp atışlarını hissediyoruz, çok korkuyor’ sözlerine karşın sanki her şey yolundaymış gibi, zorlamalarla çekimlere devam edildi. Karganın sesini kaydetmek için yine yönetmen Saraçoğlu’nun emriyle, zor kullanılarak, gagası ve boğazı sıkılarak kargaya müdahaleler yapıldı. Senaryoda yer alan, sokakta karganın düştüğü sahne için, sahibi müsaade etmediğini özellikle belirttiği halde, Saraçoğlu’nun arkadaşı olan bir veteriner tarafından karga iğne yapılarak bayıltıldı. Gün ve set bitimlerinde kargaların beslenmesi ve yaşam alanları için hiçbir özen gösterilmedi.

Bu yaşananlardan birkaç gün sonra karga öldü. Filmde rol alan karga ile birlikte getirilen ve önceden İzmir’de bu karga ile uzun süre aynı ortamı paylaşan diğer karganın, filmde rol alan kargayı yediği söylendi. Gelen görüşler, karganın stresten öldüğü, diğerinin ise açlığı üzerine onu yediği yönünde. İşin sahibi olduğunu her defasında dile getiren yönetmen Saraçoğlu, bu olayın sorumluluğunu asla üzerine almadı.” Film ekibi, filmin yönetmeni tarafından konuyla ilgili kendilerine atılan mailde aşağılayıcı ve tehdit içeren ifadeler yer aldığını da belirtti.

Yönetmen Saraçoğlu: ‘Talihsiz bir olay’

Filmin yönetmeni ve yapımcısı Vuslat Saraçoğlu da gazetemize yaptığı açıklamada çekim sürecinde yaşanan talihsiz bir olay nedeniyle kargalardan birinin öldüğünü belirterek şunları ifade etti: “Bu olay HAYTAP’ın iddia ettiği gibi kötü muameleden kaynaklanmamaktadır. Maalesef kargalarımızdan biri diğerini yemiştir. Ölen kargamızın ismi Atom, diğerinin ismi ise Dalton’dur. Atom ve Dalton setimizin parçasıydılar ve böylesi bir vedaya hepimiz çok üzüldük. İddialar gerçek dışıdır. Çekimlerde deneyimli bir veterinerimiz de bulunuyordu. Biz HAYTAP’a olayın detaylarıyla ilgili her türlü izahta bulunduk hatta gerekiyorsa veterinerimizle görüşmelerini söyledik. Ancak kendileri filmi sabote etmek isteyen bazı kişilerin, kötü niyetli iddialarını ciddiye almayı tercih etmiştir.”

'Bir karga ölmüş abartmayın diyenlere': Setlerdeki denetlemeyi geliştireceğiz

HAYTAP Sanat Temsilcisi Tuğçe Madayanti Dizici ise gazetemize yaptığı açıklamada filmin ekibinden pek çok insanla ve Saraçoğlu ile görüştüğünü belirterek “Yönetmenin posterde ölen karganın resmini kullanmış olması ve festivale başvururken bu konuda festivale hiçbir açıklama yapmamış olması kabul edilemez. ‘Bir karga ölmüş abartmayın’ diyecek olan insanlara şunu demek isterim; ‘Filmlerde kullanılan ve zulüm gören tüm hayvanlar adına bugün bu ölen karganın sesi olacağız.’ Sinema ve TV sektöründe sistemde hayvan hakları açısından büyük bir boşluk var ve HAYTAP olarak bu denetleme sistemini geliştireceğimize söz veriyorum.”

Streç Film'den açıklama: İkinci karganın bunu yapabileceğini maalesef öngöremedik.

"Basına ve Duyarlı Kamuoyuna;

 “Borç” filminin çekimleri esnasında oyuncularımızdan biri olan Atom ismindeki kargamızın üzücü ölümüyle ilgili olarak HAYTAP’ın ortaya koyduğu mesnetsiz iddialara cevap verme lüzumu hasıl olmuştur. İddialar özetle “iki karganın çekim boyunca kötü muamele gördüğü”, “kötü koşullarda kullanılma olasılığının yüksek olduğu”, “HAYTAP’la işbirliğine yanaşılmadığı” yönündedir.

 Senaryo gereği filmde bir kargaya yer vermemiz gerekiyordu. Sette bu kargayı en uygun koşullarda nasıl barındıracağımızı çekimlerden aylar önce planlamaya, uzman görüşleri almaya başladık. Rol gereği uçamayan, hasta görünümlü bir kargaya ihtiyacımız vardı. Hayvana zarar vermemek (kanadını çekmemek, bant yapıştırmamak, sağlıklı bir hayvanı uçamaz hale getirmemek) için uzun süre boyunca uçamayan bir karga arandı. Çekimlerin gerçekleştiği Eskişehir’de deneyimli bir veteriner kanalıyla İzmir’den bir hayvan kurtarıcısına ulaşıldı. Hayvan kurtarıcısı özenimize, profesyonelliğimize güvenerek bize yardımcı oldu.

 Çekimlerde bir kargaya ihtiyaç olmasına karşın iki karga getirildi. Bunun sebebi, hayvanların kurtarıcısının, birlikte bakılan bu hayvanların ayrılmaları durumunda strese girebileceklerini söylemesiydi. Bu hassasiyete dikkat ederek iki karga, Atom ve Dalton setimize katıldı. Çekimde yer alan karga strese girmesin diye getirdiğimiz ikinci karganın bunu yapabileceğini maalesef öngöremedik.

 Kargaların set sorumluluğunu, sokak hayvanları ve özellikle kanatlı hayvanların tedavisi, bakımı konusunda tecrübeli olan, gerek HAYTAP gerek diğer hayvansever dernekleriyle işbirliği içinde çalışan Veteriner Hekim Sezayi Yılmaz üstlenmiştir. Yapılan uygulamalar ve gerçekleşen ölümün sebebiyle ilgili kendisinin açıklamaları şu şekildedir:

 “Çekimler esnasında gerekli iki sahnede karganın strese girmesini engellemek amacıyla tıbbi prosedüre uygun olarak hafif sedasyon uygulanmıştır. Sedasyon, anestezi öncesi hayvanı sakinleştirmek için yapılan bir uygulamadır, alerjiye bağlı sebepler dışında öldürme riski bulunmamaktadır. Kamera arkası görüntülerinde de görüldüğü üzere, hayvanlar yarım saat sonra yemek ve su almaya başlamış, normal hallerine geri dönmüşlerdir. Üst üste iğne yapılması söz konusu değildir, hayvanlarda bayılma yaşanmamıştır.

 Ölüm nedeni diğer karganın kanibalizm göstermesidir. Kargalarda dezavantajlı bireyleri yuvadan atmak ya da güçlü bireyin kanibalizmi sonucu dezavantajlı bireyi yemesi rastlanılabilen bir davranıştır. Söz konusu olayda, iki kargadan birinin diğerine göre daha kilolu ve güçlü olduğu gözlemlenmiştir. Güçlü birey dezavantalı bireyi öldürecek kadar yemiştir. Yaşananlar kargalar arasında sık karşılaşılan bir durumdur.“

 HAYTAP’la işbirliğine yanaşmadığımızın iddia edilmesi de şaşkınlık vericidir. 31 Ocak 2017 11:15’te HAYTAP adına Tuğçe Madayanti Dizici kendilerine bir ihbar geldiğini belirterek yönetmenimizle irtibata geçmiş, kamera arkası görüntülerini istemiş, görüşme talep etmiştir. Tuğçe Hanım’ın isteği hemen yerine getirilmiş, incelenmesi için görüntüler kendisine gönderilmiş, olaya ilişkin her türlü açıklama yapılmıştır. Daha sonraki iletişim çabalarımızı ise kendisi yanıtsız bırakmıştır. Yapılan yazışmalar ve cevapsız çağrılarımız, konuya duyarlılık gösteren kamuoyunun belge dökümlerini talep etmesi halinde kendilerine temin edilecektir.

Tüm özenimize rağmen yaşanan olay hepimizi çok üzmüştür. HAYTAP’ın, yönetmenimizle kişisel husumetleri olan kimi set çalışanlarının filmi sabote etme çabalarına alet olması, film ekibinde yer alan oyuncular ve görüntü yönetmeni gibi filmin önemli bileşenleriyle görüşmeden, gerekli inceleme ve soruşturmayı yapmadan, karganın boğazını sıktılar gibi iddialarda bulunması ise bizi kahretmiştir. Bu iddiaların ilk defa, tam da İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Yarışma bölümüne seçildiğimiz gün gündeme getirilmesi ise hayvan hakları savunuculuğundan uzak olup sansasyon yaratma çabasının ötesinde bir izahı yoktur.

 Setimiz başta çalışma saatleri, çocuk oyuncuların çalışma koşulları, ödemeler olmak üzere hemen her konuda gösterdiğimiz özenle örnek bir set olmuş, takdir toplamıştır. Çalışma koşullarına ilişkin özenli davranmayı kendimize baştan ilke edinmişken, hayvan oyuncumuza karşı caniliğe varan davranışlarda bulunduğumuza yönündeki iddialar, onlarca insanın aylarca süren emekleriyle ortaya çıkmış bir sanat yapıtını karalama amacından başka bir hedef taşımamaktadır. Bu mesnetsiz iddiaları ortaya atıp filme zarar vermeye çalışanlar hakkında her türlü hukuki yola başvurulacaktır. Hayvanlara ilişkin nasıl bir zihniyet içinde olduğumuzu ise en iyi filmimiz anlatacaktır.

 HAYTAP’ı sorumlu davranmaya ve hayvanseverlerin güvenini, kişilerin özel hırslarına alet etmemeye çağırıyoruz. Bu üzücü olayı araştırmak isteyen tüm hayvan hakları savunucularını bunu gerçekleştirmeye teşvik ediyor, talep edecekleri her türlü izahı ve belgeyi kendilerine sağlayacağımızı taahhüt ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 Streç Film"