Erdoğan'dan S-400 açıklaması: Trump, yaptırım olmayacağını söyledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Japonya'da düzenlenen G-20 Liderler Zirvesi'nde yaptığı basın toplantısında S-400'lerle ilgili soruya, "Trump'tan yaptırım olmayacağını dinlemiş olduk" dedi.

AA

<video:1462581>

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, S400 alımına ilişkin, "Teslimat sürecindedir ve teslimat sürecinde olan böyle bir sözleşmeyi inkar etmemiz Türkiye gibi bir devlete yakışmaz, bu iş bitti." dedi.

<haber-dikey:1462367>

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi'ne ilişkin INTEX Osaka Fuar Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında konuştu. Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rusya'dan S400 alımına ilişkin bir soru üzerine, Trump'ın basın toplantısını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Kendisiyle görüşmemden hemen önce basın mensuplarına da bu konularla ilgili gayet güzel cevabı verdi. S400'lerle ilgili konuda bizim tabii bütün anlaşmamız, her şeyimiz bitmiştir ve şu anda artık olay teslimat sürecindedir. Ve teslimat sürecinde de olan böyle bir sözleşmeyi inkar etmemiz Türkiye gibi bir devlete yakışmaz. Bu iş bitti.

Fakat burada bir gerçeği ortaya koymamız lazım. Biz Patriotlar alma hususunda Sayın Obama döneminde bir adım atmıştık. Ancak Patriotlar hususunda maalesef 'kongre müsaade etmedi' dediler ve bize böyle bir satışı gerçekleştirmediler. Bizim de tabiki hava savunma sistemleri için böyle bir adımı atmamız gerekiyordu ve en uygun şartlarda bunu Rusya'dan bulmuş olduk ve kendileriyle de anlaşarak, bu adımı attık.

Yaptırımlar konusunda Sayın Trump bugün yaptığı açıklamada, bu konuya açıklık getirdi. Böyle bir şeyin olmayacağını da kendisinden özellikle dinlemiş olduk. Bizim örneğin S400 olayı bir taraftan yürürken ama biz Amerika'dan Lockheed Martin'den şu anda mesela Boeing uçaklar alıyoruz. 100 adet Boeing uçağını Lockheed Martin'den alıyoruz. Yani serbest piyasa ekonomisinin olmuş olduğu bir dünyada bunları bir defa birbirine karıştırmayacağız ve adımlarımızı da buna göre atacağız. Bunun yanında da şu gerçeği özellikle vurgulamamız lazım, o da şudur; biz Amerika ile stratejik ortağız. Stratejik ortak olarak da bizim atacağımız bu adımlarda Türkiye'nin egemenlik haklarına birilerinin müdahale etme gibi bir yetkisi de yoktur, bunu da herkesin bilmesi lazım."

"Burada biz pazar değiliz, ortak üreticiyiz"

F35 için şu ana kadar Amerika'ya 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yapıldığını belirten Erdoğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

"Burada biz pazar değiliz, ortak üreticiyiz. Ortak üretici olmak suretiyle de şu ana kadar bize teslimatı yapılan 4 tane F35 uçağı var. Ama alacağımız 100 artı 16. Yani toplamda 116 uçak. Biz bunların da beklentisi içerisindeyiz. Ödeme planımız başlamış, ödemeler yapılıyor. Ama böyle altta birilerinin yaptığı açıklamalar Sayın Başkanın yaklaşımlarıyla hiç örtüşmüyor. Bunların da bizim ikili ilişkilerimizi ben bozmayacağına inanıyorum ve yola da bu kararlılıkla devam ediyoruz."

Bir gazetecinin "Türkiye ile ABD arasında herhangi yaptırım olmayacağını söyleyebilir miyiz?" sorusuna Erdoğan, "Şu anda böyle bir görüntü ortada yok. İki stratejik ortak arasında böyle bir şeyin olması da söz konusu değildir, olamaz diye düşünüyorum." cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, S400'ün Doğu Akdeniz'e yerleştirilmesinin söz konusu olup olmayacağı yolundaki soruya, "Tabii doğmamış çocuğa don biçilmez. Önce adımları atalım bir bakalım." diye karşılık verdi.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili bir soru üzerine Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

"Şu anda raportörün hazırlamış olduğu rapor her şeyi ortaya seriyor. Bununla ilgili bizden hangi ülke bir talepte bulunduysa bu ülkelerin hepsine, gönderdikleri istihbarat teşkilatlarının başkanlarına veya yetkililerine, istihbarat örgütümüz her türlü bilgiyi, belgeyi bir yere kadar vermiştir. Bunlar çerçevesinde bu adımlar atılmıştır. Şu anda da Bayan Kalamar'ın raporu özellikle birçok konuları açıyor, gözler önüne seriyor. Ve buradan hareketle ben inanıyorum ki şu anda Amerika da Birleşmiş Milletler de bu işin takipçisi olacak. Hepsinden öte biz de bu işin sonuna kadar takipçisi olacağız. Çünkü yapanın yanına kar kalmayacak."

Erdoğan, Kaşıkçı cinayeti konusunu ABD Başkanı Donald Trump'la konuşup konuşmadığı şeklindeki soruyu da şöyle yanıtladı:

"Çok uzun, bugün değil tabii. Daha önce yine Fransa'da bir araya geldiğimizde burada bunları etraflıca konuştuk. Yine gönderdikleri elemanlarıyla bunları etraflıca konuştuk. Suud'un gönderdiği elemanlarıyla bunları etraflıca konuştuk. Ama her şey çok açık, net ortada. Her şey çok açık, net ortada olduğu halde hala burada bir şeyler gizleniyor. Bunun ortaya çıkması lazım. Bu bir Suudi Arabistan vatandaşıdır. Ama olayın cereyan ettiği yer ülkemizdir. Bizden istenen ney? 'Gönderin biz burada yargılayalım.' Niye orada yargılayacaksın? Hukukta bir kaide vardır. Suç nerede işlenirse orada yargılanır.

Eğer böyle bir şey olacaksa şu anda ülkemize gelip bizim üzerinde şüphe baki olan isimler noktasında aslında yargılanmaları gereken yer İstanbul'dur. Çünkü suçun işlendiği yer neresidir? İstanbul'dur. İstanbul'da yargılanması gerekir. İstanbul Başsavcısının Suudi Arabistan'a gitmesini istiyorlar. Niye gitsin? Farklı zaman olur, gidebilir. Ama bu iş için niye gitsin? Kendi savcılarını gönderdiler. Gerekli bilgiler kendilerine verildi. Bunun dışında şu anda olması gereken bu sürecin hukuk içerisindeki konumu, yeri neyse o noktada adımların atılmasıdır."

Libya'daki gelişmeler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya'daki general Halife Hafter'in Türkiye ile ilgili açıklamalarının hatırlatılması üzerine, "Benim kim tarafımdan böyle bir talimat verilmiş bu konuyla ilgili bilgim yok. Eğer Hafter tarafından verilmiş böyle bir talimat, emir varsa şu anda ilgili bir çok arkadaşım burada. Biz onu da inceletiriz. Zaten bu konuyla ilgili gerekli tedbirlerimiz alınmıştır. Bundan sonra çok daha farklı bir şekilde bu tedbirleri de alırız." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, S400'lerin Türkiye'ye 15 Temmuz'da tesliminin yapılıp yapılmayacağı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine, "Kesin bir tarih ben vermedim ama 'Temmuz ayının ilk yarısında teslimat başlar' diye ilgili birimlerimiz bu açıklamayı yaptılar. Şu andaki beklenti de bu istikamettedir." diye konuştu.

Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesinde İdlib konusunun gündeme gelip gelmediği sorusuna ise Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Bizim Sayın Putin'le bir görüşme yaptığımızda İdlib'in gündeme gelmemesi takdir edersiniz ki mümkün değil. Çünkü o bölgede Türkiye-Rusya Federasyonu olarak fiilen aynı zamanda varız. Tabii İran'la da yine Soçi Zirvesi çerçevesinde birlikte bir duruşumuz var. Ben bu gözlem noktaları dediğimiz, özellikle 12 noktaya rejim tarafından maalesef saldırı oldu. Bu saldırılar esnasında bir askerimiz şehit oldu. Tabii gereken ondan sonra tarafımızdan yapıldı. Temenni ederiz ki bundan sonra bu tür saldırılar olmaz. Şu anda bir sükunet söz konusu. Bunları asla beklemiyoruz, bir daha olmaması gerekir. Bunları ele aldık, bunlarla ilgili görüşmeyi de yaptık. Bu gözlem kulelerinin varlığı İdlib'in korunmasıdır, bölgenin korunmasıdır. Bu konudaki hassasiyetimizi de sonuna kadar özellikle koruyacağız."

FETÖ konusunda ABD'nin atacağı adımlar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "FETÖ ve Kaşıkçı cinayeti ile ilgili ABD Başkanı Trump'ın ilave adımlar atacağını düşünüyor musunuz?" sorusuna "Özellikle biliyorsunuz Amerika ile Suriye'de Münbiç, Fırat'ın doğusu... Bunlarla ilgili Sayın Trump'un yapmış olduğu açıklamalar, özellikle askerlerinin tamamıyla terk etmesi konusu dahi gündeme geldi. En azından Fırat'ın doğusuna çekilmesi noktasındaki açıklamaları var. Ayrıca şu anda da İdlib'le ABD'nin ilgilenmesi bu da yaptığımız çalışmalar çerçevesinde dikkate değerdir. Koalisyon güçleriyle beraber tabi ABD'nin de bölgede bulunduğunu görmemek mümkün değil. O da orada var. " karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Rusya ile Türkiye'nin çalışmalarını da şöyle anlattı:

"Bizim Rusya Federasyonu ile özellikle Suriye'nin kuzeybatısındaki durumumuz çok daha farklı. Gerek Afrin operasyonlarındaki varlığımız, gerekse Cerablus, El Bab buralardaki varlığımız bunların hepsi o süreçte birbirleriyle haberli olarak yürüyen bir süreç olmuştur. Bundan sonraki süreçte temenni ediyorum ki mesela bir Münbiç'te ABD ile müşterek atacağımız adımlarla Münbiç'in şu anda işgalcilerden kurtulup sahiplerine teslim edilmesidir. Bu konuyla ilgili çalışmaların tabii geçmişi epeyce oldu. Bir yılı bulmuş vaziyette. Belirlenen tarihte Münbiç temizlenmemiştir. Tabii Münbiç'in temizlenmesiyle buranın gerçek sahipleri Arapların oraya yerleşmesinin sağlanması önemli."

Suriye
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Suriye'nin kuzeyindeki terör koridoruna da değindi. Söz konusu bölgede bir terör koridoru yaratıldığına işaret eden Erdoğan, "Burasının terör koridoru olmaktan çıkarılıp, artık bir barış koridoru olması ve gerçek sahiplerinin yerleşmesini sağlamalıyız. Bu konuda adımların atılması lazım. Bununla ilgili de çalışmalarımız var." ifadelerini kullandı.

Sınırda güvenli bölge oluşturulması talebini yineleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu güvenli bölgeye özellikle zengin olan Batılı ülkeler, bunların de destekleriyle buralarda Türkiye'de çadırlarda kalan, konteyner kentlerde kalan Suriyelileri, orada yapılacak konutlara yerleştirelim. Bugün de birçok devlet başkanıyla bu konuları yine görüştüm. Bundan sonra da bu konuların takipçisi olacağız."

Zirve boyunca liderlerle yaptığı görüşmelerde FETÖ konusunun ele alındığını da hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Liderlerin hepsiyle de biz FETÖ meselesini görüştük, hepsiyle de kendi ülkelerinde FETÖ konusunda Maarif Vakfımızla, kendi milli eğitim bakanlıklarının müşterek bir çalışma yapmasını, bu terör örgütünden de kendi ülkelerini özellikle korumalarını istedim." değerlendirmesinde bulundu.

Bir gazetecinin G20 süresince Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (MBS) ile görüşüp görüşmediğini sorması üzerine Erdoğan, kendisiyle bir görüşme yapmadığını söyledi.

Erdoğan, Cemal Kaşıkçı cinayetinin açığa kavuşturulması sorumluluğunun kimde olduğu ve açığa çıkarmanın nasıl olabileceğine yönelik bir soru üzerine ise şunları söyledi:

"Kaşıkçı'nın öldürülmesi esnasındaki bilgiler, kayıtlar onları dinledim. Bu kayıtları dinlediğim için biliyorum ki bu kayıtları MBS'in gönderdiği kişilere de istihbarat teşkilatımız dinletti, onlar da biliyorlar. Hatta onların tespitleri çok daha ileri, 'Bu bir vahşettir, fecaattir vesaire' gibi. Hatta çok daha burada söylenemeyecek kadar ağır olan ifadeler söz konusu. İlk etapta Türkiye'ye iki uçakla gönderilen 15 kişi bu işin failleridir ve bu işi meydana çıkarması gereken de birinci derecede MBS'dir. Çünkü telefon görüşmemizde bu konuyla ilgili bu sözü verdi ama şu ana kadar yapılmış herhangi bir şey yok. Bunu onlar çıkaracak meydana, başka yerde fail aramalarına gerek yok zira kendilerinin eski Dışişleri Bakanının söylemiş olduğu yalanlar var, MBS'e söylettikleri yalanlar var, bu kadar açık. Daha ne söyleyeyim."

"Bunu onların meydana çıkarması lazım, belgeler ortada, kayıtlar ortada." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her şeyden önce bir insan öldürülüyor, bu kadar hafif mi? Medya olarak, uluslararası medyanın buna çok daha ileri derecede sahip çıkması lazım. Dolar her şeyi satın alıyor mu? Alamayacağı bir şeyler de olması lazım, alamayacağı bir şeyin de kalem olduğuna inanıyorum. Kalemi satın alamaması lazım, düşünceyi satın alamaması lazım." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir soru üzerine, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmelerinde Türkiye-ABD ilişkileri üzerinde durduklarını belirterek, "Bunun yanında S-400 üzerinde durduk, F-35 üzerinde durduk. Bundan sonra daha neler yapacağız bunun üzerinde durduk ve Sayın Trump'ın Türkiye seyahati üzerinde durduk. Amerikalı iş adamlarıyla Türk iş adamlarını üst düzeyde bir araya getirmeyi aramızda konuştuk." dedi.