Mezarından çıkmaya çalışıyordu: 4 bin 200 yıllık "zombi mezarı"

Almanya'da yaklaşık 4 bin 200 yıllık "zombi mezarı" gün yüzüne çıkarıldı.

cumhuriyet.com.tr

Gömü alanı, Saksonya-Anhalt eyaletinin Anıtları Koruma ve Arkeoloji Dairesi'nden arkeologların Oppin kasabası yakınlarında yaptığı kazılarda bulundu. Bronz Çağı'na tarihlenen mezardaki kalıntılar 40 ila 60 yaşları arasında ölmüş bir erkeğe ait. Cesedin alt kısmının üstüne büyük bir taş blok bırakıldığını kaydeden araştırmacılar bunun muhtemelen ölen kişinin dirilmesini önlemek için yerleştirildiğini söylüyor.

'TAŞ DEVRİNDEKİ İNSANLAR HORTLAKLARDAN KORKUYORDU'

Independent Türkçe'nin aktardığına göre Proje Yöneticisi Susanne Friederich "Taş Devri'nde bile insanların hortlaklardan korktuğunu biliyoruz. O zamanlar ölülerin bazen mezarlarından çıkmaya çalıştığına inanılıyordu" diyor.

Arkeologlar bu gömü alanını Beaker veya çan biçimli çömlek kültürüyle ilişkilendiriyor. MÖ 2 bin 800 civarında Avrupa'da ortaya çıkan bu halk, kıtanın batısı ve Afrika'nın bazı bölümlerine yayılmıştı. Beaker halkı, mezarlara çömlek gibi eşyalar bırakmasıyla öne çıkıyor. 

Avrupa'nın çeşitli yerlerinde, ölülerin dirilmesinden korkulduğuna işaret eden zombi mezarları ortaya çıkarken bazıları daha yakın dönemlere denk düşüyor. Bazı gömü alanlarında cesetlerin kol ve bacaklarına taş bağlanarak ağırlıklarının aşağıya çekilmeye çalışıldığı, bazılarında da ağızlarına taş konduğu görülmüştü.

2018'de İtalya'da, 50'den fazla bebek ve çocuğun gömüldüğü 1500 yıllık bir mezarlık bulunmuştu.

MS 450 civarında patlak veren sıtma salgınında hayatını kaybeden çocukların gömüldüğü düşünülen mezarlıktaki en büyük kişi olan 10 yaşındaki bir çocuğun ağzına taş yerleştirilmişti. Arizona Üniversitesi'nden antropolog Dr. David Soren daha sonra Live Science'a yaptığı açıklamada "Ölülerin ruhlarını kendi çıkarları için kullanabilecek (cadılar gibi) gizemli güçlere ve hortlaklara karşı büyük bir korku vardı" demişti.

Henüz zarar görmemiş topluluğu korumak için ağza ya da cesedin üstüne konan taşlar apotropaik (kötülüğü önleme gücüne sahip) olarak görülüyordu.