Yönetemiyorsunuz! Ölüyor, tükeniyoruz

18 Eylül 2020 Cuma

Türk Tabipleri Birliği’nin ‘Yönetemiyorsunuz ! Ölüyor tükeniyoruz’ sloganı ile yaptığı çıkış önemli. 

Vakalar artıyor, rakamlar gizleniyor, sağlık çalışanları ölüyor... Koskoca yaz siyasi şovlarla, Ayasofya’ya kitleleri taşıma ile, AKP’li vekillerin gizli düğünleri ile geçtikçe halk da saldı kendini. “İnandırıcılıktan uzak” söylem ile gerçek arasındaki uçurum büyüdükçe büyüdü. 

TBB’nin açıklamasına Devlet Bahçeli’den tam da ondan beklenen tepki geldi: “Hain onlar. TBB kapatılmalı, yöneticileri hakkında adli işlem yapılmalı.” 

Scientific American ABD’nin en önemli popüler bilim dergilerinden biri. 175 yıllık geçmişi var. Geçen günlerde dergi “Şu ana kadar 175 yıllık tarihimizde bir başkan adayını asla desteklemedik” diye özellikle vurgulayarak şu çağrıyı yaptı “Doğru yönetmiyorsun Trump. Çek git, biz Biden’ı destekliyoruz. Çünkü kanıtlar ve bilim, Donald Trump’ın ABD’ye ve halkına büyük zarar verdiğini gösteriyor. Çünkü Trump kanıtları ve bilimi reddediyor.

Daron Acemoğlu ABD’de MIT’de ekonomi profesörü... Tanırsınız kendisini. Bizim topraklardan çıkma dünyaca ünlü bilim insanlarımızdan biri. Hatta Nobel’e aday gösterileceği bile dillendiriliyor. Acemoğlu şöyle diyor: “Şu anda bize COVID-19 krizi ne kadar derin görünse de önceki nesillerin karşılaştıklarına kıyasla sönük kalıyor. Geçmişten farklı olarak, bugünün en büyük tehditlerinin hem ulusal hem de küresel düzeyde ele alınması gerekiyor, bu da günümüz dünyasında tamamen eksik olan bir türden siyasi liderliğe duyulan ihtiyacı ifade ediyor.

Bilim dünyasına düşen görev

Scientific American’ın çıkışı işte tam da bu noktada çok önemli. 

Dergi editörlerinin de açıkça belirttiği gibi, dünyadaki krizler hakkında gerçekten bilgi sahibi olan insanların bu bilgiyi (veya “kolektif bilgeliği”) kamuya açık, yüksek sesle ve isimleriyle dile getirmeleri artık her zamankinden daha kritik. Bu sadece ABD için geçerli değil tabii. Türkiye’yi de bütün ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. 

Bilim dünyası neden hem ulusal hem de küresel olarak harekete geçmesin? Tüm ülkelerin bilim insanları; örgütleri, neden kötü yönetilmeye karşı tepkisini “bilimsel gerçeklikler çerçevesinde” göstermesin? 

Trump yönetimi altında bilim sadece göz ardı edilmiyor. Özellikle iklim değişikliği ve koronavirüs pandemisi gibi konularda hile yapılıyor ve doğrudan saldırıya uğruyor. Bu, yalnızca milyonlarca Amerikalının değil, dünyanın dört bir yanındaki sayısız diğerinin hayatlarını ve geçim kaynaklarını aktif olarak tehdit ediyor. 

Ya diğer ülkeler? O ya da başka şekilde benzer davranışlar gösterilmiyor mu?

Acemoğlu’na geri dönelim... “Ulusal gibi görünen diğer birçok sorun nihayetinde küreseldir. Örneğin, 3 ana nedeni ‘küreselleşme, otomasyon ve sermaye ile emek arasında artan güç dengesizliği’ olan eşitsizliği bir düşünün” diyor. 

Geçen yüzyılda dünya 2 büyük ve kanlı savaşa, kitlesel işsizliklere, büyük buhranlara sahne oldu. Demokrasi ciddi tehditlere maruz kaldı. O dönemde politika yapıcılar, makroekonomik istikrarsızlığın, düzenlenmemiş piyasa ekonomilerinin ve artan eşitsizliklerin yaşanan sorunların temel nedeni olduğunu fark ettiler. Kurumsal çareleri deneyerek ve yeni fikirler geliştirerek sosyal demokrat refah devletinin temelini attılar. Makroekonomik yönetim, aşamalı vergilendirme ve yeniden dağıtım, asgari ücret yasaları, işyeri güvenliği düzenlemeleri, devlet tarafından sağlanan sağlık sigortası ve emeklilik yardımları norm haline geldi. Ulusal ve uluslararası kurumlara işlerlik kazandırıldı.  

Taa ki neo-liberal politikalar tüm bunların üzerine çıkıncaya kadar... 

Bugün yaşadığımız pandemi bir yandan da önemli bir yol ayırımı. 

Acemoğlu, “Bugünkü soru” diyor, “savaş sonrası bu görkemli başarının tekrarlanıp tekrarlanamayacağıdır. Pandemi, demokratik hükümetleri yirmi birinci yüzyıl için yeni bir sosyal sözleşme geliştirmeye sevk eden bir uyandırma çağrısı olacak mı?”. Yanıtı da kendi veriyor: “Evet, ancak sadece bugünün krizlerinin küresel doğasıyla -sadece COVID-19 değil, aynı zamanda iklim değişikliği, nükleer savaş tehdidi ve diğer paylaşılan risklerle- yüzleşirsek...

Bu yüzleşme, yüzleştirme işinde ise bilim dünyasına büyük görev düşüyor. Çünkü bilim, kanıta dayalıdır. Bilgiye ve uzmanlığa inanan insanların ayağa kalkması ve yanlış bilgilerle mücadele etmesi, karşı çıkması artık her zamankinden daha önemli...


Yazarın Son Yazıları

Uslu dur, itaat et... 24 Temmuz 2020