Özdemir İnce

Sisifos, Prometheus ve Tele 1

06 Eylül 2020 Pazar

Sisifos, Yunan mitolojisinde kötü ünlü bir kraldır. Zeus ve öteki tanrılar bundan dolayı onu cezalandırmaya karar verir: Sisifos bir kayayı tepeye kadar çıkaracak, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla her seferinde aşağı yuvarlanacaktı. Sonsuza kadar sürecek olan bu ceza kuşkusuz anlamsız, umutsuz ve saçma idi. Buradaki, “di’li geçmiş zaman”ın “idi”si geçmişi şimdinin ölçüleriyle değerlendirdiği için tehlikeli bir “idi”dir. Çünkü Zeus çağının kafasına (mitolojisine) göre Sisifos’a verilen ceza anlamsız ve saçma değildir, tutarlı ve gerekçeli bir cezadır. Bu ceza başta Albert Camus’ya ve çağının çağdaşı beyinlere göre anlamsızlığın, umutsuzluğun ve saçmalığın dik âlâsıdır. Ama tek istisna ile: AKP tarzı yönetim anlayışına göre çok uygundur.

***

Söylenin (efsanenin) çağdaş yorumunda Kral Sisifos’un kötü ünü geri plana itildi ve unutuldu.

Eylemi öne çıktı. Her gün bir kayayı bir dağın başına kadar yuvarlamak, gerçekte anlamsız, umutsuz ve saçma mı idi? Evet, ama AKP’nin, horanta, uydu ve beslemelerine göre değil. Onlara göre kendileri gibi düşünmeyenler ve hele Tele 1 gibi bağımsız, özgür ve Cumhuriyet taraflısı bir kitle iletişim aracına her gün Sisifos muamelesi yapılmalıdır.

***

Albert Camus, Sisifos Söyleni (Le Mythe de Sisyphe) adlı kitabında, Kral Sisifos’un cezaya katlanmasının nedenlerini arar. Cezaya karşı tepkisi katlanma mıdır, yoksa başkaldırı mıdır? Katlanma, felsefe ve psikoloji bağlamında, çift ağızlı bir bıçak gibidir. Çünkü kâğıdın bir yüzünde kader, tevekkül ve itaat yazılıdır. Böyle bir hayat saçmadır ve yaşamaya değmez. Ama insan, isyanı, başkaldırısı ve direnmesi sayesinde kâğıdın öteki yüzüne kendini yazar. Başkaldırırsan, direnirsen hayat anlam kazanır ve yaşamaya değer. İnsanın kendisi eylemleriyle anlam kazanır ve hayata anlam kazandırır. Saçma cezaya bilinçli olarak katlanmak aynı zamanda direnme ve başkaldırı sayılır. Çağdaş yoruma göre Sisifos bir başkaldıran insandır.

***

Bu bilgiçliği yapmasaydım Tele 1 televizyonunun eylem, direnme ve başkaldırı olan kimliğini anlatamazdım. “Hayat yaşamaya değer mi” sorusuna Tele 1 eylemleriyle, işleriyle olumlu cevaplar veriyor. Tele 1’in konum ve meslek ahlakını betimlemek için izninizle, bir kez daha mitojiye başvuracağım:

Adı “önceden gören” anlamına gelen Prometheus, titanların soyundan gelmektedir. Akıl gücü bakımından diğer tanrılardan üstündür ve bu gücü Zeus’a karşı gelmek için kullanır. Fakat akıl gücü Zeus’un tekelindedir ve Zeus, dünya egemenliğini bu güçle ele geçirmiştir. Bu güce bir başkasının sahip olması, Zeus’un tepesini attırır. Prometheus aklını ve geleceği önceden görme gücünü, hep Zeus’a karşı kullanır.

***

İnsanın Prometheus tarafından maddeden yaratıldığı, daha doğru bir deyişle “yapıldığı” mitosu da var. Prometheus, suya ya da gözyaşlarına kil karıştırarak ilk ölümlü varlığın bedenini biçimlendirir. Sonra bu çamurdan yapılmış bedene yaşam soluğu üfler. Prometheus, öteki kardeşleri gibi tanrıların düzenine karşı çıkmış, öteki kardeşlerinden farklı olarak sonunda insanları yaratmak ve onlara ateşi (yaratıcılığı, bilimi, uygarlığı) vermekle, bu düzeni değiştirmeyi başarmıştır. Bu yüzden Zeus, demirci tanrı Hephaistos’a, onu yeryüzünün bir ucunda bulunan Kafkas Dağı’nda bir kayaya çırılçıplak zincirleme emri verir. Ardından tanrıların görevlendirdiği bir kartal, Prometheus’un her gece yeniden oluşan karaciğerini yer. Prometheus, bundan sonra “Prometheus Desmotes (Zincire Vurulmuş Prometheus)” adıyla anılır.

Prometheus, kendisini Kafkas Dağı’nın tepesindeki bu tanrı cezası işkenceden kurtaran Herakles’e: “Zeus tahttan inmedikçe benim işkencelerimin sonu yok” der, böylelikle de insanlığa özgürlüğün yolunu göstermiş olur.

***

Çoktanrılı mitolojinin öykülerinden çıkan kıssalara çok önem veririm. Tanrıların hışmına uğrayan insanlara onların belirlediği kadere karşı akıllarını kullanmalarını öğütlerler. Günümüzün siyasi ortamında Tele 1 hem Sisifos hemi de Prometheus’tur. Yapımcı ve yayıncı olarak insana ve topluma ödünsüz hizmet etmeyi seçmiştir. Bu seçim karşısında iktidarın yasadışı acımasızlığının, RTÜK’ün saçma işgüzarlığının hiçbir önem ve değeri yoktur. Çünkü “gerçek insan”ın defterinde “vefa” diye bir şey vardır. Tele 1 izleyicileri bunu kanıtlamıştır.


Yazarın Son Yazıları

Bedrettin Cömert 23 Ekim 2020
Totem ve tabu 20 Ekim 2020
Eren okula gidiyor 18 Ekim 2020
Kovcu Ertuğrul (2) 16 Ekim 2020
Kovcu Ertuğrul  (1) 13 Ekim 2020
Televizyonculuk dersi 29 Eylül 2020
Kuzu’ya aferin 27 Eylül 2020