Görünen Köy...Veya Buzdağının Ucu...

26 Aralık 2008 Cuma

Gazeteci ve bilim adamı kılığındaki Fethullahçılar ve AKPciler, Böyle araştırma mı olur?.. Araştırma uzayda yapılmış.. gerçekleri tahrif etmişler.. toplumda ötekileştirme yok, huzur arayan toplum var.. bu ne biçim ilim?..diyor. Liberalizm ve sosyal demokratlıktan Zaman gazetesi yazarlığına ve Fethullah destekçiliğine terfiedenler doğal olarak da Neden Kemalizmin tutuculuğu araştırılmamış?..” derler!

Tabii ki kendiniyükselen değerlere, iktidara ve paraya dayadın mı,maddi şartlara göreyeniden biçimlenen bakış açın konuşturur seni...

***

Efendim, iki yıl kadar önce, ülkede muhafazakârlaşmayı araştıran ve örneğin türban takanların sayısının düştüğünü ileri süren Prof. Dr. Binnaz Toprak ve arkadaşları, bu defa değişik bir yöntemle Türkiyede Farklı Olmak: Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirilenler konulu bir araştırma yaptı. Daha çok sosyal demokrat kesime bakmışlar... 12 Anadolu kentinde 401 kişiyle yüz yüze görüşmüşler... Epey dehşet verici bir manzara ile karşılaşmışlar...

Öyle ki AKP, Fethullahçı ve diğer dinci merkezi ve yerel iktidarların, 6 yıl boyunca bütün ülkeye dayattıklarıötekileştirmenin örnekleriyle karşılaşmışlar... Üstelik bazen şiddete dayalı baskıyla sürdürülen bir ötekileştirme... Kimlere mi: Kadınlar, Kürtler, Aleviler, küpeli müpeli üniversite öğrencileri, Çingeneler... Şüphesiz ki: İçki içenler, laik olarak bilinen ve tanınanlar.. tabii ki de Müslüman olmayanlar...

Bir dışlama, bir aşağılama ki sorma gitsin!

Bugüne kadarki muhafazakâr laikiktidarlar zamanında asla yaşanmayan, yeni türde, yani saf dinci, saf İslami bir toplum-ülke yaratılıyor, 6 yıldır!

Hijyenik, yeni türde dinci pro-faşist...

Özgürlüklerin tüm altyapısını adım adım yok eden...

İnsan temel haklarının, düşünce çeşitliliğinin garantisi, toplumsal altyapıyı hem de ağır bir şekilde tahrip eden yeni bir siviliktidar yapılanması...

Bu köşede yayımlanan eski yazılarıma baktım; en az 3 yıldır, AKPnin kendisi dışındakileri nasıl ötekileştirdiği ve buradan ancak dinci-faşist bir ülke ortaya çıkabileceği konusunda onlarca yazı çıktı karşıma! AKPnin bir liberal parti olmadığını ve olamayacağını, bir süre sonra da Türkçü-milliyetçi cephaneliğe sarılacağını da yazmışız.

İktidarın niteliği, gücün karakteri, AKPnin ülkede hemen her şeyi ele geçirme politikası.. bütün bunları gösteriyordu... Görmek isteyenler görüyor... Görmek istemeyenlere ise hiçbir şeyi gösteremezsiniz!

***

Binnaz Toprakın Ayşe Buğra, Şevket Pamuk ve liberal, demokrat ve sağcı-Fethullahçı kanattan köşe yazarlarıyla yaptığı ve araştırmanın sonuçlarını açıkladığı özel toplantıdaki konuşmaları, Milliyetten Ece Temelkuran ve Kadri Gürselin yazılarından izledik.

Prof. Şevket Pamuk, bilgilerin sayısallaştırılmasını eksik bulmuş ve araştırmayı geçerli bulmadığını söylemiş. Pamuk yanılıyor! Çok farklı araştırma yöntemleri var. Bu da onlardan, belki de en önemlilerinden: Bu bir saha, daha doğrusu biryüzey araştırmasıdır... Ayşe Buğra haklı: Bilim salt sayı saymak değil! (Ş. Alpaya da iyi bir Poppercilik dersi vermiş!)

Arkeologlar yüzey araştırmasını bilir. Eski kültürlerin izlerini araştırmak için geniş sahaları tarar, bazı belirtiler ararlar.. Bir tarihi taş, höyük, tümülüs, kalıntı, çanak çömlek parçası vb.. Bütün bu işaretler kendilerine, içinde bulundukları sahahakkında bilgi-fikir verir. Bunlar, buzdağının işaretleridir... Sonra bulduklarını eşeler, kazmaya başlarlar.. derken karşılarına müthiş bir uygarlık çıkar!

Binnaz Toprak ve arkadaşları, saha araştırmasındabuzdağıyla karşılaştılar! Hemen her kentte belirli işaretler, karşılarına bir ortak desen-örüntüçıkarmış. Toprak, hiç araştırmadıkları halde her yerde Fetocu örgütlenme ile karşılaştıklarını; pek çok yerde, ötekileştirilenlerin CHPden başka sığınacakları bir yeri olmadığını belirtiyor.. Sonuca bakın: Bu tablo ile Türkiyenin ne Avrupa Birliğine üyeliğinin gerçekleşmesi, ne de özgürlükçü bir demokrasiye sahip olması mümkün”.

AKPci aydıntakımı, acaba utanır mı? Yoksa bu araştırmaya mı saldırır?!

[email protected]


Yazarın Son Yazıları