Öner Yağcı

Küresel salgın günlerinde

19 Eylül 2020 Cumartesi

Salgın günlerinde yaşananlar can acıtıyor.

Doktoru, diş hekimi, eczacısı, hemşiresi, tüm çalışanlarıyla sağlıkçılarımız, ön cephede virüsle çarpışırken siyasetin ve cahilliğin baskısıyla karşı karşıya ve can vermeye devam ediyor.

Sağlıkçılar, tıp biliminin onuru uğruna seslerini yükseltirken Türk Tabipleri Birliği’nin “Yönetemiyorsunuz! Ölüyor Tükeniyoruz!” belgesiyle attığı insan olma, çağdaş olma arayışının çığlığı duyulmalı...

İyi ki sağlıkçılar, iyi ki TTB var!

Salgın geleceğimizi karartmasın

Sağlıkla birlikte en temel hak olan eğitimdeki belirsizlik, değer vermezlik geleceğimizi hızla karartırken Abdülhamit’in son eğitim bakanının “Şu mektepler olmasa maarifi ne güzel idare ederdim” sözü akla geliyor. Bilim ağlıyor, eğitim çalışanları çırpınıyor.

Hukukçuların adaleti, basın yayın emekçilerinin gerçekleri aramayı sürdürdüğü salgın günlerinde vicdan ve akılda da adalet ve gerçekle birlikte kanama sürüyor.

Canlılara can olan doğa amansız bir saldırıya uğrarken mühendisler, mimarlar, çevreciler, yaşamı sevenler onu savunmak için ayaktalar.

Yerle bir edilen sanatın onuru için sanatçılar ve örgütleriyle Sanatçılar Girişimi ve Türkiye Sanatçılar Platformu insanlığın en eski erdeminin bayrağını yükseltmeye çalışıyor.

Salgın günlerinde kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet hızla sürerken ve kadınlar ayağa kalkarken din tüccarları insan avlamaya ve zenginliğini çoğaltmaya devam ediyor.

Çatalcalı ve Devrim

Dil Derneği 2020 Ömer Asım Aksoy Ödülü’nü Hamdüsena Sokağı Kadınları adlı romanıyla kazanan, İsimsiz, Tutunmak, Eşiktekiler adlı romanlarını da severek okuduğum Gönül Çatalcalı’nın yazdıklarından insanla ve kadın konusuyla ilgilenenlerin tat alacaklarını biliyorum.

Son dönemde şiirlerini (Yarısı Yarım, Yeryüzü Ağrısı), Su Gibi adlı romanını zevkle okuduğum, İtalya’dan edebiyat ödülleri kazanan Serpil Devrim, Mor Alfabeli Kadınlar adlı öykü kitabında kadın sorunlarına dokunmakla yetinmiyor, dürtüyor.

Kadın ve kitap

Kadın konusunda ya da kadın yazarlarca yazılan yalnızca İstanbul’daki Kadın Eserleri Kütüphanesi’nde 15 binden fazla kitap var ve hepsinden söz edebilmenin olanağı yok. Birkaç aydır üzerinde çalıştığım Kadın ve Kitap adlı yapıtımda bir kısmına yer vereceğim kitaplardan son günlerde okuduğum birkaçını ekleyeceğim.

Maria Dzielska’nın İskenderiyeli Hypatia, Fikret Dağlı Tüzemen’in A’dan Z’ye Kirletilmiş Kadın, Tayfun Timuçin’in Erkek Denizinde Kadın Gemiler adlı kitaplarında çeşitli açılardan incelenen kadın konulu kitaplara Eray Karınca’nın 2010 Yunus Nadi Ödülü’nü kazanan Kız Doğursun Analar: Kadının Eş Şiddetinden Korunması’nı eklemem gerek.

Bilge Öngöre’nin Kırılma Noktasında adlı kitabındaki öyküler, direnen kadınları anlatırken sarsıyor.

Kadınların hep bilinen ama bilmezden gelinen” gücüyle yazan 9 kadının gerilim öykülerini içeren Karanlıktaki Kadınlar ilgimi çekti.

Yüreğe Dokunan Kadınlar’da 17 kadından öyküler var.

Anıları aydınlatacak

Salgın günlerinde aramızdan ayrılan yazarlarımızın anıları ve yapıtları bizi aydınlatacak:

Muzaffer İlhan Erdost, Cengiz Bektaş, Nihal Yeğinobalı, Metin Aydoğan, Bahrem Yıldız, Timuçin Özyürekli, Tekin Gönenç, Orhan Koloğlu, Yurdanur Salman, Cahit Tanyol, Adalet Ağaoğlu, Burhan Mendi, Nevzat Erkmen, Erbil Tuşalp, Yılmaz Uçar, Oruç Aruoba, Kadri Öztopçu, Erhan Gökgücü, Varlık Özmenek, Refik Uğur, M. Yılmaz Karaibrahimoğlu, Nursel Karas, Hüseyin Seçmen, Naci Ünver...

***

Bilgisizlik zayıf düşürür, salgına ve egemene yenik düşer insanlık ve bilim...    


Yazarın Son Yazıları

Korku kültürü 17 Ekim 2020
Korkudan korkmak 3 Ekim 2020
Bin yıllık kavga 26 Eylül 2020
Kadınlara selam 12 Eylül 2020
Kadınlar: Hep savaşıyor 29 Ağustos 2020
Yaz sıcağında kitap 22 Ağustos 2020
Kaygı ve umut 15 Ağustos 2020
İnsan olmak 25 Temmuz 2020