Öner Yağcı

Kadınlar: Hep savaşıyor

29 Ağustos 2020 Cumartesi

Anaerkil ilk topluluklardan sonra eşitsizlik konumuna düşürülmesi Âdem-Havva öykülerine kadar uzanan kadının olduğu yerde, yaşamı değiştirme isteği, umudu, savaşımı vardır.

Kadınlar yaşamın her alanında var olmak için, yaşam hakkı başta olmak üzere her çeşit ayırımcılığa karşı hep savaşım verdi.

Ne yazık ki tarihin 21. yüzyılında insanlığın yarısını oluşturan kadınları, evin kölesi, görevi yemek yapmak, çocuk bakmak olan, erkeğe emanet edilen insan yarısı gören anlayışlar hâlâ egemen.

Ne kadar mücadele etseler de kadına yönelik şiddet, taciz, cinayet bitmiyor.

Tarihin en eski eşitlik, özgürlük savaşımı olan, kütüphaneler dolduracak bir literatürle taçlandırılan kadınların başkaldırısı hakkında son günlerde yeniden okuduğum bir kitapla yeni yayımlanan iki kitaptan söz edeceğim bugün.

Kadın Sorununun Neresindeyiz?

Ne Olursa Olsun Savaşıyorlar: Kadın Sorununun Neresindeyiz?’de (Cumhuriyet Kitapları), kadınların toplumsal yaşamda uğradıkları ayırımcılığı ve savaşımını anlatan Server Tanilli, toplumumuzda kadının, açık bir sömürünün, korkunç bir cinsel açlığın, dinmez bir şiddetin sultası altında ve hâlâ ikinci sınıf olduğunu ve bu sonucun tarihten gelen bir durum, bir itiliş olduğunu, ama bir Kadınlar Devrimi’nin yaşandığını belirterek noktayı koyuyor:

Bu yolda verilecek mücadelede erkeklerin payı da önemlidir. Ne var ki yolları asıl açacak olan, kadınların bilinçlenmesi ve eylemi olacaktır. Kadınlar, kadınlarımız da, bu uğurda, ne olursa olsun savaşıyorlar.

Bütün Kadınlar Kahramandır

Feminist kadın aktivist, FEMEN hareketi önderi Inna Shevchenko, ataerkil sistemlerin karşısına çıplak vücuduyla dikilen, diktatörlüğe, cinsiyetçiliğe, kadın vücudunun ticari meta haline getirilmesine, sömürülmesine, dinlerde derinden kök salmış cinsiyetçiliğe, eşitsizliklere karşı; tutuklanmalara, ölüm tehditlerine, işkencelere ve sürgünlere karşın direnen bir kadın.

Shevchenko, “Gündelik hayatlarında taraf olan, başkaldıran ve mücadele eden tüm kadınlara” adadığı Bütün Kadınlar Kahramandır adlı kitabında (çev. Şirin Erkal Leitao, Bilgi Yayınevi), korku ve acıya yenilecekken, “Kendimi seninle özdeşleştiriyorum Inna, vazgeçme” diyen 15 yaşındaki bir İspanyol kızın e-postasından sonra yeniden savaşma gücü bulmasından ve iyi kız olduğu çocukluğundan başlayarak yaşadıklarını aktarıyor.

Kahramanlara ihtiyaç duyarız deyip birçok örnekle kahramanlarının esin kaynağı ve kendini tanımasına fırsat olduğunu, savaşımında kendisine eşlik ettiğini söylüyor. Japon manga Ay Savaşçıları’ndaki Usagi’nin ilk kahramanı olduğundan başlayarak örnek aldığı tarihin kadın kahramanlarına geçit yaptırıyor. Kadınların zayıf ve yeteneksiz olduğu önyargısının yanlış olduğunu, kadınların ötekileştirilmeye devam edildiğini anlatıp tüm kadınları ataerkil bakış açısını reddetmeye, kurban olmamaya, içinde uyuyan kahramanı keşfetmeye çağırıyor:

Baskı altında tutulmayı kabul etmediğimiz gün artık baskıcılara yer olmayacaktır.

Amasanga

2020 Çiğli Belediyesi Fakir Baykurt Roman Ödülü’nü kazanan Amasanga (Literatür Yayınları) ile Turan Ali Çağlar tarihin derinliklerine iniyor.

Yapıtta Hititlerden Frigyalılara, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine, bugüne kadar, Amazonlar diye bilinen Anadolu’nun Amasangaları, binlerce yıllık tarihsel süreci içinde, kutlanası bir kurguyla aktarılıyor.

İnsanlığın ve kadınlığın en eski savaşımını, değişimin romanını okuyoruz.

***

Bugünlerde köleleştirmeyi, eşitsizliği, adaletsizliği sürdürmek isteyenlere dikkat: Umutsuzluk pusuda!

Ne diyor kadınlar:

İstanbul Sözleşmesi yaşatır.


Yazarın Son Yazıları

Özne olurken: Bugün 26 Aralık 2020
Özne olurken: Şiir 5 Aralık 2020
Kitap ve sıkıntı 28 Kasım 2020
İnsan ve kitap 21 Kasım 2020
Korku kültürü 17 Ekim 2020