Olaylar Ve Görüşler

“Yarının Söylemi: “O da Karma Üniversiteye Gitmeseydi” - Gamze TAŞÇIER

16 Kasım 2020 Pazartesi

Memlekette kadınların yaşadığı sorunlar arasında en başa yazılacaklardan biri ayrımcılık. Evde, sokakta, işte, kısaca hayatın her alanında, kadınlara yönelik ayrımcılıkla karşılaşıyoruz. Maalesef bu zihniyet yalnızca bireylere değil, iktidar sahipleri nedeniyle devlete de sirayet etmiş durumda.

Cinsiyetçiliği söküp atmamız gereken devlet yönetimi ve işleyişi, verdiği kararlarla tam tersini yapıyor, ayrımcılığı devletin tüm kılcal damarlarına kadar yayıyor.

11. Kalkınma Planı’nda gördüğümüz kadın üniversiteleri hedefi, bu sefer de 2021 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda karşımıza çıkmış durumda. AK Parti Genel Başkanı’nın Japonya seyahatinde bu kurumları çok beğenmesi ve kopyalama hayali kurması, nasıl bir zihniyetin ülkeyi yönettiğini açıkça gözler önüne seriyor.

Dünyanın ekonomik olarak en gelişmiş üçüncü ülkesine gidip teknolojisini, ekonomisini, örnek almanız gerekirken, geyşalık' konusunda uzmanlık alanı olan üniversiteleri örnek alıyorsanız, yeni yüzyıla ve geleceğe dair tek hayalinizin, geçmiş yüzyıllara ve yaşam tarzına dönmek olduğu anlaşılıyor.

BÜYÜK YANILGI

Geçen yıl Kadın Zirvesi W20 toplantısı için bulunduğum Japonyada çok sayıda görüşmeler yaptım. Hiçbir yönetici ve yetkilinin, kadın üniversitelerinin övdüğünü duymadım. Kendilerinin bile vazgeçmeye çalıştığı kadın üniversitelerin 21. yüzyılda başka bir ülkeye örnek olması Japonları bile şoke ediyor.

Japonyada uygulanıyorsa bir bildikleri vardır” anlayışı, detay bilinmezse büyük yanılgılara sürükleyecek bir düşünce tarzı olur. Bu kurumlar Japonyada kadınların üniversiteye alınmadığı, geleneksel yapının baskın olduğu dönemlerde, güçlü ailelerin eğitimli kadın yetiştirmek için önceleri kolej olarak kurulmuş.

Daha sonra ise yüksekokula dönüştürülmüş ve son olarak da 1947de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesiyle buralar birer üniversiteye çevrilmiş. O dönem 80 kadın üniversitesi açılıyor ama o günden sonra bir tane dahi artmıyor. Aksine her geçen gün buralarda okuyan öğrenci sayısı azalıyor.

KAZIN AYAĞI BAŞKA

İktidar gerekçe olarak üniversite eğitimi alan kız öğrenci sayısının artırılmasını öne sürüyor. Ama kazın ayağı öyle değil. Japonyada yapılan araştırmalarda kadın üniversitelerinin özellikle toplumsal, ekonomik gelişmişlik ve kadın haklarında bir ters orantı yarattığı gözlemlenmiş.

Bir başka örnek olarak da Türkiyede geçmişte kurulmuş kız liseleri işaret ediliyor. Zaten bunun öne sürülmesi, aklın hangi çağda kaldığını da gösteriyor. Kız liseleri dönemin koşullarında okuma yazma oranlarını artırmak için doğru bir uygulama olabilir ama çok açıkça ifade etmek gerekir ki bugün için yanlıştır.

Çünkü 21. yüzyılda karma eğitimi tartışmak çağdışı ve kabul edilemez bir durumdur.

HEDEF BAŞKA

Asıl hedefin tabii ki söylenenler değil, aklın gerisindekiler olduğunu çok iyi biliyoruz. Takiyye konusunda uzmanlaşmış bir iktidarın, yine güzel paketlenmiş, sloganlarla bezenmiş bir teklifle sahneye çıktığı malum. Amaç ardı karanlık bir kapıyı açıp, kapanmasın diye de ayağı araya sıkıştırmaktır.

Dün pembe otobüs isteyenler, bugün de pembe üniversite istiyor. Kadınlar için Bu saatte dışarıda ne işi vardı, tek başına otobüse binmeseydi, etek giymeseydi tecavüze uğramazdı, hamileyken sokağa çıkmasaydı” diyen bir zihniyetin asıl amacı, kadını toplumsal hayattan soyutlamaktır.

Bu kafayla yarının söylemi, O da karma üniversiteye gitmeseydiolacaktır.

GAMZE TAŞCIER
ANKARA MİLLETVEKİLİ / TBMM KADIN-ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU ÜYESİ


Yazarın Son Yazıları