İfşa ediyorum

11 Aralık 2020 Cuma

Erkek bir romancının, erkek bir şairin, erkek bir oyuncunun, erkek bir gazetecinin, erkek bir yönetmenin, erkek bir öğretmenin, erkek bir müdürün, erkek bir akrabanın, erkek bir esnafın, erkek bir sevgilinin, erkek bir arkadaşın, erkek bir akrabanın, erkek bir otoritenin, erkek bir toplumun, erkek bir ahlakın, erkek bir dinin, erkek bir devletin cinsel olarak taciz ettiği kadın için...

Taciz bir vajinayla doğduğu anda başlar.

Memeleri çıkmaya başladığında artar.

Regl olduğu gün ayyuka çıkar.

İlk fiili tacizini kadın, bakireliğine dikilen gözlerde yaşar.

Sonra o aynı gözler kadınlığına dikilir.

Memelerine, kalçalarına, gülüşüne, isteklerine, heveslerine...

Kimle seviştiğine...

Kimle sevişmediğine...

Kimi doğurduğuna, neden doğurmadığına, neden doğuramadığına...

Nasıl bir anne olduğuna...

Sadakatine, cefa ve vefa çıtasına, namusuna, tahammülüne...

Nasıl yaşlandığına hatta nasıl öldüğüne kadar tacizler uzar gider.

Kolektif taciz

Bir erkeğin bir kadına tecavüzünden, onu odalara kilitlemesinden, ona ısrarcı mesajlar atmasından, ona densiz laflar etmesinden çok ama çok önce...

Bu kocaman “erkek dünya” elbirliğiyle;

Kadınları herhangi bir engelle karşılaşmadan, hatta yasalarla desteklenerek taciz eder.

Ve buna kimsenin sesi çıkmaz.

Kadınları;

Kırılgan, kullanılmaya müsait, aldanmaya meyyal, zayıf, korunması kollanması gereken bir cins olarak tarif etmeye devam eden...

Onların bedenleri ve ahlakları üzerinde bir hak iddia etmekten vazgeçmeyen...

Kız çocuklarını, doğdukları andan itibaren özgüvenlerini yerle bir edecek bir eğitime feda eden herkes, bu kolektif tacizin bir parçasıdır.

Bir bakmışsınız;

Hiç sorgulamadan, körü körüne savunduğumuz ahlakınız...

Kadınları koruduğunuzu zannederken onları tehlikeye attığınızı fark etmediğiniz korkularınız...

Ve düzeni değiştirmeye gücünüzün yetmeyeceğini zanneden aklınız yüzünden...

Bin yıllardır dışına doğru köpüren bir erkekliğin ve onun karşısında içine içine sönen bir kadınlığın inşasında siz de varsınız.

Katran ve tüy

O yüzden bugün ifşa edilen erkeklerin aynasında dönüp kendinize de bakın.

Etrafınızdaki kadınlardan önce, bir kavram olarak kadınlığı, fark etmeksizin siz de taciz ediyor olabilirsiniz.

Kızları, memelerinden, regl oluyor olmaktan, açık saçık giyinmekten, davetkâr davranmaktan, ölçüsüz gülmekten, sevişmeyi istemekten, zevk aldığını gizlememekten, duygularını ve heveslerini açık etmekten men ederek erkek şiddetinden koruyamazsınız.

Bu yolla sadece onları korunmasız kılarsınız ve erkeklere de onları taciz hakkı tanırsınız.

Gerçeklerle tam olarak yüzleşmeye bir cesaret etseniz, belki de bugün ifşa edilen o erkeklerden önce siz kendi kendinizi katran ve tüye bularsınız.

Bunu asla yapmadığınız için...

Önce insan olan, sonra erkek olan, sonra da yazar olan bir adam çıkar...

Bugüne kadar kendisine muazzam bir kale inşa edebildiği o güzelim kelimelerle, kadınların cesur ifşalarını pekiştirecek ve ardından dünyayı başına bir kez daha yıkacak o korkunç özür cümlelerini kurar...

Ve o cümlelerin gücünün nasıl olup da o an kendisini katran ve tüye bulanmaktan kurtaramadığına bir ömür şaşacağı dönemsel bir linç yaşar.

Bu arada olayla ilgili çıkan haberlerde tacize uğramış kadınların fotoğrafları ve adları ifşa edilen erkeklerin fotoğraflarından ve adlarından daha çok geçer.

Koca bir ülke, gözünü yine kadınlığa ve erkekliğe değil...

Sadece işaret edilen erkeklerin yaşlılığına, sarhoşluğuna, hastalıklarına ve onları işaret eden kadınların gençliğine ve güzelliğine diker, asıl gerçeği görmez.

Ve bu kadim irade yüzünden dünya yıkılsa ahlak bir türlü tersine, kadınlığın lehine dönmez.


Yazarın Son Yazıları

Welcome home Yankee 8 Ocak 2021