Meriç Velidedeoğlu

‘Mecelle’

14 Ağustos 2020 Cuma

Değerli dostlar, ülkemizin gün geçtikçe büyüyen yarası “Kadına Şiddet” olayı, artık “Şiddet Kronometresi”yle sayılandırılıyor.

Otuz bin (30.000) kadın üzerinden yapılan ilk ölçmede, her “15” kadından “1”inin şiddet gördüğü tespit edilmiş... (Cumhuriyet 20.7.2020)

Kadına şiddetin önlenmesi için “Diyanet İşleri Başkanlığı”nın bu konuya eğilmesi, cuma hutbelerinde dile getirilmesi, erkeklerden eşlerini, genelde kadınları korumalarının istenmesi kuşkusuz yerindedir; ne ki “koruma” durumunun, bir anda “dövme”ye “öldürmeye” dönüştüğü de ortadadır.

Yazının başlığına gelince, “Mecelle”, Osmanlı Devleti’nde “1868-1876” yılları arasında, bir komisyon tarafından derlenen “İslami özel hukuk kuralları”nın toplamıdır.

Osmanlı Devlet’nin, son yarım yüzyılında, şeriat mahkemelerinde kullanılmış. “1851” maddeden oluşmuştur.

Mecelle’nin “39. Madde”si: “Ezmanın tagayyürü ile ahkâmın tebeddülü inkâr olunamaz” hükmünü içerir ki “Zamanın değişimiyle hükümler de değişir!” anlamındadır, böylece yaşamın temelinin “değişim” olduğunu açıkça belirtir, belirler.

150 yıl” önce geçerli olan bu hükmün, bu değişimin günümüzde geçerliliğini yitirmesi düşünülemez kuşkusuz; artık “yapısal” değil “yaşamsal” olarak kadın erkek eşitliğinin, dinsel bağlamda yer alması sağlanmalı.

Ülkemizde, “Kadına Şiddet” dinsel açıdan da bakılarak ele alınmıyor; oysa Batı’da bu şiddetin -kimi istisnalar dışıda- yolunun kesilmesi, eşitsizliğin bu açıdan bakılarak ele alınmasıyla, “Reformasyon” ile başladığı bilinir.

“Reformasyon’u başlatan Rahip Luther, “Kilise”nin, “Dünyasal Yaşam”ı bırakıp, kendi konusuna “din”e eğilmesini ister açık açık.

Böylece “kadın”ın, ilk yaratılan Adem’in canın sıkıntısını gidermek için kaburgasından “kadın kulu” olarak yaratılması konusu da efsaneleşip ortadan çekilir; ardından “cinsel eşitlik”, çok yavaş yavaş belirlemeye başlayacaktır ki, Batı’nın, Avrupa’nın önderliğinin doğması da yeşerecektir... “Aydınlanma Devrimi” kapıdadır...

Onca İslam ülkesi arasında, bu devrimi, “Aydınlanma”yı, “1923 Atatürk Devrimi”yle yaşayan ülkemizde, “Kadına Şiddet”in başını alıp bu denli kökleşip genişlemesinde “ABD Başkanı Obama”nın ülkemize gelip, temelini attığı dinimizi bölmeye yönelik “Ilımlı İslam”ın payı da araştırmalı.

Kısaca değerli dostlar, dinsel bağlamda da kadın-erkek eşitliğinden söz edilmeli...

Ne dersiniz?


Yazarın Son Yazıları

‘Kıht-ı Rical’ 23 Ekim 2020
‘Quo vadis?’ 16 Ekim 2020
‘Torpil’ 18 Eylül 2020
İlahiyatçı ne diyor? 11 Eylül 2020
Yine mi? 4 Eylül 2020
‘Ağustos’ ayı 28 Ağustos 2020
‘Mecelle’ 14 Ağustos 2020
Lozan’dan Lozan’a! 7 Ağustos 2020
86 yıllık... 17 Temmuz 2020
Düğme 10 Temmuz 2020