Jale Özgentürk

Korumacılık kaygısı

22 Mayıs 2020 Cuma

Koronavirüs dünyada ticaret savaşlarını ve korumacılık politikalarını yeniden canlandırıyor.

Türkiye’de de yerli üretimi desteklemek için ithalatta vergiler artırıldı. “Türkiye’nin ithalat cennetine döndürüldüğü” iddiasındaki hükümetin bu politikaları kısa süre için olumlu, uzun vadede ise tehlikeli bulunuyor.

Türkiye bir ay içinde yaklaşık 4 bin ürünün ithalatına ek vergi getirdi. İhracatın hareketlenmesiyle başlayan cari açık artışı bu adımın atılması için gerekçe olsa da bu politikaların kalıcı olacağı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın şu sözleriyle anlaşılıyordu.

“Stratejik ve üretim imkânı bulunmayan ürünler hariç, ithalat kolay olmayacak. Birileri bir dönem ülkemizi ithalat cenneti yapmaya çalıştı.” 2003’ten beri iktidar olan bir partinin mensubu olarak kendi dönemini eleştiriyor gibi görünse de Albayrak’ın amacının yollarının ayrıldığı Ali Babacan dönemi olduğu belli.

Ancak Türkiye’ye 2003’ten itibaren akan yabancı kaynakların kullanılma önceliğini belirleyenin Babacan olmadığı ise çok netti. Türkiye yaklaşık 400 milyar dolara yakın kaynakla üretimi değil, inşaat sektörünü; yani rantı seçti. 436 alışveriş merkezi fabrika yatırımlarına, sanayi desteklerine tercih edildi.

Türkiye salgın öncesi bu tercihlerinin acısını zaten yaşıyordu. Şimdi Türkiye’de olduğu gibi dünyada da tüm ülkeler ithalat kapılarını kapatmaya başlıyor. Bu da dünyada korumacı politikaların ortaya çıkmasına neden oluyor.

Pek çok ülke içe kapanmaya başlıyor. Şimdi küresel çapta yeni bir “ticaret savaşları” dönemi yaklaşıyor. Korumacılık politikaları yeniden tartışılıyor. Bu politikaları iş insanlarına sordum.

Değerlendirmeleri şöyle: “Bu politikaları kısa vadede yapabilirsiniz ama karşınızdaki ülkeler de karşılık verebilir. Bütün ülkeler bunu yaparsa bu büyük bir hata olur. Dünya ekonomisini daha yavaşlatır.”

Türkiye’nin ihracatta ithalata bağımlılığı yüzde 40-50’lerde. Ara malı ithalatı bazı sektörlerin olmazsa olması. Türkiye’nin engellemelerin ardından doğru sanayi, üretim politikalarına yönelmesi, iş dünyasının ortak talebi!

DALGAKIRAN: YARATICI SANAYİYE YÖNELMELİYİZ!

Adnan Dalgakıran iş dünyasının dobra dobra konuşan iş insanlarından biri. Türkiye’de kısa vadede korumacılık tedbirlerinin doğru olduğunu söylüyor. Ancak ek vergi gelen mallarda üreticinin bu kararı suiistimal etmemesi gerektiğini belirtiyor. Fiyatların artması halinde enflasyonun ortaya çıkacağını ve bir işe yaramayacağını söylüyor.

Türkiye’nin üretim gücünü artırmasının ise üretim politikalarının değişimine bağlı olduğunu ekliyor ve “Türkiye artık yaratıcı fikirlere yönelmeli. Bu da elçek ekonomisini gerektiriyor. Bundan sonra Türk firmalarının birleşerek konsolide olması lazım. Ama bu da bizim kültürümüze uzak.”

KADINA YÖNELİK AİLE İÇİ ŞİDDETE KIRMIZI IŞIK

Yaşadığımız salgın sürecinin en önemli mağdurları arasında kadınlar var. Uluslararası araştırmalara göre bu süreçte kadınlara yönelik aile içi şiddet yüzde 25 arttı. Sadece İstanbul’da artış yüzde 38.2. Sokağa çıkma yasakları nedeniyle de online hizmetler önemli. Vodafone’un 2014 yılından bu yana kadınların şiddetten korunmasına yönelik bir Kırmızı Işık uygulaması vardı. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Hasan Süel’e uygulamayı sordum. Süel, “Kırmızı Işık” uygulamasının kadınların şiddete maruz kaldığı anlarda, kolluk kuvvetleri ya da yakınlarına kolaylıkla haber verebilmesini sağladığını söylüyor. Uygulamayı şöyle anlatıyor:

- Acil durumlarda ulaşılması istenen 3 kişi tek tuşla kaydedilebiliyor ve Salla-Uyar özelliğiyle telefonun sallanması ile kayıtlı kişilere mesaj ve konum bilgisi “Acil SMS” olarak gönderiliyor.

- Uygulama karantina döneminde daha anlamlı hale geldi. Bu kapsamda, çeşitli işbirlikleri ile daha fazla kadına ulaşmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

- Diğer yandan, uygulamamızı görme engelli bireylerin de kullanabilmesi için özel bir eklenti geliştiriyoruz. Arapça dil seçeneği getirerek uygulamamızı mülteci kadınların da kullanımına açmayı hedefliyoruz.

- Uygulamamızın indirme sayısı ise 326 bini aştı. Aktif kullanıcı sayısı ise aylık ortalama 1400 kişi civarında. Mart ayı ile kıyaslandığında nisan ayında uygulama üzerinden Alo 183 Sosyal Destek Hattı ve polisi arama sayılarında artış olduğunu gözlemliyoruz.

- Acil SMS gönderme oranının ise düştüğü görüyoruz. Bu durumu, insanların evden çıkamamasına ve yakınlarının kendilerine yardımcı olamayacağını düşünmesine bağlayabiliriz.


Yazarın Son Yazıları

Kamu-halk işbirliği 11 Eylül 2020
Karabük karıştı 28 Ağustos 2020
MUÇEV bilmecesi 21 Ağustos 2020
Dolarla işimiz var! 14 Ağustos 2020
Film yeni başlıyor 7 Ağustos 2020
Eylül korkusu 31 Temmuz 2020
Fındık oyunu 24 Temmuz 2020
Paylaşım ekonomisi 17 Temmuz 2020
Markalar sarsılıyor 10 Temmuz 2020
Sesleri duyulmadı 3 Temmuz 2020
5G’yi Çin’den almayın 26 Haziran 2020
Temel gelir kampanyası 19 Haziran 2020
Rusya’dan turist zor 5 Haziran 2020