Hikmet Altınkaynak

‘Karartma Geceleri’nden karartma günlerine...

10 Eylül 2020 Perşembe

Rıfat Ilgaz’ın 2. Dünya Savaşı yıllarından ve kendi yaşamından bir kesiti anlattığı Karartma Geceleri (Çınar Yayınları, 2017) romanını okumanızı, filmini görmenizi öneririm.

Savaş kapımıza dayanmıştı. Türkiye, İsviçre gibi tarafsızlığını korumaya çalışıyordu. İngiliz Başbakanı Churchill, Türkiye’yi savaşa sokabilmek için 30 Ocak 1943’te Adana’ya geldi. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile iki gün, saatlerce görüştü. Ama İnönü, savaşa hayır dedi, tarafsızlığını korudu, Türkiye’yi savaşa sokmadı. Kimseye savaş acısı yaşatmadı. Hitler ordularının saldırılarına uğramamak için savaşan ülkelerde ve ülkemizde geceleri ışıklar yakılmıyor, “karartma” uygulanıyordu. Geceler, “karartma geceleri” oldu.

‘Sınıf’ın şairi Rıfat Ilgaz

Rıfat Ilgaz, Hababam Sınıfı oyunuyla olduğu kadar Sınıf şiiriyle de fırtınalar estirmiş, toplumu sarsmış, 1940 kuşağı şairi ve yazarıydı. Karartma Geceleri’ndeki Mustafa Ural, bir anlamda Rıfat Ilgaz’dı.

İlk kitabı Yarenlik’ten sonra Sınıf adlı şiir kitabını çıkardı. “Sınıf” sözcüğünün TCK’nin 141 ve 142. maddelerinde geçen sözcük olduğu düşünülerek kitabı sıkıyönetimce toplatıldı, soruşturma açıldı. Daha sonra gerçek ortaya çıktı, aklandı.

Günümüzde medyanın büyük bir bölümü tarafsızlığını yitirdi. Özellikle gazeteler, televizyonlar. Tarafsız/bağımsız haber sunan kanallar çok sınırlı kaldı, ama bunlar tam tersi oranda da çok etkili hale geldi.

Uçan söz, kalan yazıdan önemli

Gerçeklerin ortaya çıkmasını istemeyen iktidar, güç odakları önce ekonomik cezalarla bağımsız medyanın sesini kısmaya çalıştı. Yetmedi, bu kez yayın yasağı getirmeye yani “karartma” uygulamaya başladı. Ama “söz uçar yazı kalır” sözünde olduğu gibi gerçekler uçtu gitti! “Uçan söz” gerçekleri anında dünyanın dört bir köşesine ulaştırıyordu ki, ceza olarak ilk “karartma günleri” TELE 1’e uygulandı. 

TELE 1’in kuruluşunu Genel Yayın Yönetmeni Merdağ Yanardağ ile “18 Dakika” adlı bilgilendirici, ufuk açıcı bir program yapan Emre Kongar, bir yazısında “9 Ocak 2017 tarihinde resmen yayına başladı” diye yazdı.

Demek ki henüz dört yılını doldurmayan kanalın etkisi, izleyeni çok büyük olmalı ki gerçekler “sızmasın” diye ekran karartılıyor! “Karartma günleri” uygulanıyor! Ne üzücü!

Alberto Manguel’e göre

Ülkemizde çok iyi tanınan Arjantinli yazar Alberto Manguel, “söz uçar, yazı kalır” sözüne Merak adlı deneme kitabında (YKY, 2017) yeni bir boyut getiriyor: “Yazılan şey sayfada ölü kalır, ama söylenen şeyin kanatları vardır uçar” diyor. Demek ki sözler kanatlanıyor uçuyor ki korkuluyor!

Her şey bir yana gerçekleri halkın öğrenmesinden korkanlar, onları sansür etmeye çalışanlar, aslında İsmet İnönü’nün deyişiyle “Gerçeklerin er geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır” sözünü bilmeyenlerdir.

Karartma Geceleri unutulmadı, Rıfat Ilgaz, 1940 kuşağı şairleri yazdı/yazdılar. Özgürlüğün, kardeşliğin, demokrasinin, barışın, emeğin, insanseverliğin sesi oldular. Onları şiirleriyle, öykü ve romanlarıyla yaşattılar, andılar. Gerçeğin peşinde olan gazeteci, yazarlar da unutulmayacaklar.

Yarından sonraki gün, 12 Eylül. Hatırlayın, 12 Eylül romanları da böyle yazılmadı mı zaten? Unutuldu mu? 

Karartma günleri de unutulmayacaktır. TELE 1’in karanlığa karşı aydınlanmacı, doğrunun, gerçeğin peşinde koşan yayıncı kimliği, her zaman dile getirdiği hesap verme yükümlülüğü, düşünce çeşitliliği, editoryal dürüstlüğü ve bağımsızlığı; demokrasiye, Cumhuriyete, Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılığı unutulmayacaktır. Ve elbette bunları savunan, uygulayan gazeteci ve yazarları... İyi ki varlar...


Yazarın Son Yazıları

Ekim gündemi 1 Ekim 2020
Atatürk dedim önce... 24 Eylül 2020
Ziller çalmasın! 3 Eylül 2020
Beş yıl geçti... 27 Ağustos 2020
Şiirle dünya yolculuğu... 20 Ağustos 2020
Askıda kitap 13 Ağustos 2020
Birinci 100 yazı ve... 6 Ağustos 2020
Yarın 24 Temmuz... 23 Temmuz 2020