Covid-19’la savaşta “3 T 1 E”: Temizlik, tecrit, test ve eşgüdüm!

17 Mart 2020 Salı

“Çabuk ve kolay karar alınıyor” diye övdükleri, “ekonomiyi uçuracak, terörü şıp diye bitirecek” diye pazarladıkları tek kişiye dayalı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” genel olarak iç ve dış bütün politikalarda duvara toslamanın yanında ilk krizde de yetersiz kaldı:

Ne okullar zamanında kapatılabildi, ne dış seyahatler (ve elbette Umre) zamanında sınırlanabildi, ne Cuma Namazı zamanında engellenebildi, ne tecritler için gerekli önlemler alınabildi, ne de belki de en önemlisi, hastaneler Koronavirüsle mücadele için hazırlanabildi.

***

Çin deneyiminden ve Avrupa’dan öğrenilen bilgilere dayalı olarak uzmanların önerileri COVİD-19 ile mücadelede dört önlemi vurguluyor:

1) Temizlik:

Her yer değiştirmede, zorunlu olarak dışarı çıkıldığında, her eve dönüşte, aynı yerde iki saate bir, elleri en az yirmi saniye sabunla yıkamak, sabun ve su olmayan yerlerde dezenfektan sprey veya jeller kullanmak.

2) Sosyal ilişkilerde tecrit:

Mümkünse evden çıkmamak, zorunlu olarak evden çıkıldığında, olanaklı ise toplu taşıma araçlarını kullanmamak, işyerlerinde veya alışverişlerde insanlarla araya 1-2 metre mesafe koymak.

3) Hastalık belirtisi gösteren herkesi derhal test etmek:

Testler için yaygın ve kolay erişilebilir noktalar oluşturmak, pozitif sonuç verenleri hemen tecrit etmek ve tedaviye başlamak.

4) Bütün sağlık hizmetlerini ve kurumlarını COVİD-19 için il bazında koordine etmek için eşgüdüm merkezleri kurmak:

Bu salgın tek bir merkezden, Ankara’dan yönetilemeyecek kadar hızlı, yaygın ve etkindir.

Bu nedenle büyük kentler başta olmak kaydıyla, il veya bölge düzeyinde bütün sağlık kurumları ve hizmetleri ile eşgüdüm sağlayacak merkezler kurmak!

***

Doğrudan COVİD-19’a yönelik bu 4 özel önleme ek olarak iki genel ilkeyi de anımsatmak istiyorum:

1) ŞEFFAFLIK.

2) UZMANLARLA İŞBİRLİĞİ.

***

1) Değerli okurlarım, bu iktidarın her olumsuz olayda ve krizde başvurduğu yasaklama ve sansürleme, bu krizde krizin etkilerini ve sonuçlarını çok daha vahim hale getirecektir.

Çünkü bu kriz, hem duyulması engellenebilecek nitelikte değildir, hem de duyulması sansürlendiğinde halkın kendini koruma tedbirleri alması önlenmiş olacaktır.

Oysa bu salgının önlenmesinde halkın eğitilmesi, belli yasakların duyurulması, belli toplumsal tutum ve davranışların önerilmesi gerekmektedir.

2) Ayrıca, tek bir kişinin yetenekleri de (ne kadar bilgili olursa olsun), iktidarın yetersiz kadroları da, bu salgınla savaşta yeterli değildir.

Bugüne kadar önlemlerin alınmasındaki gecikmeler, eksiklikler, bu yetersizliği açıkça ortaya koymuştur.

Derhal, Türk Tabipleri Birliği ve göğüs hastalıkları, bulaşıcı hastalıklar, acil servis ve yoğun bakım gibi, tıbbın ilgili alanlarındaki STK’lerle yakın işbirliğine girişilmelidir.

***

Sevgili okurlarım, hepinizin sağlığınızı ve haysiyetinizi yitirmeden bu salgını atlatmanızı diliyorum.


Yazarın Son Yazıları

Bir mektup, bir haber 17 Mayıs 2020