ATATÜRK ‘Tekâlîf-i Milliye’yi Anlatıyor-5

24 Nisan 2020 Cuma

Dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ydı.

İktidar ne kadar hoşlanmasa da millet bu bayrama sahip çıktı ve yurdun her köşesinde coşkuyla kutladı.

Bugün, Meclis’in açılmasından zaferin kazanılmasına kadar geçen süre içindeki en önemli dönemeci, Sakarya Meydan Muharebesi’ni hazırlayan “Başkomutanlık” yetkilerini ve “Tekâlîf-i Milliye Emirleri”ni Atatürk’ün kendi sözleriyle anlattığım yazı dizisine devam ediyorum.

***

Görüşmeler, 5 Ağustos 1921 günü de sürdü. O gün, bazı milletvekillerinin tereddütlerinin iki noktada yoğunlaştığı anlaşıldı. Birincisi, Meclis’in herhangi bir biçim ve surette iş göremez hale getirilmesi; ikincisi, üyelerden herhangi biri hakkında keyfi, yasadışı muamele yapılması.

Bu kuşku ve tereddütleri giderecek açıklamalarda bulunduktan sonra, yapılacak yasada da bu noktalara ilişkin gerekli kayıtların konulmasının uygun olduğunu belirttim ve vermiş olduğum önergeyi buna göre yeniden hazırlayarak, bir proje olmak üzere Meclis’e sundum. İşte bu proje maddeleri üzerinde yapılan görüşmeler sonunda, 5 Ağustos 1921 tarihli, bana Başkomutanlık verilmesine ilişkin olan yasa çıktı. Bu yasanın ikinci maddesine göre bana verilmiş olan yetki şuydu:

“Başkomutan, ordunun maddi ve manevi kuvvetini olanaklı olduğu ölçüde artırmak ve yönetimini bir kat daha sağlamlaştırmak için, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bununla alakalı yetkisini Meclis adına fiilen kullanmaya yetkilidir.”

Bu maddeye göre benim vereceğim emirler yasa olacaktı.

Efendiler, bu görevlendirmeden dolayı, “Meclis’in hakkımda gösterdiği güven ve inanca layık olduğumu az zamanda göstermeyi başaracağım” dedikten sonra, Meclis’ten bazı ricalarda bulundum.

Örneğin, henüz Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı görevlerini üzerinde bulunduran Fevzi Paşa Hazretleri’nin çalışmalarını Genelkurmay Başkanlığı işlerine yoğunlaştırabilmesi için İçişleri Bakanı olan Refet Paşa’nın Milli Savunma Bakanlığı’na getirilmesi ve yerine başka birinin seçilmesi.

Özellikle, Meclis’in ve Bakanlar Kurulu’nun içte ve dışta, sakin ve çok güçlü bir durumda görünmesinin önemli olduğunu ve ufak tefek nedenlerle Bakanlar Kurulu’nu sarsmanın uygun olmadığını belirttim.

Yasa önerim aynı gün, açık oturumda okundu. İvedilikle görüşüldü ve isimler okunarak oya konuldu. Oybirliğiyle kabul olundu.

Bu nedenle yaptığım kısa bir konuşmanın bir iki cümlesini tekrar etmeme izin vermenizi rica ederim. O cümleler şunlardı:

Efendiler, zavallı milletimizi esir etmek isteyen düşmanları mutlaka yeneceğimize ilişkin olan inancım ve güvenim, bir dakika olsun sarsılmamıştır. Bu dakikada, bu kesin inancımı, yüksek heyetinize, bütün millete ve bütün dünyaya karşı ilan ederim.

(Emre Kongar Seçkisiyle NUTUK, İstanbul, Remzi Kitabevi, ss. 142-144)

***

Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramınız bir kez daha kutlu olsun.

Atatürk’ün sözleriyle Tekâlîf-i Milliye Emirleri’nin devamı var.


Yazarın Son Yazıları