Adnan Binyazar

Conway Düğümü

18 Eylül 2020 Cuma

Lisa Piccirillo, ABD Texas Üniversitesi’nde doktora öğrencisidir. Boş zamanlarında çalışarak, kısa sürede, 50 yıldır çözülemeyen bir matematik sorunu olan “Conway Düğümü”nü çözmeyi başarmıştır. Çözümün evrelerini abartmadan açıklarken, şaşkına dönen profesörü Cameron Gordon, “Anlatırken neden heyecan duymuyorsun!” deyince, gülümsemekle yetinir.  

Conway Düğümü’nü, 1970 yılında İngiliz matematikçi John Horton Conway’in gündeme getirdiğini, 2018’de katıldığı bir seminerde duyan Piccirillo, çözümü birkaç ay önce Annals of Mathematics adlı bilimsel dergide yayımlanınca Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde öğretim üyeliğine getirilerek ödüllendirilir.    

Gordion düğümü 

Bir başka düğüm de MÖ 334 yılında Anadolu’da, Ankara yakınlarındaki Gordion’da çözülmüştür. Dünyaya egemen olmak amacıyla ordusunun başına geçerek doğu seferine çıkan Büyük İskender’in yolu Frigya’ya düşer. 

Frigya Kralı Gordios’un arabasının boyunduruk kayışı, uçları içe kıvrılarak düğümlenen kızılcık ağacının kabuğundan yapılmıştır. O güne değin, kayışın uçlarını bulup düğümü çözen olmamıştır. Ortalıkta, düğümü çözenin Asya’ya egemen olacağı söylentileri dolaşmaktadır. 

İskender duyar da düğümü çözmeden ayrılır mı oradan!  

Ama günlerce uğraşırsa da çözemez. Öfkeye kapılıp kılıcını çalınca düğüm kendiliğinden çözülür.  

Bir işe koyulmak kolay görünse de sonuca varmak zordur. İskender Asya’ya egemen olmak isterken dönüş yolunda ölünce ordusu kurda kuşa yem olmuştur.   

Söylenceler

Söylencelerde olaylar genellikle olumlu sonuçlanmaz. Bunun ayrımına, Köy Enstitüsü yıllarımda Sophokles’in Kral Oidipus tragedyasını okurken varmıştım.  

Oidipus bir tartışmada Thebai Kralı Laios’un ölümüne yol açınca, halk yeni kral aramaya girişir. Sfenks’in şu sorusunu yanıtlayan Thebai’ye kral olacaktır: 

Sabahleyin dört, öğleyin iki, akşamleyin üç ayaklı olan yaratık kimdir?

Yarışmaya katılanlar arasında Oidipus da vardır. Soruyu yalnızca o yanıtlar: 

O yaratık, insandır! Önce, kollarını da bacak gibi kullanarak emekleyince dört ayaklı olur. Gençliğinde iki ayak üstünde yürür. Yaşlılıkta baston ona üçüncü ayaktır.”   

Kral seçilen Oidipus, kraliçeyle evlenmek zorundadır. 

Her şey olupbittiğinde, öldürdüğü kralın öz babası, kraliçenin de annesi olduğunu öğrenince, iğneler batırarak iki gözünü de kör eder.  

Bugün bile, yükselenlerin, dünya benim diyenlerin başına neler geldiğini duyunca, Oidipus’un, tragedyanın sonundaki sözünü günlerce dilimden düşürmem: 

Bir insanın sonunu görmeden ona mutluluğa ermiş demeyin... 

Algılama 

Yaşanan olayları herkes düşüncesine göre değerlendirir. Tragedyada olaylar, insanın iradesini dışlayıp, yazgıyı öne çıkarma yönünde kurgulanır. Vurgulanmak istenen yazgının kaçınılmazlığıdır, yaratıcı değerlerin öne çıkması değildir. 

Çoğunluk, İskender’in düğümü parçalamasını kahramanlık sayar. Oysa yapılması gereken düğümün uçlarını bulmakken, İskender egemenlere özgü kaba güç gösterimiyle kılıcı çalıp kayışı parçalıyor.      

Piccirillo’ya gelince, direnerek boş günlerini verimli kılıyor. Sonuca varınca da kendisinden yüzlerce kez deneyimli bilim insanlarının önünde yer alıyor.   

Yaşam, ancak sanatsal, düşünsel yaratılarla anlamlı kılınıyor. İnsan her çağda düşüncesini, duygusunu bilimle, sanatla üretimsel kılarak kendini yenileme çabasında olmuştur. Söylenceler, destanlar, belleğe kazınan şiirler, romanlar, sürekli yenileri eklenen bilimsel buluşlar insandaki ileriye dönük yaratma direncinin ürünüdür. 


Yazarın Son Yazıları

Sağır kulaklara... 15 Ocak 2021
Eleştiri ahlakı 1 Ocak 2021
Balarısı 25 Aralık 2020
Einstein’ın mektubu 18 Aralık 2020
Hiç yoktan! 11 Aralık 2020
Tolstoy’un bisikleti 4 Aralık 2020
Aydınlanma bilinci 20 Kasım 2020
Öğrenci öyküleri 13 Kasım 2020
Elif ile Ayda 6 Kasım 2020
Korona gülmeceleri 23 Ekim 2020
Boşa giden emekler 9 Ekim 2020