Vitrindeki Albümler

Vitrindeki Albümler

01 Kasım 2019 Cuma, 23:59
Abone Ol google-news

Mehmet Polat & Embracing Colours ‘Quantum Leap’ (Aftab Reecords)

Amsterdam’da yaşayan Türk müzisyen Mehmet Polat’ın 2011 yılından bu yana hayata geçirdiği farklı projelerini de dahil edersek yedinci, Embracing Colours adlı yeni topluluğu ile gerçekleştirdiği ilk albümü “Quantum Leap”. 

Ut çalan, besteci Mehmet bu çalışmalarda oryantalist köklerini Afrika ve Batı müziği ile buluşturarak müzikal; yanı sıra çalgısının sınırlarını araştırıyor. O nedenle de uduna iki bas teli eklemiş.

Bu proje farklı kültürleri ve coğrafyadan insanları buluştuyor. Ana kadro dörtlü: Alman basçı Hendrik Müller ile Katalan davulcu Joan Terol Amigo sağlam bir ikili. Ekibin önemli aktörlerden biri Hollandalı akordeoncu Bart Lelivelt. Çalgısını caza çok iyi adapte etmiş fantastik bir akordeoncu. Anlamlı katkılar yapan misafirler de var: Birer parçada şarkıcı Çiğdem Okuyucu, Azeri kemençeci İmamyar Hasanov, Hollandalı trompetçi Eric Vloeimans ve Kıbrıslı kemancı Michalis Kouloumis. Bir parçada da Urfalı efsane Kazancı Bedih’in sesi kullanılmış. 

Müzisyenler aldıkları pasajlarla bir kuantum patlaması gibi ani ve süreksiz bir değişim yaratıyor; tangodan flamenkoya, oradan Türk makamlarına kadar uzanan meltemler estiriyorlar. Keşif tutkusu ile yapılmış, melodik açıdan zengin bir çalışma. 

Ahmet Tiryakioğlu ‘Bir’ (Poolside)

1983 Ankara doğumlu, ancak hayatının büyük bir kısmını İstanbul’da geçirmiş, 2015 yılında da tası tarağı toplayarak Bodrum’a yerleşmiş bir müzik insanı Ahmet Tiryakioğlu. Müzisyen bir aileden gelen ve asıl mesleği görsel iletişim-tasarım olan Ahmet, 2018 yılından itibaren kendini hepten müziğe vakfetmiş. Amaç elinde o güne kadar biriktirdiği yüzlerce besteyi kayıt altına almak. 

Ahmet’in ilk albümü “Bir” işte o yılların birikiminden seçilmiş, işlenmiş parçalardan oluşuyor. Kayıtların ve miksin tamamını yarı profesyonel bir ekipman ile Bodrum’daki köy evinde, tek kişilik ordu gibi gerçekleştirmiş. Akustik ve elektrik gitar, vokal, üflemeli çalgılar, davul programları, synthesizer ve bas gitar; hepsini kendi halletmiş. Parçalar çalgıları tek tek çalınarak üst üste kaydedilmesinin ardından, vokal ve doğaçlama kayıtlarının yapılarak düzenlenmesi sonucunda vücuda gelmiş. 

Ahmet’in müziğinde yetmişli yılların Alan Parsons Project’vari yumuşak senfonik elektro-popundan iki binli yılların (Depeche Mode sonrası) alternatif elektro-dans topluluklarına kadar uzanan bir etki hissedilse de, mid-tempo ve rafine şarkılarının günümüz kuşaklarına has bir dokusu var. Kaos ve kalabalıktan kaçan huzursuz genç bir adamın sesi. 

[email protected]