Viking ruhu!

Mitoloji denince akla hemen hemen her zaman geçmişle ilgili inanışlar geliyor. Günümüzde kimse belirli inanç sistemlerinden “mitoloji” diye bahsetmiyor; halbuki mitolojinin geçmişle olan bağının farkında olduğumuz kadar günümüzle ve belki geleceğimizle olan bağının da farkında olmak gerekir. Daniel McCoy’un İletişim Yayınları’ndan çıkan kitabı Viking Ruhu: Nors Mitolojisi ve Dinine Giriş bu bağlantılara dikkat çekiyor.

01 Ekim 2020 Perşembe, 17:46
Abone Ol google-news

Mitoloji denince akla hemen hemen her zaman geçmişle ilgili inanışlar geliyor. Günümüzde kimse belirli inanç sistemlerinden “mitoloji” diye bahsetmiyor; halbuki mitolojinin geçmişle olan bağının farkında olduğumuz kadar günümüzle ve belki geleceğimizle olan bağının da farkında olmak gerekir.

Daniel McCoy’un İletişim Yayınları’ndan çıkan kitabı Viking Ruhu: Nors Mitolojisi ve Dinine Giriş bu bağlantılara dikkat çekiyor.

Viking Ruhu, mitolojik hikâyelere girmeden önce “Norslar kimdir?” ya da “Mitoloji nedir?” gibi sorulara cevap vererek başlıyor. Bu sırada, hikâyelerde karşımıza çıkacak kavramları ve karakterleri de açıklıyor.

Bu kitapta vurgulanmak istenen yalnızca Nors mitolojisindeki hikâyelerden ibaret kalmıyor; McCoy, efsanelerin ne olduklarından çok günümüze ve kültüre nasıl yansıdıklarını tartışıyor.

DİL, MİTOLOJİ VE NORS!

Birbirini besleyen iki öğe olarak McCoy’un anlatısında da dikkat çeken başlıklardan biri dil ve mitolojinin ilişkisi. Bunun en basit örneklerinden biri, büyük tanrı Odin’in isminde gizli.

Aslında Odin’in bütün özellikleri isminde özetlenmiş. Kelime, Ó?r ve inn olarak ikiye ayrıldığında Ó?r, “ilham”, “vecd” ya da “gazap” olarak çevrilirken inn de bunlara sahip olan anlamını veriyor. Böylece, Odin’in şairlerin koruyucu tanrısı ve güçlü bir savaşçı olması, isminin köküyle vurgulanıyor.

Nors mitolojisinin dile etkisi sadece Nors dilleriyle de sınırlı değil. Örneğin, Viking Çağı’ndaki kutsal mekânlardan biri olan Thingvellir’deki toplantılar, İzlanda’daki çoğu yerleşimcinin baş tanrısı Thor onuruna, Thor Günü’nde yapılırdı. Bu gün, günümüzde Thursday - “Thor’un günü” (Perşembe) olarak İngilizcede hâlâ varlığını sürdürüyor.

McCoy, anlatımında açık bir şekilde dil hakkında konuşmasa da, her bölümde tekrar tekrar açıklayıp vurguladığı kelime kökleri üzerinden hem mitoloji ve dilin ilişkisinin, hem de mitolojinin günümüzle bağlarının altını çiziyor.

SORGULANAMAZ BİR KADER İNANCI

Nors mitolojisini anlamak için sadece efsaneleri okumak yeterli değil. Efsaneler ve kültür arasındaki bağları görebilmek için hikâyelerde sık sık bahsedilen kavramları da anlayabilmek gerekiyor. McCoy bu kavramlara gereken önemi veriyor. Örneğin kader inancı, bu kavramlardan sadece biri.

Viking Çağı’nın Nors kültüründe kaderin yeri o kadar sorgulanamaz bir öneme sahip ki, McCoy, kaderin konumunu “modern dünyada bilim yasalarıyla kabaca aynı” şeklinde tanımlıyor. Ancak bu durum kadere boyun eğmektense kaderle beraber hareket etmeyi destekliyor.

Odin, evrenin sonunu getirecek Ragnarok’ta Fenrir isimli dev kurta yenilerek öleceğinden haberdardır, fakat yine de bu savaş için güçlü bir ordu toplar. Amacı, kaderini tekrar yazmak değil, bir Viking tanrısına yakışır bir şekilde ölmektir.

Kitabın adındaki “Viking Ruhu” da tam olarak bu kader inancı ve benzeri kavramlardan doğan bir düşünce ve efsaneler de bu ruhun somutlaştırılmasına destek olan anlatılar…

DİLDEN DİLE, DİNDEN DİNE EFSANELER!

Elbette, Viking Çağı Nors kültürüyle günümüzü bağlayan köprülerden belki de en önemlisi efsanelerin nasıl aktarıldığı meselesi...

En büyük ve güçlü tanrı Odin’in şairlerden sorumlu olması bile hikâye anlatıcılığının Nors kültüründeki gücünü ve önemini göstermek için yeterli aslında.

Ancak, geçmişten günümüze gelen tüm hikâyelerde olduğu gibi, Nors mitolojisindeki hikâyeler de çeşitli nedenlerden dolayı değişmiş, çıkarılanlar ve eklenenler olmuş.

Bunun en büyük sorumlularından biri de Hıristiyanlığın yaygınlaşması. İskandinavya’yı yavaş yavaş kaplayan bu yeni din, pek çok hikâyenin de günümüze Hıristiyan altmetinleriyle geçmesine sebep oluyor.

Hikâyelerin hem ağızdan ağıza hem de kültürden kültüre dolanarak ilerlemesi, orijinal efsaneyle günümüze ulaşan anlatım arasında bazı farklılıklar ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Fakat McCoy bu durumun doğal olduğunu vurguluyor: “Hiçbir gelenek, yenilik olmadan gerçekten yaşayamaz”.

iking Ruhu: Nors Mitolojisi ve Dinine Giriş, okura Nors mitolojisini anlamak için efsanelerden daha fazlasına ihtiyacı olduğunu gösteriyor. McCoy’un kitapta otuz dört mitolojik hikâyeye ayırdığı kadar mitolojinin kavram ve karakterlerine de yer ayırması, yazarın aslında okurun bu kitaptan ne almasını amaçladığını açıkça gösteriyor. Gerçekten de, Viking Ruhu’nu okumayı bitiren biri yalnızca Odin’in, Thor’un kim olduklarını, neler yaptıklarını değil, onları doğuran kültürü de öğreniyor. Böylece mitoloji günümüzde yaşamayı sürdürüyor: dilde, kültürde ve en önemlisi insanlarda iz bırakarak…