Sporda ranta son

Eski Bakan Erdoğan Toprak, CHP’nin iktidar olması halinde, ‘Passolig’ dahil birçok konuda devrim yapacaklarını söyledi.

12 Haziran 2015 Cuma, 09:44
Abone Ol google-news

2015 genel seçimleri sonrası olası koalisyon hükümeti için adı geçen CHP’nin İstanbul milletvekili ve eski Bakanlardan Erdoğan Toprak, “CHP iktidarında sporu siyasetin gölgesinden çıkarıp, torpil ve kayırma dönemine son vereceğiz” dedi. 2002 yılından bu yana Türk sporunun hem başarı, hem de etik anlamda kan kaybettiğine dikkat çeken Toprak, Cumhuriyet’e yaptığı özel açıklamalarda, tesis çöplüğüne dönüşen Türkiye’nin yeniden şampiyon adayı sporcular yetiştiren ülke haline geleceğini ifade etti.

 

‘Dopingle sporumuz dibe vurdu’

Türk sporunun sorunlarını, “plansızlık, programsızlık, yanlış tesisleşme, adam kayırma ve başarılı isimlerin önünün kesilmesi” olarak yorumlayan Toprak, şöyle konuştu: “Uluslararası düzeyde 2002’den beri sporda bir düşüş var. Bu düşüş olimpiyatlarda dibe vurdu zaten. Futbol, voleybol, basketbol, atletizm federasyonlarının durumu hepsi ortada. Çıkan başarıların da hepsi kişilerin kişisel başarılarıyla olmuştur. Bu sporcularda kendi mücadelesiyle tırnaklarıyla kazıya kazıya buralara gelmişlerdir. AKP döneminde Türkiye 2 alanda dibe vurdu, ilki doping, ikincisi şike iddiaları. Düşünsenize üst düzey 653 sporcudan numune alınıyor ve bunların 94-95’i dopingli çıkıyor. Şike konusunda da artık güvensizlik diz boyunu aştı. Şans oyunlarından bile çıkarılma noktasına geldik.

 

‘Federasyonlar çiftlik gibi’

CHP iktidara geldiğinde spor politikasını gözden geçireceğiz. Özerk federasyonların yapısını değiştireceğiz. Özerklik keyfiyet demek değil. 40-50 kişi bir araya geliyor, özerkiz diyorlar, devletten kaynak alıyorlar sonra o para kendi aralarındaki sistemle buharlaştırılıyor. Bu 40-50 kişi kendi adamları olduğu için sistem hesap da sormuyor. Ülkeyi yöneten parti, hükümet gücü ile federasyonları baskı altına aldı. 13 yıldır milletvekili olamayan adaylar, oralara buralara yönetici oluyor, yetmiyormuş gibi akrabalar, yandaşlar hepsi birer federasyon bulup sporu çiftlikleri gibi yönetiyorlar.

 

‘Kayırma bitecek’

CHP iktidarı, akraba eş dost kayırmacılığını bitirecek. Bunu tarihe gömmemiz lazım. İki tane alan torpili kabul etmez. Biri spordur, biri sanat. Çünkü sporda ve sahnede başarınız sizi kanıtlar. Akrabalık ilişkilerini yok edip, siyasetten arındırmamız lazım.

- Ülkedeki yetişmiş şampiyon ve eğitimli isimleri yeniden yönetim kadrolarına getireceğiz. Yetişmiş insan gücünü bir çırpıda heba etmeyeceğiz.

- Spordaki Ak ihale çarkını durduracağız. Şimdi iş çıkartayım ben komisyon kazanayım düşüncesi var. İhtiyaç varsa evet tesis yapılacak ama önce şu tesisleri bir işletelim. Malatya’da, Van’da, Ağrı’da, İzmir’deki tesisleri şampiyon adayı sporculara açacağız, eş dost, bakan akrabalarına değil.

 

'Passolig ucube'

- Passolig’le ilgili daha önceki 24. dönem parlamentosunda soru önergesi vermiştik. Passolig konusunu da en çok takip eden milletvekillerinden birisiyim. Dünyanın çok az yerinde uygulanıyor ama gereksiz. Ne olduğu belli olmayan tam bir ucube sistemle Türk futbolu ayağa kalkamaz. Bu rant amaçlı getirilmiş bir şey. Biz sporcuyla seyirci arasına rant koymayacağız. Taraftarın cebinden ekstra para çıkmayacak.

- Türkiye’nin güneydoğusunu bir paket olarak ele almamız gerekiyor. Bir tek spor olarak değil. Cumhuriyet Halk Partisi olarak büyük bir proje olarak ele alıyoruz. Özgürlükler var, insan hakları var. İş var, aş var, gençliğin eğitimi var. Ve spor var.

- Gençlik merkezlerini elden geçireceğiz. Sporcular arasında cinsiyetleri bile ortaya çıkartan ve bunu öne çıkartan yapılar var. Bunları tamamen kaldıracağız.

 

GSB’de Bağış telaşı

Genel seçimlerde tek başına iktidar olma şansını kaybeden AKP’nin en etkili olduğu bakanlıklardan Gençlik Spor Bakanlığı’nda olası koalisyon endişesi başladı. Özellikle 2011-2015 dönemindeki harcamalara ilişkin gazetelerde yer alan iddialar ve muhalefet partilerinin gündeme getirdiği soru önergelerinde yer alan savlardaki doğruluk payı, bakanlığın üst kat yönetiminde sıkıntı yarattı. 2011 yılında dönemin AB Bakanı Egemen Bağış’ın eşine ait Dekorname adlı şirkete tanesi 600 TL’den yaptırılan binlerce davetiyenin ödemelerine ilişkin faturaların ortaya çıkma ihtimali de sıkıntıları ikiye katladı.