Pandemide sanat

Pandemi döneminde Sapanca’da bir ev atölyeye kapanan genç sanatçılar sadece sanata odaklanarak çalışmanın sonucunu aldı.

16 Ekim 2020 Cuma, 05:30
Pandemide sanat
Abone Ol google-news

Birbirini daha önce tanıyan ve tanımayan 4 ressam ve heykeltraş Sapanca’da oluşturulan bir evden atölyede eserler üretmek için bir araya geldi. 4 ay boyunca verimli bir sanat çalışması ortaya koyduklarını dile getiren genç sanatçılar, toplu yaşamanın zor olduğunu ama birlikte üretimin eserlerine olumlu katkılar sağladığını söylüyorlar.

Sergi dahilinde yer alan eserlerde ele alınan konular bireyin toplum içindeki yalnızlığı, yabancılaşması, doğa, doğanın içerisinde yer alan başkalaşım ve döngüler, tabiatın genişleme ve yükselme güçleri, şehirleşme ve doğa tahribatı ile birlikte boyanın kendisi, malzemenin yapısı ve dokusu, eylemin kendisinin sanatçıdaki duygusal tatmini ve tezahürü, mekân, ev ve aidiyet gibi geniş bir yelpazede karşımıza çıkıyor.

BİNBİRDİREK SARNICI

Sergi, 18 Ekim - 17 Aralık tarihleri arasında Burak Çizer, Elif Renda, Gökçe Balcı, Okan Karaçam, Sibel Niksarlı ve Zeynep Büşra Demir’in çalışmalarını “1002 Sanat” başlıklı karma sergi ile Binbirdirek Sarnıcı’nın ev sahipliğinde sanatseverle buluşacak.

Heykel sanatçısı Burak Çizer’in üçü ahşap, biri taş ve biri de metal olmak üzere beş adet heykeli sergide yer alacak.

Çizer, “Sunulan her türlü imkânla birlikte muhteşem bir doğanın içerisinde üretiyor olmak, pandemi döneminde verimli bir süreç geçirmemi sağladı. Eserlerimde doğa ile yaşamın içerisinde yer alan başkalaşım ve döngü konularını ele alıyorum. Oluşturduğum organik yapı içerisinde zamanının gelmesini bekleyen varlığın gergin-yumuşak formlarını kullanarak kendi kozalarımı yaratıyorum. Sapanca’daki bu yerleşkede, doğa ve yaşam döngüsünün direkt içinde yaşayabilmek üretimlerime oldukça katkıda bulundu” diyor.

Ressam Elif Renda, 11 yaşında resim kursu ile başladığı sanat yolculuğunun bu aşamasında, 16 adet büyük ve 14 tane küçük resim çalışması ve 3 ahşap heykeliyle sergiye katılıyor.

Renda, “Yeni mezun bir sanatçının üretimi için gereken mali geliri karşılaması pek kolay değildir. Sapanca’da bize sağlanan imkânların en büyük faydası üretimden başka hiçbir sorunu dert etmek zorunda olmayışımızdı. Bununla birlikte gelen psikolojik rahatlama ile doğanın içerisinde tamamen üretimimize odaklandık. Bu sürecin sonunda ortaya çıkan eserlerim için ‘özgür’ kelimesi en iyi tanımlama olacaktır” diyor.

Ressam Gökçe Balcı, pandemi sürecinde Sapanca’ya gitmeden önce eline fırça bile alamamış. Bunalmıştım ve üretemedim diyen genç ressam, Sapanca’da ürettiği; 13 büyük, sekiz küçük resim ile katılıyor. 

Balcı, “Resim ve heykel atölyesi olmak üzere ikiye ayrıldık. Başta iki sanatçı olarak başladık daha sonra sayımız dörde yükseldi. Bununla beraber işbölümümüz de ciddileşti. Zaman zaman tabii ki anlaşmazlıklar yaşandı fakat düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz toplantılarla bunların üstesinden gelindi. Normalde yapmaya çekindiğim her tekniği denedim ve sonuçlar beni çok memnun etti. Umarım görenler de benimle aynı fikre kapılır” diyor.

3 RESİM, 15 HEYKEL

Sergiye üç resim ve 15 heykel ile katılan Okan Karaçam dört aylık süreci şöyle özetliyor: “Sürecin üretimimdeki etkisi çok büyük. Başlarda yaşadığım zorluklar gün geçtikçe azaldı. Teknik aksaklıklar yaşadığımız çok zaman oldu. Bulunduğum ormanlık alanın özellikle benim gibi kendine ağaçları ana konu edinmiş birine faydası nasıl dokunmasın? Ortaya çıkardığım her eserin altında Sapanca’nın doğasının katkısı çok büyük.”

Sergide dört adet resim, dokuz adet enstalasyon çalışması ve bununla birlikte bir adet video art ile katılan Zeynep Büşra Demir, Sapanca’da dört aylık üretim sürecinde yer almamış ve sergiye sonradan dahil olmuş. Demir, “Mekânı Düşlemek: Ev” adlı seride, tuval yüzeyini keserek negatif kolajı gerçekleştirme, fiziksel boyut sınırlandırmasını aşmayı amaçlıyorum. Mekân, ev, aidiyet kavramları üzerinde çalışarak gerçek espası sanatın malzemesi yapmayı ve enerjiyi tuvalin dışına uzatmayı hedeflemekteyim. Tuvalin ardına yeni bir katman yaratarak görünen katmanın ardına, mekâna dair sorular oluşturmayı amaçlıyorum. Resimlerimde ve video enstalasyon çalışmalarımda uzama açılmayı amaçlıyorum. Bununla birlikte en büyük yardımı ışıktan alıyorum. Işık, gölge, boşluk ve kaide aynı anda çalışmalarıma hizmet ediyor ve bizi zamanın ve mekânın sonsuzluğuna dayanan sürecine tanık ediyor. Böylelikle ev kavramı çerçevesinde, bir mekân düşü yaratmayı amaçlıyorum” diyor.