Futbolu bekleyen tehlike: Sözleşmeler!

Avukat Kılıç, "Süper Lig’de yer alan 18 kulüpte toplam sözleşmeli oyuncu sayısı 509 ve bunların 257’si yabancı futbolcu. Bu durumda kulüplerin bütün futbolcular ile genel geçer bir kural belirlemeden, futbolcuların ve kulüplerin birbirleriyle olan güç dengesine göre belirlenecek şartların ayrı ayrı tayin edilmesi farklı sorunları beraberinde getirecek ve krizi daha da derinleştirecek" dedi.

27 Mayıs 2020 Çarşamba, 11:39
Abone Ol google-news

Spor hukukçusu Özgür Kılıç, kororonavirüs nedeniyle duran ve 12 Haziran sonrası başlaması planlanan liglerin getireceği hukuki sorumlulukların can yakacağını söyledi.

Spor ve özellikle de futbol hukuku konusunda FIFA ve UEFA'nın aldığı kararların sadece tavsiye niteliği taşıdığına da dikkat çeken Kılıç,"Yapılması gereken, geç kalınmadan oyuncular ve teknik adamlar ile sözleşmelerinin lig tamamlanana kadar devamı için teker teker ek protokol yapılması ve talimatın taşıdığı risklerin bertaraf edilmesidir" dedi.

İŞTE O RİSKLER!

"Koronavirus sebebiyle liglerin durdurulduğu ilk günden beri futbol gündeminde başı çekmese de  önemli sorunlardan biri de süresi bitecek futbolcu sözleşmelerinin akıbetinin ne olacağıydı.

Futbol dünyasına hakim olan yaklaşım, futbolcu sözleşmelerinin ilgili senenin Mayıs sonu veya Haziran sonu sona ermesi yönündedir. Türkiye’de ise TFF talimatı uyarınca sözleşme bitiş tarihi 31 Mayıs olmak zorundadır. Bugüne kadar bu durum bir sorun oluşturmamıştı ta ki COVID-19 sebebiyle liglerin ertelenmesi sonucu resmi maçların Haziran  sonrasına sarkmasına kadar.

Bu konuda futbol kulüpleri, sözleşmelerin akıbeti hakkında federasyonlarından ve UEFA ile FIFA’dan yol gösterici açıklamalar yapmasını ve hatta yapılabiliyorsa kararlar almasını bekledi ancak federasyonların ve FIFA’nın açıklamaları tavsiyeden öteye gitmedi. Sürecin başından beri söylenen kulüplerin oyuncular ve teknik direktörler ile anlaşma yoluna gitmesinin doğru olacağı yönündeydi. Bu bağlamda Avrupa futbol gündeminde bir iki aylık uzatmalar gündeme geldi, futbolcu birlikleri ile görüşmeler yapıldı. Futbolcularının sözleşme ücretlerinin yanında, biten sözleşmeler de en önemli gündem maddelerinden birini oluşturdu.

Ülkemizde ise TFF bu konu hakkında 06.05.2020 tarihinde bir açıklama yayınladı. Maalesef Türk futbolunun düzenleyici konumundaki yönetici organının bu açıklamaları tavsiye niteliğinden öteye gitmiyordu. Bu tavsiyelerde yer verilen ifadelerden bir kısmı ise şunlardı:

1- Öncelikle kulüpler ile futbolcu ve teknik adamların müsabakalara ara verilen döneme ilişkin sözleşme şartlarını Covid-19'dan kaynaklı ekonomik koşulları dikkate almak suretiyle karşılıklı olarak Türk Hukukuna uygun olarak yeniden belirlemeleri önerilir. 

2- Tarafların karşılıklı olarak anlaşamadığı durumlarda kulüplerin genel mevzuata uygun olarak tek taraflı şekilde sözleşme koşullarında değişikliğe gitmesi halinde aşağıdaki hususların kulüplerce yerine getirilip getirilmediği TFF Hukuk Kurulları tarafından dikkate alınacaktır.

TFF açıkladığı üzere kulüplerin futbolcu ve teknik adamlar ile teker teker anlaşma yoluna gitmesini tavsiye etmiştir. Ancak yalnızca Süper Lig’de yer alan 18 kulüpte toplam sözleşmeli oyuncu sayısı 509 ve bunların 257’si yabancı futbolcu. Bu durumda kulüplerin bütün futbolcular ile genel geçer bir kural belirlemeden, futbolcuların ve kulüplerin birbirileriyle olan güç dengesine göre belirlenecek şartların ayrı ayrı tayin edilmesi farklı sorunları beraberinde getirecek ve krizi daha da derinleştirecektir. 

FIFA, son yayınladığı raporda ise üye federasyonun veya ligin zorunlu bir düzenlemeye hükmedip hükmedemeyeceği yönündeki soruya tavsiye niteliğinde şu cevabı vermiştir: “Prensip olarak, devam eden iş sözleşmelerinin akıbeti ulusal hukuk veya ulusal futbol düzenlemeleri (veya tarafların belirledikleri hukuk) ve tarafların sözleşmelere bağlılıkları ile belirlenmelidir. FIFA hukuki kurullarının, yalnızca ulusal hukukça ve ulusal futbol kurallarınca izin verilen (özellikle kulüp ve çalışan arasındaki anlaşmanın tarafı olmayan bir organ tarafından yapıldığı göz önüne alındığında) ve futbolun içinde yer alan ortakları (futbolcular birliği, antrenörler birliği, kulüpler birliği) veya paydaşlarınca toplu olarak kabul edilen düzenlemeleri tanıyacağını belirtmiştir.”

Avrupa’da, özellikle ileri gelen liglerde, kulüpler ve federasyonlar FIFA’nın belirttiği gibi bu süreci futbolun parçası olan futbolcular ve birlikler ile birlikte yürütüyorlar. Bugüne kadar gelen oturmuş futbolcu birliği kültürü sayesinde mevcut kriz ortamında futbolcular kendilerini toplu olarak güçlü bir şekilde ifade etme imkanına sahip oluyorlar. Bu durum yalnızca futbolcular yararına değil aynı zamanda kulüplere ve federasyonlara da fayda sağlamakta. Kulüpler ve federasyonlar da bu süreçte yükümlülüklerinin devamı veya krizden çıkmaya yönelik bir yol haritası belirlerken futbolun bütün paydaşlarını sürece dahil ederek bir yeknesaklık sağlıyor ve daha sonra futbolcu bazında münferiden ortaya çıkabilecek sorunların önünü kesmiş oluyor. Bunu da karşısında güçlü bir kolektif yapı olması sayesinde başarıyor. Türkiye’deki genel algıda futbolcuların birlik olmasının, sendikalaşmasının kulüpler için zorlaştırıcı bir unsur olacağı mevcut iken bir kriz anında bunun önemi ortaya konmuş durumda.  

Futbolun paydaşları ile yaşanan etkin iletişim sorunun yanında bugün için biten sözleşmeler konusu Türkiye’de futbolcu maaşları veya maçların takvimi kadar gündem olmadı. Maçların başlama tarihi ‘şimdilik’ 12 Haziran olarak açıklandı ve transfermakt.com ’da yer alan verilere göre sözleşmesi sona erecek futbolcu sayısı 121. Toplam oyuncu sayısının yaklaşık olarak dörtte birini oluşturan bu futbolcular 31 Mayıs tarihinden sonra olası bir krizin aktörleri olabilirler. 

Avrupa’da kulüplerin ve federasyonların maçların oynanabilmesi için ihtiyaç duyulan futbolcuların sözleşmelerine yönelik gösterdiği telaşın Türkiye’de olmamasının yanlış değerlendirilen bir sebebi var. TFF’nin Profesyonel Futbolcu Statüsü ve Transferleri Statüsü’nün 19. Maddesi’nde şu ifadelere yer verilmiştir:

(3)  Her halu¨karda so¨zles¸melerin bitis¸ tarihinin 31 Mayıs olarak tespit edilmesi zorunludur. So¨zles¸me bitis¸ tarihinden sonra resmi mu¨sabakaların devam etmesi halinde, so¨zles¸menin su¨resi mu¨sabakaların bitimine kadar uzamıs¸ sayılır. 

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; Türkiye’de kulüpler ile futbolcular arasında yapılan sözleşmeler bakımından TFF’nin tip sözleşmesinin kullanılması zorunludur. Bu sözleşmenin haricinde yapılan sözleşmeler TFF tarafından tescil edilmez. Bu tip sözleşmedeki Futbolcunun Yükümlülükleri başlığının altında şu ifadeler yer almaktadır: “Futbolcu, FIFA, UEFA ve TFF Statülerine ve düzenlemelerine uymak ile yükümlüdür. Bu bağlamda futbolcu ile TFF’nin talimatı ile bağlı olduğu ileri sürülebilir.

Kulüplerin de bugün için futbolcuların sözleşmelerini lig tamamlanana kadar uzatmak için bir anlaşma yoluna giderek ek protokol yapmaya gerek görmedikleri anlaşılmaktadır. Ancak bu talimatın geçerliliği tartışmasının yanı sıra bu talimat maddesinin amacının da yanlış yorumlanması sonucu kulüplerin büyük bir tehlike altında olduklarını söylemek gerekir. 

KRİZ ORTAMI KESTİRİLEMEDİ

Bu talimat maddesi bugün yaşadığımız gibi bir mücbir sebep, kriz ortamı için hazırlanmamıştır. Bu madde, sezon fikstürünün birkaç gün sarkması veya Türkiye Kupası finalinin Haziran ayının ilk haftasında oynanması ihtimaline karşı hazırlanmıştır. Bugün için Türk futbolunun karşı karşıya kaldığı durumda ise Süper Lig’in başlama tarihi ‘şimdilik’ 12 Haziran ve tamamlanıp tamamlanamayacağı sürece göre belli olacak. Bu yüzden kulüplerin bu talimat maddesine dayanarak bu yönde bir eylemsizlik tavrına gitmeleri, tehlikeden devekuşu gibi saklanmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. 

Yapılması gereken, geç kalınmadan oyuncular ve teknik adamlar ile sözleşmelerinin lig tamamlanana kadar devamı için teker teker ek protokol yapılması ve talimatın taşıdığı risklerin bertaraf edilmesidir. Aksi takdirde 12 Haziran tarihinde maçlar başladığı tarihte futbolcular – özellikle önceden de birikmiş ödenmemiş alacağı olan futbolcular – maçlara çıkmayı reddedebilir. 

Bu durum ilerisi için olası bir yargılama süreci getirebilir ancak bu yargılama kulüplerin lehine sonuçlansa bile sonuçlanması uzun sürecektir ve halihazırda ekonomik dar boğazda olan kulüpler için olası bir kriz ve takip eden başarısızlık ciddi bir sorun yaratacaktır. Karar almaya yetkin bir  futbolcular birliğinin eksikliği bu noktada kendini göstermekte ve bu süreci kulüpler için oldukça zorlaştırmaktadır. Ancak ortada herhangi bir sorun yokmuş gibi davranan kulüplerin bu konuda bir an önce adım atması gerekmektedir, aksi takdirde yeteri kadar problemi olan kulüpler için büyük bir tehlike kapıda beklemektedir."