Dolmabahçe’de “parti devleti” manzarası

Devletin resmi kurumu CİB, İstanbul Dolmabahçe’deki Cumhurbaşkanlığı makamında AKP ile ortak faaliyet yürüttü, konukları AKP Genel Başkan Yardımcısı ile devlet memuru olan İletişim Başkanı birlikte karşıladı. Konuyu TBMM gündemine taşıyan CHP Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, yaptığı açıklamayla uygulamaya tepki gösterdi.

14 Şubat 2020 Cuma, 10:01
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 7 Şubat  günü İstanbul Dolmabahçe’deki Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi’nde bazı radyo kuruluşlarının temsilcileriyle toplantı yaptı. Radyo yayıncılığının sorunlarının konuşulduğu belirtilen toplantıya, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal da katılarak Fahrettin Altun ile birlikte konukları karşıladı. 

Toplantıdan sonra İletişim Başkanlığı’nın resmi Twitter hesabında yayınlanan açıklamada, “Türk radyoculuğunun seçkin isimleri, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal ile bir araya geldi” denildi. 

Mahir Ünal da kişisel Twitter hesabından “Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanımız Sn. Fahrettin Altun‘un ev sahipliğinde ulusal radyo yayıncıları ile bir araya geldik..” şeklinde paylaşım yaptı. 

Cumhurbaşkanılığı İletişim Başkanı’nın Cumhurbaşkanlığına ait bir makamı, AKP’nin parti faaliyetlerinin hizmetine sunmasına tepki gösteren CHP İstanbul Milletcekili Yüksel Mansur Kılınç, Cumhurbaşkanlığı  İletişim Başkanlığı’nın genel bütçeli bir kamu kuruluşu olduğunu hatırlattı.

Saray’daki kuruluşlar eliyle yapılan “parti devleti” uygulamalarına her gün bir yenisinin eklendiğini ifade eden Kılınç, “Öyle görünüyor ki İletişim Başkanı Fahrettin Altun, ya başında bulunduğu kurumun bir devlet kurumu olduğunun farkında değil, ya da Saray’ın Kalem-i Mahsusası pozisyonuna bir de  AKP İletişim Sekreterliği görevini eklemek istemektedir” ifadelerini kullandı. 

Yüksel  Mansur Kılınç, İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Cumhurbaşkanlığına ait bir makamda başkanlık yaptığı toplantıya, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’ı davet etme yetkisinin olmadığını belirterek, “Tarafsız olması gereken kamu kuruluşunun bir siyasi partinin Genel Başkan Yarımcısı ile ortak faaliyet yürütmesi Anayasamıza ve yürürlükteki yasalarımıza tamamen aykırıdır” dedi. 

Türkiye’de radyoların RTÜK yasası çerçevesinde yayın yaptığını, RTÜK’ün de Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olduğunu ifade eden Kılınç, “İletişim Başkanlığı, bir siyasi parti genel başkan yardımcısı ile yürüttüğü bu faaliyet ile RTÜK’ü de devre dışı bırakmıştır. İletişim Başkanı, RTÜK’ün, Kültür ve Turizm bakanlığının yetkisine el koyarak bu yetkiyi Ak parti Genel Başkan Yardımcısına sunmuştur” dedi.  

Kılınç, açıklamasını şöyle sürdürdü:  “Radyoların sorunlarının konuşulacağı belirtilen toplantıda RTÜK temsilcisi yok…Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) ‘nin temsilcisi yok. Ama Ak Parti Genel başkan yardımcısı var. Saray’ın İletişim Başkanı ve onun ilişkili olduğu SETA eliyle yürüttüğü medya operasyonlarında öyle anlaşılıyor ki sıra radyolara gelmiştir. Whatsaap üzerinden yandaş gazetelerin manşetlerini belirleyen, televizlon tartışma programlarındaki yandaş konuklara talimatlar yağdıran, SETA eliyle medya mensuplarını fişleyen, TRT’yi Tekadam Radyo Televizyonuna dönüştüren, Anadolu Ajansı’nı seçim manipilasyonlarının merkezi haline getiren, şehit haberlerinde bile kendi ismini en başa koyup ayrımcılık yapan İletişim Başkanlığı, derhal kendi anayasal görev ve sorumluluk alanına dönmelidir. “

Konuyu Meclis gündemine de taşıyan CHP Milletvekili  Yüksel Mansur Kılınç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.