Adana’nın Altın Koza’sı kime gitti?

En İyi Film ödülünü Ercan Kesal’ın “Nasipse Adayız” filmi alırken Leyla Yılmaz’ın “Bilmemek” filmi, 27. Adana Altın Koza’nın 5 ödülle aslında en çok ödül alanı oldu.

22 Eylül 2020 Salı, 02:00
Adana’nın Altın Koza’sı kime gitti?
Abone Ol google-news

Gitmedim, görmedim, ama uzaktan izledim; oysa pek severim festivallerin son gecelerini, ödül alanların heyecanlarını ve o gecenin şamatasını. Gözle göremediğimiz bir virüs, hayatımızı mahvetmeye devam ediyor, ne yazık ki. 27. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, kapalı bir törenle Beşiktaş Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İstanbul’da, sanatçıların ve görevlilerin katılımıyla sona erdi. Gösterimler de İKSV’nin yardımıyla link üzerinden herkese açık olarak yapılmıştı. Kim kazandı diye sormamın nedeni “En İyi Film” ödülünü “Nasipse Adayız” filmiyle yönetmeni, senaristi, oyuncusu Ercan Kesal’ın aldığını bilmediğimden değil. Ama bilmediğim, “Bilmemek” filmiyle Yılmaz Güney Ödülü, En İyi Yönetmen Ödülü ve SİYAD En İyi Film Ödülü’nü “Bilmemek” kazandıysa asıl galibin kim olduğu? Bilmemek’in başarısı bununla da kalmıyor, Leyla Yılmaz “Bilmemek’le, En İyi Yönetmen ödülünü de alırken aslında festivalin 5 ödülle, en çok ödül alanı oluyor. Genç bir kadının erkek egemen bir piyasada bileğinin hakkıyla bu yıl pek çok ödül alması elbette beni de Erdoğan Mitrani, Erman Ata Unur ve Viktor Apalaçi’den oluşan ve sinemanın duayen eleştirmenleri olan SİYAD jürisini de mutlu ediyor.

Viktor Apalaçi “Bilmemek” bir kadın filmi diyor. “Görüntü yönetmeni, senaryo yazarı, yönetmeni, yapımcısı, yardımcı yönetmeni, cast direktörü, kostüm tasarımcısı kadın.” Ercan Kesal’ın “Nasipse Adayız” filminin her şeyi olduğu gibi burada da kadınların filmi elbirliğiyle bir şölen yemeği hazırlarcasına pişirip kotarmış olması çok güzel. Hatta başrol oyuncusu “Senan Kara’nın otoriter kocasının baskısını kabullenmiş, sevecen ama çaresiz öğretmeni canlandırırken yarışmanın en iyi kadın oyuncusu olduğunu” söylüyor Viktor Apalaçi.

SİYAD Ödül Jürisi’nden bir diğer duayen sinema yazarı Erdoğan Mitrani ise Bilmemek ve Leyla Yılmaz’la ilgili düşüncelerini şöyle dile getiriyor:

“Ankara’nın da En İyi Film’i seçilen “Bilmemek” sinemasal erdemlerinin yanında, sanat dünyamızın en erkek egemen oluşumu olan sinemamızda yaratıcı kadınların zaferinin de göstergesidir.

KADINLAR HOŞ GELDİNİZ

Yaşım icabı, Yeşilçam döneminin, “Kanun Namına”dan başlayarak, gelişim, yükseliş, gerileme ve yıkılışını fiilen izlemiş biri olarak Yeşilçam’da, camianın da pek fazla önemsemediği ancak iki üç (beş bile değil!) kadın yönetmen çıkmıştır. Yeşilçam sonrası Bağımsız Türk Sinemasının ilk yıllarında da durum pek farklı değildi. Ancak, son birkaç yılda filmlerini yazan, yöneten, çeken, kurgulayan “yaratıcı” kadın sinemacılar adlarını duyurmaya başladı, ulusal yarışmalarda ve özellikle uluslararası festivallerde çok sayıda ödül aldılar.

Leyla Yılmaz 20 Eylül’de “artık biz de varız” demedi, çünkü kadınlar sinemamızda hep vardı. “Bizi görün, çünkü biz buradayız” da demedi. Çünkü artık istesek de, istemesek de onları görmek zorundayız. Böyle şeyler söylemedi, ötekileştirmeden, ayırımcılıktan söz etti. Hani biz cesur erkeklerin söylemeye bile pek cesaret edemedikleri, üzerine çok da sağlam bir film yaptığı konulardan. Leyla’lar, Azra’lar, Ceylan’lar, çoktandır hakkınız olan bu yere hoş geldiniz.”

Yarışmanın ödüllü filmi Ercan Kesal’ın gerçek hikâyesinden oluşan ve seçimlerde aday olmaya soyunan deneyimsiz siyasetçiyi anlatıp canlandırdığı filmini izlemiş, beğenmiş, sizlerle de paylaşmıştım. Yarışma filmlerinden ödül alan Ceviz Ağacı, (Serdar Orçin: En iyi Erkek oyuncu) ve Ben Bir Denizim” (Sitare Akbaş: Umut Veren Genç Kadın Oyuncu ) filmlerini de izledim ama festivallik bunalım filmleri desem, çok mu kızarlar? Hatta bir festivalde niye bu kadar çok ödül verilir ve hatta adı niye Genç Kadın Oyuncu olur, diye sorsam? Ne kadar çok ödül, o kadar çok katılan mı, o kadar çok teşvik mi, jürinin de işi zor! Kendi adıma “Topal Şükran’ın Maceraları” filminin de bir tek “Sanat Yönetmeni” ödülü almasını yetersiz buldum. Ödüller her zaman tartışılır. Bu kez alkışlanıyor diyelim.

27. ALTIN KOZA FİLM FESTİVALİ SONUÇLARI

ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI’NDA ÖDÜL KAZANANLAR

En İyi Film Ödülü: “Nasipse Adayız” (Yönetmen: Ercan Kesal)

Yılmaz Güney Ödülü: “Bilmemek” (Yönetmen: Leyla Yılmaz)

En İyi Yönetmen Ödülü: Leyla Yılmaz (Film: “Bilmemek”)

En İyi Senaryo Ödülü: Ercan Kesal (Film: “Nasipse Adayız”)

En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: Senan Kara (Film: “Bilmemek”)

En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: Onur Berk Arslanoğlu (Film: “Plaza”) ve Serdar Orçin (Film: “Ceviz Ağacı”)

En İyi Müzik Ödülü: Payam Azadi (Film: “Ceviz Ağacı”)

En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü: Orçun Özkılınç (Film: “Mavzer”)

En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü: Emel Erden (Film: “Topal Şükran’ın Maceraları”)

“Ayhan Ergürsel” En İyi Kurgu Ödülü: Ali Aga (Film: “Nasipse Adayız”)

Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: Seda Türkmen (Film: “Mavzer”) ve Selin Yeninci (Film: “Nasipse Adayız”)

Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: Ozan Çelik (Film: “Mavzer”)

“Türkan Şoray” Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü: Sitare Akbaş (Film: “Ben Bir Denizim”) ve Deniz Altan (Film: “Plaza”)

Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü: Emir Özden (Film: “Bilmemek”) ve Ahmet Melih Yılmaz (Film: “Yeniden Leyla”)

ULUSAL ÖĞRENCİ KISA FİLM YARIŞMASI’NDA ÖDÜL KAZANANLAR

En İyi Belgesel Film: “Seval” (Yönetmen: Ahmet Keçili, Çukurova Üniversitesi)

En İyi Canlandırma: “Circle” (Yönetmen: Melisa Hoş, Dokuz Eylül Üniversitesi)

En İyi Deneysel Film: “61 Sokak No 4” (Yönetmen: Çağıl Saydam, İzmir Ekonomi Üniversitesi)

Bora Beycioğlu En İyi Kurmaca Film: “Vaveyla” (Yönetmen: Birhat Temel, Çukurova Üniversitesi)

FİLM YÖN EN İYİ YÖNETMEN ÖDÜLÜ

Ercan Kesal (Film: “Nasipse Adayız”)

SİYAD EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ

“Bilmemek” (Yönetmen: Leyla Yılmaz)