Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin yargılanmasına başlandı

İstanbul'da, "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisini imzaladıkları gerekçesiyle haklarında "Terör örgütü propagandası" suçundan dava açılan Boğaziçi Üniversitesi öğretim görevlisi Özlem Beyarslan ve doktora öğrencisi Nevim Borçin'in yargılanmasına başlandı.

cumhuriyet.com.tr
<video:949721>

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ayrı ayrı görülen duruşmalara, Beyarslan yurtdışında bulunduğu için katılmadı. Beyarslan'ın avukatı Veysel Ok, müvekkilinin mazeret dilekçesini sunarak bir sonraki celse hazır edeceklerini belirtti. Mahkeme heyeti de sanığın bir sonraki celse dinlenmesine karar vererek duruşmayı 19 Haziran'a bıraktı. 

DERHAL BERAAT TALEBİNE RET

Daha sonra ise Felsefe bölümü doktora öğrencisi Nevim Borçin hakim karşısına çıktı. Borçin iddianame kendisine tebliğ edilmediği için savunmasını hazırlamak üzere süre talep etti. Borçin'in avukatı İnayet Aksu ise "Ceza yargılamaları siyasi cereyanlardan etkilenmektedir" diyerek derhal beraat talebinde bulundu. Avukat Aksu ayrıca bu davanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden akademisyenlerin davası ile birleştirilmesini de talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Nevim Borçin'e iddianame tebliğ edildikten sonra savunmasının alınmasına karar verdi. Derhal beraat talebini reddeden heyet, davaların birleştirilmesi talebini savunmalar alındıktan sonra değerlendirilmesine karar verdi. Duruşma, 19 Haziran'a bırakıldı. 

"DERHAL SERBEST BIRAKILSINLAR"
 
Duruşma öncesi Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önündeki meydanda toplanan Boğaziçi Üniversitesi öğretim görevlileri, öğrencileri ile KESK üyesi bir grup, "Yaşamı ve Barışı savunan Onur Hamzaoğlu ve Serdar Başçetin derhal serbest bırakılsın" ve "Barış hakkımızdır. Barış talebi suç değildir, yargılanamaz" yazılı pankartlar açtı.

Grup adına ilk konuşması Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Can Candan yaptı. Candan, "Meslektaşlarımız Prof. Onur Hamzaoğlu'nun 47 ve Serdar Başçetin'in 43 gündür tutuklu olduğu bu günde Barış icin Akademisyenler olarak barışı, ifade özgürlüğünü ve akademiyi savunmak icin bir kez daha buradayız. 22-26 Mart arasında Boğaziçi Üniversitesi'nden 11 öğrenci gözaltına alındı. 22 Mart'ta yine Boğaziçi'nde gözaltına alınan ve sonra bırakılan 7 öğrenci ise gözaltında darp edildi ve tacize uğradı. 5 Aralık 2017den beri Barış için Akademisyenler adaletin kapısını aşındırmakta. Açılan 262 davada, 173 meslektaşımızın birinci celse,  24 meslektaşımızın ikinci celse duruşmaları görüldü. Üç duruşmada karar çıktı" dedi. Bugün Boğaziçi Üniversitesi'nden iki akademisyenin 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan ilk celse duruşmalarını takip edeceklerini söyleyen Candan, "İfade özgürlüğü anayasal haktır, barış talep etmek suç değildir, olamaz. Eğitim hakkı anayasal güvence altındadır, ihlal edilemez. Tutuklu olan hocalarımız Onur Hamzaoğlu ve Serdar Başçetin ve gözaltında olan 11 öğrencimiz derhal serbest  bırakılmalıdır" diye konuştu.

"ÖZEL BİR PROJE UYGULANIYOR"

Daha sonra konuşma yapan KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Yürütmesinden Eğitim-Sen 4. Nolu Şube Başkanı İzzet İldeş ise "Belli bir süreden beri Boğaziçi Üniveritesinde özel bir proje uygulanıyor. Özel bir ilgi gösteriliyor. Gerek öğrencilerin gözaltına alınması, öğrencilerin hedef gösterilmesi, akademisyenlerin gözaltına alınmasıyla ilgili bir furya hala devam etmekte. Hem barış imzacılarının, hem de öğrencilerin hak ve hukuklarına sahip çıkmak için buradayız" dedi.

Boğaziçi Üniversitesi'nin Türkiye'nin en köklü kurumlarından birisi olduğunu da ifade eden İldeş, "Boğaziçi Üniversitesi'ne girenler yüzde birlik dilimlerle giriyorlar. Ve bu noktada nerede ve nasıl düşünmesi gerektiğini çok iyi bilen öğrenciler. Barışın savunulması belki tarihte hiçbir zaman suç unsuru olarak bu şekilde tanımlanıp bir ironi haline getirilmemiştir. Ama memleketimizde ne yazık ki böyle" şeklinde konuştu. Grup açıklamanın ardından İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Nevim Borçin ve Özlem Beyarslan'ın duruşmalarını izlemek üzere adliyeye girdi.