Erdal Sağlam

Aşı fiyaskosu ekonomiyi kötü vuracak

14 Ocak 2021 Perşembe

2020 yılının son aylarına ilişkin ekonomik faaliyetin canlı olduğu, dün gelen kasım ayı sanayi üretim ve ciro rakamlarıyla da teyit edildi. Buradan yola çıkarak Türkiye’nin geçen yılı yüzde 0.5 veya biraz üzerinde büyüme oranıyla kapaması bekleniyor. Ancak bu büyümenin dengeleri bozduğu gibi, 2021 yılı büyümesinden çaldığı, yani bu yılki büyüme rakamının yüzde 5’lik hedefe ulaşmasının çok zor olduğu da ortaya çıkıyor.

Normal koşullar altında ekonominin dengelerinin sağlayabileceği 2021 yılı büyümesi en fazla yüzde 3 gibi hesaplanıyor. Analistlerin, bunun üzerinde bir rakam için büyümenin zorlanması halinde, zaten bıçak sırtı giden dengelerin yeniden önemli ölçüde bozulabileceği yorumlarını biliyoruz.

Bu noktada hesaplanmayan önemli unsurlardan birinin de yaşanan “aşı fiyaskosu” olduğunu düşünüyorum. Aşı fiyaskosunun sürmesi halinde bu yılki büyümenin daha da aşağıda gerçekleşme ihtimali yüksek. Sadece turizm açısından değil, ekonominin her alanında bu fiyaskonun olumsuz sonuçlarını görebiliriz.

Diyeceksiniz ki sadece ekonomi de mi, eğitim başta olmak üzere her alanda aşı fiyaskosunun büyük zararlarını göreceğiz. Çok doğru; ileriye dönük çok önemli faturaların biriktiğini görüyoruz ama “iktidar bari ekonomiyle ilgili kaygı nedeniyle aşı fiyaskosunu artık çözse, bir yola koysa” diyerek bu konuya ağırlık vermek gerektiğini düşünüyorum.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin 2021 yılında 31 milyon turist sayısını, 23.3 milyar dolarlık da turizm gelirini aşmayı hedeflediğini açıkladı. Turizmde “V çıkışı” beklediklerini kaydeden Bakan Ersoy, “Mart ayında vaka sayısında 2 bin, nisanda binli rakamlara aşılamanın da etkisiyle ineriz diye hedefliyoruz. Nisan ayı itibarıyla sezonun açılacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Bu rakamların ne kadar gerçekçi olduğunu, anladığımız kadarıyla mart hatta nisan ayı geldiğinde ancak görebileceğiz. Ancak hem dünyada, özellikle de Türkiye’deki aşılama faaliyetlerinin olumlu gittiğini söyleyemiyoruz. Dünyada yeni tip koronavirüs vakaları artarken, aşılama başlamasına rağmen karantinaların, kısıtlamaların arttığını görüyoruz. Son olarak, Japonya’da pandemiyle ilgili olağanüstü halin ekonominin yüzde 60’ını kapsayacak ölçüde genişletildiği haberleri vardı.

Yaşanan bu kaos içinde aşılamayı mümkün olduğunca çabuk ve etkin yapacak ülkelerin öne çıkacağı anlaşılıyor. Toplumun yüzde 60’ını aşılamayı başaran ülkeler, ne kadar çabuk bu hedefe ulaşırlarsa o kadar çabuk toparlanmaya başlayacaklar.

Sadece turizm alanında değil, her alanda aşılama performansları ülke ekonomilerini öne çıkaracak. Bu açıdan baktığımız zaman, aynen maske olayında olduğu gibi, Türkiye’nin çok gerilerde yer aldığı çok açık. Yeni etkinlik oranı yüzde 50.38 olarak belirlenen 3 milyon dozluk Sinovac aşısı ile yetinen Türkiye, etkinliği yüksek aşılar için, anladığımız kadarıyla henüz bir bağlantı yapabilmiş değil. 120 milyon doz aşının gerekli olduğu ortada ama bu ihtiyacın yüzde 2-3’ü için garanti sağlandı, o da etkinliği düşük aşıyla…

DÜNYA TURİZMİNDE ‘AŞI MI, TEST Mİ’ TARTIŞMASI

Konuştuğumuz turizmciler, 2021 yılı performansları için şu anda kesin bir şey söylemenin mümkün olmadığını, dünya turizm kamuoyunun şu anda seyahatlar için aşı mı yoksa testin mi geçerli olması gerektiğini tartıştığını söylediler. ABD’de, 26 Ocak’tan itibaren testi negatif çıkanlar dışında havayolu kanalıyla yurda giriş yasağı konulduğunu görüyoruz.

Bilgi veren turizmciler, seyahatlerin kısıtlanması, sınırların kapatılmasının en büyük tehlike olduğunu, bunun mümkün görülmediğini söylüyorlar. Şu anda uluslararası seyahatler için “aşı karnesi”nin olmasının mı yoksa “PCR testinin negatif çıkması”nın mı yeterli sayılmasının tartışıldığını, bu konunun mart veya nisan aylarında netlik kazanmasının beklediklerini söylediler. Kendilerinin, testin yeterli olması gerektiği görüşünde olduklarını kaydediyorlar.

Geçen yıl hiçbir şarta bağlı olmadan, kısıtlı da olsa turizmin gerçekleştiğini hatırlatan turizmciler, bu yıl negatif testle karantina olmadan hareketin yaşanmasını daha yüksek ihtimal görüyorlar. Kısıtların artmasının tüm dünya turizmi ve ekonomisi için kabul edilemez olduğunu kaydeden turizmciler, küresel anlamda insanların pandemi konusunda rahatlamasının turizm hareketlerini belirleyeceğini kaydediyorlar.

Bırakın ekonomide yarattığı tahribatı, turizmde yarattığı tahribatın Türkiye’nin cari işlemler dengesine, döviz arzına, dolayısıyla kurlar üzerindeki etkisine, 2020 yılında çok yakından şahit olduk. İktidarın, hiç olmazsa bu açıdan olaya yaklaşıp aşılamanın bir an önce başlaması, rakip ülkeler arasında Türkiye’nin tercih edilmesini sağlaması için artık harekete geçmesi gerekiyor.


Yazarın Son Yazıları