Hikmet Altınkaynak

‘Taze demlenmiş çay gibi’ İnsancıl, 30 yaşında

14 Kasım 2019 Perşembe

Tutkulu bir dergici de olan şair Cemal Süreya, “Edebiyatın kalbi dergilerde atar” demiş, Papirüs’ü büyük bir aşkla çıkarmıştı. Dergicilik tarihimizde iz bırakmıştı.

Gündem yaratan, edebiyata lokomotif olan dergiler için söylemişti bu sözü. Böyle dergilerin sayısı çok. Tutkulu dergiciler de... Ama yarım yüzyıl yaşatılanlar az.

Günümüzde şair Berrin Taş - felsefeci Cengiz Gündoğdu, dergi tutkusunu sürdüren bir çift... Dergileri İnsancıl, bu ay 30. yaşını kutluyor.

Servet-i Fünûn edebiyatı

İz bırakan dergiler içinde üç edebiyat akımını yaşatan Servet-i Fünûn dergisi, 54 yıl çıkmıştı. Tevfik Fikret’in de yönettiği bu dergi, Servet-i Fünûn Edebiyatını yaratmış, Tevfik Fikret, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Cenap Şahabettin, Hüseyin Cahit Yalçın...gibi yazarları yetiştirmişti. Batılı anlamda ilk romanlar olan Uşaklıgil’in yapıtları Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu bu dergide yayımlanmıştı. Derginin adına 1928’de Uyanış sözcüğü eklenmişti. Oktay Akbal’ın da ilk öyküsü 1943’te bu dergide çıkmış, Akbal gazeteciliğe bu dergide adım atmıştı.

Öte yandan Cumhuriyetin ilk yıllarında yayımlanan Yücel, İmece gibi dergiler içinde Varlık, en soluklu dergi oldu, 1933’ten beri yayımını sürdürüyor. TDK’nin aylık yayın organı Türk Dili 1951’den, Milliyet Sanat 1972’den, Hürriyet Gösteri 1980’den, Çağdaş Türk Dili 1987’den, İnsancıl dergisi de 1990’dan beri çıkıyor. (Bu arada 30 yıla merdiven dayayan öncü bir kitap dergisi ama edebiyata, yayıncılığa da yön veren, gazetemizin eki, haftalık Cumhuriyet Kitap’ı da anımsatalım.) Daha gençler de var, örneğin Patika 1993’ten, Berfin Bahar da 1995’ten beri çıkıyor. Kapananlar da var. Örneğin 1986’dan beri yayımlanan Kıyı, geçen yıl kapandı.

Bugün 14 Kasım, Orhan Veli’nin 69. ölüm yıldönümü. Saygıyla anarken onun akım yaratan, 1949 - 1950 arası 28 sayı çıkardığı 15 günlük Yaprak dergisini de unutmamak gerekir.

Bunların her birinin kurum dergileri olduğu ya da kurumsallaştığı görünüyor. Cengiz Gündoğdu – Berrin Taş yönetimindeki aylık kültür ve sanat dergisi olan İnsancıl ise, aynı zamanda hakemli bir dergi.

Taze demlenmiş çay gibi’

Cengiz Gündoğdu, ilk sayıda bu başlık altında yazdığı içtenlikli sunuşta “İnsancıl, insani gerçekçi çizginin dergisi”dir diyor, insanı da “verilere inanmayan, eleştiren, sorgulayan” olarak tanımlıyordu. Bu yöntem daha işin başında benimsenmiş olacak ki, çayevinde 7 ayda, 56 toplantı yapılıyor, sonunda “Taze demlenmiş çay gibi” İnsancıl çıkıyor.

Edebiyat aynı zamanda demokrasinin kilometre taşlarını döşeyen bir kurumdur da. İçinde dünya görüşü, felsefe vardır. İnsancıl’ın önceliği de zaten felsefedir. Böylece dergi direnen, savaşım veren, okuryazar yetiştiren bir kuruma dönüşüyor.

Bu sayıda Berrin Taş “Hep Yolda”, Cengiz Gündoğdu “Yıldız Güncesi”, Betül Çotuksöken “Felsefenin Gör Dediği” yazılarını, Yusuf Çotuksöken “Ayrılıkta Yalnızlık” şiirini yazmışlar. Çetin Örgen’in 30. yıl için “Uykusuz Gecelerden Birinde” şiiri ve Prof. Dr. Coşkun Özdemir’in mektubu yer alıyor. Cengiz Bektaş’tan Hasan Akarsu’ya, Öner Yağcı’dan Cafer Yıldırım’a, Sibel Özbudun’dan Nurşen Aydoğan’a 40 dolayında yazar/şair/bilim insanı bu 30 yıllık tutkuyu anlatmışlar, birer birer. Ne güzel!

Gündoğdu sunuşta: “Okurun felsefeyle ilgilenmesini istiyoruz... Estetik bilinci gelişmiş... hayatın içinde yaşayan... karşı cinsle şarap içmesini bilen... klasik müziği seven... parası yoksa sevgilisiyle karlı dağlara tırmanan... aşka körlük diye bakmayan... aşkı anarşizmle özdeşleştirmeyen... sanatı, hayatın önemli bir parçası gören... değişime hazır... modaya boyun eğmeyen... insani ideallere inanmış... direngen bir okur istiyoruz” diye yazmış. Tutkulu dergici, düşlediği okuru bulmuş ki, bugünlere gelmiş. Elinize, yüreğinize sağlık arkadaşlar. Nice yıllar İnsancıl.