‘Kendimi bu ülkeye ait hissetmiyorum!’

10 Kasım 2019 Pazar

Kitap, insanlığın en büyük buluşlarından biridir. İstediğiniz yerde kullanabilesiniz... İstediğiniz yerde bırakıp istediğiniz zaman bıraktığınız yerden devam edebilirsiniz... Şarj gerektirmez... Sağlıklı ortamda koruduğunuz sürece hiç bozulmaz... Size göre önemli olan yerinde durup baştan okuyabilirsiniz... İletişime açıktır, yanlarına not düşebilirsiniz...

Saymakla bitmez...

Kitabı yazanla okuyan buluşma ortamlarında bir araya gelebilir... Okur-yazar buluşmasıyla toplumdaki okuryazar oranı katlanır, yüksek enerji üretir.

Son üç haftada biz de kendimizce iyi bir okur-yazar buluşması yaptık. 19-20 Ekim Antalya Kitap Fuarı’ndaydık. Muhittin Böcek’in Konyaaltı Belediye Başkanlığı dönemindeki fuar, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile büyüdü. Bu yıl her dört Antalyalıdan biri fuara geldi, ziyaretçi rekoru kırıldı. Böcek, fuar alanındaki çay içimi sohbetimizde Altın Portakal’ın heyecanını yaşıyordu. O da başarılı bir ivme oldu.

26-27 Ekim’de de Ankara Kitap Fuarı’ndaydık. Fuar alanının okura dar gelmesi, yılda bir fuarın az gelmesi ne güzel! Önüzüdeki şubatta Ankara’da bir kitap buluşması daha yaşanacak. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın kentle yaşayan, kültür sanatla barışık kişiliğinin başkente çok şey katacağına inanıyoruz.

29 Ekim’de de Mersin’deydik. Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan’ın Cumhuriyet söyleşilerinde Murat Kaplan’la birlikteydik. Orada da başka okur-yazar buluşması yaşadık.

Bu kitaplı buluşmalarda öğrencilerle, “gelecek” üzerine dakikalık sohbetler ettik. İyi eğitim görmekte olan, seçtiği alanın bilincinde olan gençlerin önemli bir dilimi geleceği yurtdışında arıyor.

“Yurtdışı hedefin var mı” sorusuna şu tür karşılıklar verdiler:

­“Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, bizim alan yurtdışında çok değerli ama Türkiye’de kıymetini bilen yok. O yüzden geleceğimizin yurtdışında olduğunu düşünüyorum.

Çevremde herkes bir yolunu bulup yurtdışına gitmek istiyor.

Yüksek lisans için gideceğim ama ailem dönme diyor.” 

Bizi en çok etkileyen ise Ankara’da bir üniversite öğrencisinin sözleri oldu. Neden geleceği dışarıda aradığını sorduğumuzda şu karşılığı verdi:

Kendimi bu ülkeye ait hissetmiyorum!

Nasıl yani?

Hissetmiyorum... (Biraz sert bakmış olmalıyım ki) Kızmayın... Sordunuz, ben de cevap verdim...

Sizi bu duyguya sürükleyen en büyük etken ne?

Tek tek sıralasam her birine bir karşılık bulursunuz, biliyorum mücadele etmek gerek. Ama bunun için kendimi bu ülkeye ait hissetmem gerek. Ne bilimin kıymeti var ne eğitimin...

Dün de İstanbul Kitap Fuarı’nda başkentin köklü kuruluşu Bilgi Yayınevi’ndeydik. Bugün de Cumhuriyet Kitapları’ndayız. Suriye kitabı üzerinden bugünü, geleceği, çevremizi konuşacağız.

Her şeye karşın insanlığın en büyük buluşu kitapla geleceği aramaya devam edeceğiz.

Bugün Mustafa Kemal Atatürk’ü sonsuzluğu uğurlayışımızın 81. yıldönümü.

Atatürk öncülüğünde gerçekleşen Cumhuriyet devrimleri gençliğe öyle bir bilinç, öyle bir yurtseverlik ruhu vermişti ki, eğitim için yurtdışına gidenlerin hiçbiri orada kalmadı. Hepsi ülkesine dönüp Cumhuriyeti yüceltmek için çalıştı. Atatürk’ün deyimiyle bir kıvılcım olarak gidip meşale olarak döndüler.

Bugün böyle bir ruhu canlandırmanın günüdür.

Atatürk’ü anmak yetmez; anlamak, onun önerdiği aklın ve bilimin ışığında yeni kuşaklar yetiştirmek sorumluluğundayız...