Hikmet Altınkaynak

Hüzün ayındayız

07 Kasım 2019 Perşembe

Hüznün en çok yakıştığı ay, hangi ay derseniz, duraksamadan kasım derim. Çünkü kasımda yitirdiklerimiz, hiçbir ayda yok. İşte ilk 10 günde yitirdiklerimiz: 1 Kasım Yahya Kemal Beyatlı, 5 Kasım Bülent Ecevit, 7 Kasım Sulhi Dölek, 10 Kasım Mustafa Kemal Atatürk…

Yalnızca 10 Kasım, kasıma hüzün ayı demek için yeter. Ama kasım ayı, hüzün ayı olduğu kadar kitap sevenlerin, okurların da kitap ayıdır. Çünkü Dünya Çocuk Kitapları Haftası bu aydadır. Ayrıca Türkiye’nin en büyük kitap fuarı Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı bu ay açılır. Hüznü de insan ancak kitap okuyarak dağıtır. Ben de bu güncellikten hareketle önerilerde bulunacağım.

Mustafa Kemal Atatürk

Ülkemizin kurtarıcısı, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ve ülkemizin kurtuluş öyküsünü anlatan yapıtı Nutuk (Söylev) herkesçe okunmalıdır. Kendi kaleminden çıkan ve TBMM’de 36.5 saat süren konuşmasının metni olan Nutuk, aslında alanında büyük bir başyapıttır. Nutuk’un yaşa göre de hazırlanan basımları var.

Mustafa Kemal, herkesin bildiği Nutuk ve Geometri kitabıyla birlikte 14 kitap yazdı. Hakkında yazılan kitap sayısı ise 15 bini buldu. Doğal olarak yapıtları ülkenin kurtuluşu, bu kurtuluşun yolu, yöntemi, çağdaşlaşması üzerinedir. Bu arada okul ve silah arkadaşı Nuri Conker’in yazdığı Zabit ve Kumandan kitabından hareketle Mustafa Kemal de Zabit ve Kumandan ile Hasbihal kitabını yazdı. İlk basımı 1918, ikinci basımı Hasan Âli Yücel tarafından İş Bankası Kültür Yayınları’nın ilk kitabı olarak 1956’da yapıldı. Atatürk’ün doğumunun 125. yılında, Atatürk ve Conker’in kitapları tek kitapta bir araya getirilerek özgün ve yalınlaştırılan metinler karşılıklı sayfalarda yer aldı. Tarihe not düşüldü.

Bülent Ecevit

Devlet adamı, siyasetçi olduğu kadar düşünür, şair, yazar, gazeteci olan Bülent Ecevit’in tüm alanları kapsayan 4’ü şiir, 1’i çeviri olmak üzere 40’ı aşkın kitabı bulunuyor. Onu anlatan kitap sayısı ise 60’ın üzerinde. Şiirlerini Almancaya Yüksel Pazarkaya çevirdi. 1940’lı yıllarda şiir yayımlamaya başlayan Ecevit, edebiyatımızda hiçbir edebiyat grubuna, akımına bağlı olmayan bağımsız şairlerden. O şiir yazmayı “bir iletişim aracı”, “bir düşünce açıklama yolu” değil, “bir düşünce yöntemi” ve “özel eylem” olarak niteledi. Alman düşünür Hamann’ın “şiir insanlığın anadilidir” anlayışını benimseyerek şiirsiz kalan toplumun “insanlığın anadili”nden “kopmuş” olacağını, topluma yabancılaşacağını ileri sürdü. Ecevit’ten önereceğim yapıt, İyi Şeyler Olacak Yarın (Doğan Kitap) adlı şiir kitabıdır.

Yahya Kemal Beyatlı

Modern Türk şiirine kapı aralayan Yahya Kemal, kitap yayımlamak istemedi. Ancak kendisinden habersiz olarak sağlığında 24 Şiir ve Leyla (1932) adlı bir kitapçık basıldı. Yapıtları ölümünden sonra Yahya Kemal’i Sevenler Cemiyeti ile Yahya Kemal Enstitüsü ve Müzesi tarafından ya da yetki verdiği yayınevlerince yayımlandı. Şiirleri, bir şiirinin de adını taşıyan Kendi Gök Kubbemiz (1961) adıyla kitaplaştırıldı. Ertesi yıl buna Eski Şiirin Rüzgârıyla eklendi. Sonraki yıl Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş, ardından 1976’da Bitmemiş Şiirler yayımlandı. Gazete ve dergilerdeki yazıları 8 kitapta toplandı. Bir kitap olarak elbette Kendi Gök Kubbemiz’i öneririm.

Sulhi Dölek

Öykü yazarlığını Varlık’ta, mizah yazarlığını Akbaba’da pekiştiren Dölek, roman, oyun, senaryo yazarlığıyla 20’yi aşkın kitap yayımladı. İlk romanıyla Milliyet Yayınları Roman Ödülü’nü kazandı. Sonraki yıllarda ise Madaralı Roman Ödülü, Sabahattin Ali, Yunus Nadi öykü ödülleriyle Türkiye İş Bankası Edebiyat Büyük Ödülü’nü aldı. Dölek, yarbayken emekli olmuş, Süper Baba, Külyutmaz, İkinci Bahar, Yabancı Damat gibi televizyon dizilerinin senaryolarını kazandırmıştı ki, ansızın yaşama veda etti. Tam 14 yıl geçti. Bu süre içinde 2010’da Kirpi Cumhuriyet Kitapları’ndan çıktı. Bilgi Yayınları’ndan da çocuk kitapları yayımlandı. Bütün eserlerinin toplanacağı Eksik Parça Yayınları’ndan ise geçen yıl iki ödüllü kitabı Vidalar ile yine ödüllü ilk romanı Korugan çıktı. Dölek’in bu ilk romanını öneriyorum.

Evet, fuardan yararlanalım, kitap alalım, okuyalım, hüznümüzü dağıtalım. Ne demişti Melih Cevdet Anday: “Okumayan çürür”.