El elin anayasasını nasıl hazırlar?

31 Ekim 2019 Perşembe

Suriye’nin yakın gelecekteki kadersizliğini, affedersiniz kaderini belirleyecek süreç başladı; Cenevre’de yeni Suriye anayasasının yazımı için ilk buluşma gerçekleşti.

Sonda söyleyeceğimizi başta vurgulayalım; el elin anayasasını önce kendini düşünerek hazırlar.

Cenevre’de yazım sırasında karar alma mekanizmalarının son derece karmaşık olduğu dikkati çekiyor. 150 kişilik yazım komisyonunda son karar üçte ikiyle alınacak. Bunca çok tarafın olduğu, bunca birbiriyle çelişen çıkarların olduğu bir ortamda üçte ikilik bir ortak paydaya ulaşmak hayli zor.

Bu süreç kısa sürede sonuç vermez. Şu aşamada dileğimiz, iç savaş ortamının sonra ermesi, Suriyelilerin daha fazla acı çekmemesi.


Suriye halkı ne yazık ki, böylesi acı durumları yakın geçmişte de yaşadı.

Bugün büyük bir bölümü yıkılmış, nüfusunun yarısından fazlası darmadağın olmuş, merkezi otoritenin tartışmalı olduğu bir Suriye var. 

Böyle bir ülkeye “tam demokratik anayasa” yapmak için masaya oturuldu.

Suriye’nin dününde de anayasa merkezli gelecek arayışları vardı. 

1920 San Remo Antlaşması’yla Osmanlı’dan alınıp Fransa’nın mandalığına verilen Suriye, büyük bir hayal kırıklığına kapılmıştı. 1925’te Cebel Dürüz’de başlayan ayaklanmalarla mandaya isyan edilmişti. Fransa önce ortamı yatıştırdı, daha özgürlükçü bir anayasa sözü verdi. 

1928’de Suriye temsilcilerinin de olduğu bir komisyon anayasayı yazdı. Ancak Fransa parlamentosu bunu reddetti.

Ardından yeniden isyanlar başladı. Fransa bir anayasa değişikliği sözü daha verdi. Daha özgürlükçü bir yönetim! Manda altında!

Fransa parlamentosu onu da reddetti.

1943 yılında İkinci Dünya Savaşı ortamında Suriye’de seçimler yapıldı. Seçimi milliyetçilerin temsilcisi Şükrü el-Kuvvetli kazandı.

1947 yılında şu adla tarih sahnesine bir devlet daha çıktı:

Suriye Arap Cumhuriyeti...


Suriye bağımsız devlet oldu ama, bağımsızlığını kurumlaştıramadı. 

Bağımsızlıktan sonra peş peşe darbeler yaşandı. Mısır’la, Libya’yla, devamında Irak’la birleşme çabaları oldu. Ancak devlet yapısı kurumlaşmayınca bunların hepsi havada kaldı. 

1970’te Hafız Esad darbe ile iktidara geldi. Her 5 yılda bir, çok az kişinin oy vermediği seçimlerle ölünceye dek ayakta kaldı. 30 yıl pek çok suikast ve darbe girişimini atlatıp sadece Azrail’e yenilmesindeki sır ona takılan adda saklı:

Çöl tilkisi!

Hafız Esad, kendisinden sonrasını da planlamayı başardı, ama devlet çarkı kurumlaşmayınca herkesin “benim devletim” diyebileceği bir yapı kurulamayınca bugüne gelindi. 

96. yılını coşkuyla kutladığımız Cumhuriyetin de sırrı, ne olursa olsun, herkesi anayasal eşitlik içinde yurttaşlık bağıyla birbirine bağlayabilmesinde...

Kıymetini bilelim...

Erozyona uğratmayalım...