Enver Aysever

Kılıçdaroğlu: ‘Fuat Oktay’ın vekâleti milli iradeden kopuştur!’

31 Ekim 2019 Perşembe

29 Ekim günü CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile buluştuk. Törenlerin ardından uzunca bir söyleşi gerçekleştirdik. Hemen “Harekât Erdoğana can simidi oldu mu” diye sordum. “Toplumun Mehmetçiğin ardında” olduğunu söyledi, ekledi: “Baştan yanlış politikaların sonucudur bu harekât.” Kılıçdaroğlu; Suriye ile ilgili siyasete baştan sona RTE’nin yön verdiğini, Davutoğlu’na yönelik eleştirilerin kolaycılık olduğuna, değindi. “AKP’de Erdoğan’ın haberi olmadan nefes almak mümkün mü? Şimdi Suriye başarısızlığının sorumlusu olarak Davutoğlu gösteriliyor, oysa esas sorumlu Erdoğan’dır” dedi.

7 Haziran seçimlerinden sonra Davutoğlu’nun koalisyon kurmak istediği artık herkesin malumu. Kılıçdaroğlu bunun Saray tarafından engellendiğini düşünüyor. Elbette şimdi Saray’a bayrak açan Davutoğlu’nun, o gün neden istifa etmediği ayrı tartışma konusu. Muhtemelen el değiştirecek bakanlıklarda ortaya çıkacak tablo çok kişinin canını yakacaktı. Dürüst bir siyasetçi her şeyi göze almalıydı oysa. Kılıçdaroğlu hepimizden sabırlı görünüyor, “Millet İttifakı” genişleyebilir, diye düşündüğü izlenimi edindim doğrusu.

Köşeye sıkışan AKP hükümetinin süren “Millet İttifakı”nı bölmek için elinden geleni yapacağından söz açan Kılıçdaroğlu, “İttifak ilkeler düzeyinde başarıyla gelişerek devam ediyor” dedi. Harekâta “Evet” demiş olmalarının Kürt yurttaşlarla aralarında giderek güçlenen bağa engel olmayacağını da ekleyen Kılıçdaroğlu, bölge insanıyla buluşmaya özen göstereceklerini, bu yönde çalışmaya devam edeceklerini ekledi. Bunun pek o kadar kolay olmayacağını biliyor CHP Genel Başkanı. Belki harekâtla AKP’nin geçici olarak soluk aldığı tek yer burası oldu.

Konuyu erken seçime getirdim. Bir süre önce böyle bir olasılıktan söz ettiğini anımsattım Kılıçdaroğlu’na. Bu kez, bu türden baskın seçim beklediği izlenimi edinmedim doğrusu. Kemal Bey artık AKP’nin o eski günlerinde olmadığından emin. Hem partiye, hem Saray’a destek azalmış görünüyor. Sahayı yakından izleyen Kılıçdaroğlu, anlaşılan anketlerle de kanaatlerini destekliyor. Önümüzdeki olağan kurultayı sorunsuz aşacağını sanıyorum Kılıçdaroğlu’nun, ardından iktidar yürüyüşü için yüklenecek belli.

CHP’nin olası bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde yerel yönetimlerde başarılı başkanlardan birini adayı gösterip göstermeyeceğini sordum CHP Genel Başkanı’na. “Şimdiden bu türden kararlar için erken” dedi, dahası başkanların hizmet için yarışmaları gerektiğini ekledi. Başkanları yakından gözlediklerini, zaman zaman değerlendirme toplantıları yapacaklarını, başarısızlığa ne ülkenin ne partinin tahammülü olmadığına vurgu yaptı. İktidarın başkanlar üzerinde kurduğu baskının da önümüzdeki seçimlere yönelik korku göstergesi olduğunun altını çizdi.

“Türkiye’nin hızla hukuk devleti olmaktan çıktığını, hiçbir yurttaşın bu yönde güvencesi bulunmadığını” söyleyen Kılıçdaroğlu, “Hızla parlamenter sisteme dönmek gerekli” diye altını çizdi. “Millet İttifakı”nın eski düzene dönme konusunda ısrarlı olduğunu vurgulayan CHP lideri, “ilk seçimlerin güçlü Meclis isteyenlerle, tek adam düzeninde ısrarlı olanlar arasında geçeceğini” ekledi. Ülkenin tek adam düzeniyle itibar, zaman kaybettiğini ısrarla vurguladı. Özellikle hukuka olan güvenin tamamen kaybolmasının, dünyadan kopuşu hızlandırdığına dikkat çekti.

Bugüne dek Cumhuriyet tarihinde rastlanmamış bir olayı, ısrarla dile getirdi Kılıçdaroğlu: “Cumhurbaşkanı yurtdışında olduğu zaman Meclis başkanı vekâlet görevi üstlenirdi. O da seçilmiş vekil olduğu için meşruiyeti halktan alırdı. Oysa şimdi Cumhurbaşkanı yardımcısı bu görevi üstleniyor. Yani atanmış biri. Fuat Oktay. Bunu milli iradeden kopuşun en temel göstergesidir.”

Kılıçdaroğlu soğukkanlı, kafasında kurguladığı siyasal yoldan ödün vermeden yürüyeceği belli! İçinde merkez sağın olduğu, AKP’den kopanlara da kapının açık tutulduğu bir yapı “Millet İttifakı”. Sol siyaset konusuna gelince, bu apayrı tartışma konusu. Bir gün uzunca muhafazakârlaşma meselesini tartışacağız elbette.