İfade (verme)  özgürlüğü...

30 Ekim 2019 Çarşamba

Düşünce özgürlüğünün özünü, ifade etme hakkı oluşturur. Bir insanın ne düşüneceğine kimse karar veremez. Asıl mesele düşünceyi paylaşabilmek, aktarabilmek. 

Otoriter rejimler için düşünce ve ifade özgürlüğünün tarifi şudur:

Herkes bedelini ödemek şartıyla istediği gibi düşüncesini ifade edebilir!

Türkiye’de düşünceyi ortaya koymak çok şey istiyor, en çok cesaret istiyor. 

İktidar sık sık ifade özgürlüğünün sınırlarını genişletip hapishanelerin kapasitesini artırıyor.

Yine aynı yönteme dayalı bir yargı paketi çıktı.

Ekim ayı ortasında Meclis’e gelen ve hızla geçen paket, aynı hızla yürürlüğe girdi.

Kaderin cilvesine, ifade özgürlüğünün telvesine bakın; Meclis’ten paketin geçtiği hafta, Barış Pınarı Harekâtı’nı sosyal medyada eleştirdiği için 186 kişi hakkında soruşturma açıldı, 24’ü tutuklandı.

İfadesini vereni tutuklamaya sevk ettiler, hâkimler “insaflı” davrandı, bazılarını tutuklamadı.

İfade (verme) özgürlüğü diye buna denir.

Yukarıda sözünü ettiğimiz paketin birincisinin uygulamadaki sonuçları belli olmadan, ikinci paket konuşulmaya başlandı. Bunda hedefi AKP sözcüsü Ömer Çelik açıkladı:

“Af olmayacak, ama hapishaneler boşalacak!”

Bunun pazarlıkları, affedersiniz hazırlıkları yapılırken ifade özgürlüğünün son örneklerinden biri daha sergilendi; CHP Parti Meclisi’nin (PM) 2016 yılındaki toplantısı sonrası yayımlanan bildiride imzası bulunan tüm PM üyeleri hakkında yapılan işlem açıklandı. Buna göre, PM’nin milletvekili olmayan üyeleri hakkında Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Halen milletvekilliği sürenler için ise fezleke hazırlanıp Meclis’e gönderildi. 

Hakkında dava açılanlar yarından itibaren yargılanmaya başlayacak.

Yarın ilk ifadesi alınacak dönemin PM üyesi ve Balıkesir milletvekili Mehmet Tüm. Toplu işlem yerine her üye için ayrı ayrı işlem yapılacak. Suç tanıdık:

Erdoğan’a hakaret!

Rekor artış bu davalarda... Aralık 2018’de açıklanan verilere göre 3 yılda 68 bin 817 kişiye bu suçlama nedeniyle soruşturma açıldı. Artış hızına bakılırsa 100 bine yaklaşıyor.

Mehmet Tüm, bu konuda savcıların sık görüştüğü kişilerden. “Hakaret içeren tüm konuşmaları çıkarın” dediklerinde, ilk akla Mehmet Tüm geliyor.

Daha mevcut yargı paketi hapisteki kimi nasıl etkileyecek, halen PM üyesi olan Eren Erdem bundan yararlanacak mı sorusu yanıt bulmadan, yeni bir dava dalgası...

Cumhuriyetin 96’ncı yılını kutladık. Atatürk’ün, “En büyük eserim” dediği, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmeyi hedefleyen Cumhuriyet yeni bir virajdan geçiyor.

Eğer ifade özgürlüğünün yerini ifade verme özgürlüğü alırsa, çürüme kaçınılmaz.

Burada CHP kadrolarının cesur olması, korkmaması yetmiyor. Halkın kendini özgür hissetmesi, iktidarın daha ileri gitmeye cüret edememesi gerekiyor.

Erdoğan AKP Genel Başkanı olarak istediğini söylüyor, Cumhurbaşkanı olarak her eleştiriye “hakaret” davası açıyor.

Yok böyle bir dünya!