Mehmet Ali Güller

Saray’ın şantaj kartı: 5 milyon Suriyeli

09 Eylül 2019 Pazartesi

Türkiye’de bulunan yaklaşık 5 milyon Suriyeli “mülteci” değildir, “şartlı mülteci” de değildir. Hatta “mülteci statüsünde sayılmak üzere başvuru yapma durumu” oluşmadığından “sığınmacı” da değildir. Ülkemizdeki Suriyeliler, bayramlarda ülkelerine rahatça giriş çıkış yapabildikleri için “ikincil koruma” statüsünde de değiller. Peki, nedir ülkemizdeki Suriyelilerin hukuki statüsü? Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 91. maddesine dayanılarak hazırlanan yönetmeliğe göre ülkemizdeki Suriyeliler, “geçici koruma” statüsündeler. ‘

Geçici koruma altındaki Suriyeliler’
Sayıları 5 milyonu bulan “geçici koruma altındaki Suriyeliler”, gün geçtikçe ülkemizde dağıldıkları şehirlerde sorunlarla karşılaşıyorlar ve sorun olarak görülüyorlar. Kabul etmek gerekir ki 80 milyonluk bir ülke için fazladan 5 milyon insan oldukça büyük bir yüktür.
Üstelik ülkemizdeki Suriyeli sorunu, ucuz işgücü sorunu olarak, evsizlik ve buna bağlı güvenlik sorunu olarak, yüksek doğum oranı nedeniyle hızlı artan nüfus sorunu olarak, çatışan kültür sorunları olarak ve elbette büyük ekonomik yük olarak ciddi sorundur.
Bu soruna yönelik toplum içerisinde giderek “Suriyeli karşıtlığı” gelişmektedir ve tehlikeli noktalara ulaşma potansiyeline sahiptir.

AKP’nin sorumluluğu
Baştan belirtelim: “Geçici koruma altındaki Suriyeliler”in Türkiye’de bulunmasının baş sorumlusu AKP hükümetidir. AKP Suriye’deki soruna aktif taraf olmasaydı, sınırları açmasaydı, rejimi yıkmaya çalışmasaydı, muhaliflerden bir ordu kurmasaydı, Türkiye’nin “geçici koruma altındaki Suriyeliler” diye bir sorunu olmayacaktı.
Hatta daha ileri giderek söyleyelim; AKP hükümeti Atlantik cephesi içerisinde açık bir rejim devirme operasyonu içerisinde olmasaydı, Suriye sorunu bu kadar uzun bir süreye de uzamayacaktı!
O nedenle, bu gerçeği es geçerek ve sorunu yaratan AKP’nin sorumluluğunun üzerinden atlayarak kaba bir Suriyeli karşıtlığı yapmak hem politik olarak hem de insani olarak büyük yanlıştır.
Artık önemli olan, bu saatten sonra sorunu Türkiye, Suriye ve Suriyeliler açısından en yararlı şekilde nasıl çözebileceğimizdir. Zira zaman Türkiye’nin aleyhine işlemektedir. Örneğin TEPAV’ın araştırmasına göre Türkiye’de yaşayan Suriyeliler, tam 15 bin 159 şirket kurdular ve bu “girişimciler”in yüzde 72’si, savaş sona erse bile artık Türkiye’den ayrılmayı düşünmüyor!

Suriyeliler, tampon ve fon aracı
AKP hükümetinin “geçici koruma altındaki Suriyeliler” için “sağlıklı” bir çözümü yok. Nitekim yukarıda belirttiğimiz gibi, AKP hükümeti zaten bu problemin kaynağıdır ve problemin kaynağının problemi çözmesi pek olası değildir.
AKP hükümeti tersine “geçici koruma altındaki Suriyelileri” politik hedefleri için bir araç olarak kullanmaktadır. Saray’ın son açıklamaları çarpıcıdır. İktidar açık açık AB’ye “Ya bu yükü paylaşacaksınız ya da kapıları açarız” diyor!
Öte yandan AKP hükümeti, “geçici koruma altındaki Suriyelileri” ABD’yle “güvenli bölge” anlaşmasının bir aracı olarak da kullandı.
Dolayısıyla Suriyeliler, birincisi AKP’nin Suriye içinde bir tampon bölge kazanmasının aracı olarak, ikincisi de AB’den fon alabilmesinin aracı olarak kullanılmaktadır maalesef...
Yani problemin kaynağı, problemi daha da problematik hale getirmektedir!

Çözüm Şam’la anlaşmakta
Dolayısıyla AKP için ortada çözüm olmayan üç “çözüm” var: Birincisi “geçici koruma altındaki Suriyelileri” AB’ye göndermek, ikincisi AB’den gelecek fonlar karşılığında Türkiye’de tutmak ya da üçüncüsü Suriye’de kazanılacak bir tampon bölgeye yerleştirmek...
Oysa sorunun herkes için yararlı bir çözümü vardır: Suriyelileri vatanlarına kavuşturmak! Bu da öncelikle Ankara’nın Şam karşıtı pozisyonunu terk ederek Esad’la anlaşmasından geçmektedir. Ankara ile Şam’ın anlaşması, Suriye’deki “iç savaşı” hızla sonlandıracak ve Türkiye’deki Suriyelilerin -büyük bir kısmının- vatanlarına dönmesini sağlayacaktır.
Ancak tersi bir sürecin içindeyiz: AKP’nin Esad karşıtlığı hem Türkiye’deki Suriyeliler sorununu büyütüyor hem de toprak kazanma hedefiyle girilen ABD’yle “güvenli bölge” anlaşması üzerinden Suriye’nin kuzeydoğusunda bir PYD devletçiğini doğuma hazırlıyor!