Hikmet Altınkaynak

‘Soluk Mavi Nokta’ için

01 Ağustos 2019 Perşembe

Astronom, yazar ve bilim iletişimcisi Carl Sagan, Soluk Mavi Nokta adlı kitabında Dünya’nın çok uzaktan Voyager 1 sondası tarafından çekilen fotoğrafını betimlerken şunları söylüyor: “Şu noktaya defalarca bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Dünya, üzerinde yaşam barındırdığını bildiğimiz tek gezegen. En azından yakın gelecekte, gidebileceğimiz başka yer yok. Ziyaret edebiliriz, ama henüz yerleşemeyiz. Beğenin ya da beğenmeyin, şu anda Dünya sığınabileceğimiz tek yer.
Sagan, NASA tarafından dış güneş sistemini araştırmak için uzaya yollanan uzay aracı Voyager 1’in geriye dönüp Dünya’nın çok uzaktan bir fotoğrafını çekmesini önermiş. İnsansız uzay aracı 14 Şubat 1990’da 6.4 milyar kilometre uzakta Sagan’ın “Soluk Mavi Nokta” olarak tanımladığı görüntüyü çekmişti. Sagan bundan esinlenerek, 11 Mayıs 1996’daki bir konuşmasında bunu anlatmış ve şunları vurgulamıştı: “Gökbilimin gösterişsiz ve kişilik kazandıran bir deneyim olduğu söylenir. Belki de insanın kibrinin ne kadar aptalca olduğunu bundan daha iyi gösteren bir fotoğraf yoktur. Bence, bu fotoğraf birbirimize daha iyi davranma sorumluluğumuzu vurguluyor ve bu mavi noktaya, biricik yuvamıza. ”
Tam da bu noktada işte sanat, edebiyat, bilim bunun için var diyebilirim. Kibirsiz ve birbirimize sorumlu davranmak, Dünya’yı, insanlığı korumak için...

Yazınımıza saygı ve sevgi
Geçen hafta yazıma noktayı koymuştum ki, kargodan Adil İzci’nin yeni kitabı Mavi Kitap/Yazınımıza saygı ve sevgi (İş Kültür Yay.) geldi. Son iki haftayı mavi temalarla geçirince konuyu sürdürmek kaçınılmaz oldu. Ama önce adını şair İlhami Bekir’den duyduğum o Mavi Kitap’tan söz etmek istiyorum, belki bir okurda var diye.
İlhami Bekir’den öğrendiğime göre, Nâzım Hikmet’le ortak imzalı bir kitapmış bu, 1930’da yayımlanmış! Ancak Milli Kütüphane kataloglarında görünmüyor. Nâzım Hikmet biyografilerinde de yok. İlhami Bekir’in tüm yapıtlarını yayımlayacak olan Yapı Kredi Yayınları’nın danışmanı dostum Sabri Koz’la da konuştum, basılacak yapıtları içinde böyle bir kitabın olmadığını öğrendim.

Cemal Süreya’nın Dağlarca sevgisi
Adil İzci, Mavi Kitap’ta doğum tarihi 1910-1990 arası şair, yazar, karikatürist altmış iki sanatçıdan metinlere yer veriyor. Bunu da 1968’de başlayan lise 1 öğrenciliğinden 2018 arası geçen tam elli yıllık bir zaman diliminde bir okur olarak yapıyor. Okur, şair ve yazar olarak seçiyor. Beğendiği etkilendiği şiir ve yazıları Mavi Kitap’ta bir araya getiriyor, notlar ekliyor. Bu sevgi seçkisi ortaya çıkıyor.
Kitaptaki yazılardan Mustafa Köz’ün olanı “Sen Çok Yaşa Körler Ülkesi” adını taşıyor. Şöyle başlıyor: “ ‘Kadıköy’de ceketim ilikli geziyorum. Dağlarca’yla karşılaşırsam diye’ diyor Cemal Süreya. Bir şairin bir şaire sevgisi, bundan iyi nasıl anlatılabilir ki?” (s. 142)
Tıpkı Carl Sagan’ın da Soluk Mavi Nokta’yı betimlerken insanlardan beklediği yaşam biçimi gibi, Cemal Süreya da Dağlarca’yı saygı, sevgiyle bekliyor...
Bir yanda Carl Sagan’ın tanımıyla evrende sadece Soluk Mavi Nokta olan Dünyamız, öte yanda Dünya üzerinde yaşayan 7.6 milyar insan. Bunlardan birinin ya da birkaçının kendini ötekilerden büyük görmesi, Dünya’yı, insanları yok etmeye yönelmesi, olsa olsa duygu hastalığıdır. Dünyamızı korumak, güzelleştirmek için sanat, edebiyat ve bilim dünyası çaba harcıyor. Siyaset de harcamalı. Örneğin şimdilerde Salda Gölü’nün sessiz çığlığını siyasetçiler de duymalı!
Ne diyor Orhan Veli:
İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.