‘Rabbim böyle yarattı!’

LGBTİ hareketin öncü isimlerinden transeksüel Öykü Ay, “Osmanlı sarayında hamam oğlanları vardı ve tarihimizdeki her şey madem çok değerli, o zaman biz de değerliyiz” diyor

Tayfun Atay / Cumhuriyet
07 Temmuz 2015 Salı, 18:13

İlahiyatçı Prof. Hayrettin Karaman, LGBTİ bireylerce düzenlenen Onur Haftası’nın Ramazan’a denk gelmesiyle ilgili nefret dilini seferber ettiği bir yazı yazdı. Sonra LGBTİ Onur Yürüyüşü’ne izin verilmedi ve polis “Ramazan’da bu yürüyüşü yapamazsınız” anonsu eşliğinde grupları plastik mermi, tazyikli su, biber gazıyla dağıttı. Belli ki “İmam”ı “Cemaat” dinledi!.. Nihayet dün de Ankara sokaklarında bir İslâmcı örgütün astığı “Lût kavminin çirkin işini yapanı görürseniz, faili de mef’ulü de öldürünüz” yazılı afişler dikkat çekti. Örgüt, LBGTİ bireylere yönelik tehditkâr tavrını internet ortamında da sürdürdü.

Eşcinsel ve trans bireylerin hakları dünyanın her tarafında tanınırken Türkiye bu hakların yanından geçmiyor. İslâm’la eşcinsellik arasında en küçük bir temasa dahi aman verilmeyerek bu, kirli, sapık, lanetli, günah, haram bir hâl sayılıyor.

Peki, bir LGBTİ birey inançlı ve dindar olamaz mı? Bir eşcinsel ya da transeksüelin inancını sorgulamaya, onu din dışına itmeye kim, hangi hakla karar verebilir?

Seks işçiliğinden gelen ve yıllardır transeksüel kimliğin Türkiye’de kültürel ve politik mücadelesinde öne çıkmış, aynı zamanda da inançlı bir Müslüman olup başını örten Öykü Ay’la bunları konuştuk. Hem Hayrettin Karaman’a, hem de Lût kavmine referansla...

Cami hocası, müşterim oldu!

- Dindar insanlar da trans ilişki arıyor mu?

Merter’de çalıştığım dönemlerde hiç unutmuyorum bir yeşil Kartal araba kızlara şöyle bir bakıp geçerdi ve kimse binmezdi arabaya. Bir gün ben gittim ve kapıyı açtığımda şöyle cübbeli, sarıklı, camiden çıkmış bir hoca çıktı karşıma. Pazarlığımızı yaptık, bindim, gittim, kaldık, sonra geldik aynı yere beni bıraktı. Kızlar geldi, neden gittin dedi bana. Ne oldu ki dedim. O adam cami hocası dediler. Olabilir, yani cami hocası insan değil mi, erkek değil mi her şeyden önce? Onun istek ve arzuları yok mu?.. Bir de şu vardı: Kurtuluş’ta oturuyor, bir kulüpte çalışıyordum. Müşteriler arasında iki amcaoğlu vardı ve iki arkadaş olarak kalıyorlardı bir evde. Onlara gittiğimizde nikâh kıydırır, öyle içeri girerdik! Çok enteresandı, çıktığımız zaman da bizim “Boş ol, boş ol” dememizi isterlerdi. Bir gün çıkarken, “Hayır, boşamıyorum, benim nikâhımdasın” dedik. Böyle espriler yapardık. Nikâh kıydırıp öyle içeri alırlardı bizi yani...

- Bu, heteroseksüel yasak ilişkilerde de yaygın dindar kesimde. Bir transla olunca da öyle demek...

Tabii tabii... Aslında Müslümanlık bir hoşgörü dinidir. Şu an resmen dayatma dini gibi. Ama Müslümanlıkta 5 yaşında bir kız çocuğunu 25 yaşında bir kişiyle evlendireceksin diye de bir şey yok. Ben bunları aslında din şarlatanı olarak görüyorum. Elhamdülillah hepimiz Müslümanız, hepimiz ağaç kovuğunda değil, annemizin rahminde dünyaya geldik. Ama tarihimizde ecdadımıza saygı duyuyoruz ya, Sultan Süleyman kendi sarayında, hareminde yan odasında hamam oğlanlarını oturtturup, cariyelerinin başına onları getirttirebiliyorsa neden biz kabullenmiyoruz? O zamanlar vardı, madem ataya saygı duyuyorsan bütün kültürüne saygı duyacaksın. Ama şimdi neden bir avuç insanı koca bir ülkede barındıramıyoruz veyahut da ötekileştirip birçok dayatmayla onları suça teşvik ediyoruz? Resmen bir trans gördüğü zaman şu an toplumda herkes bir suçlu gibi bakıyor. Bizler suçlu değiliz. Bizler suça itiliyoruz. Müslüman toplum tarafından itiliyoruz aslında. Beni fuhşa iten Müslüman azınlık, şeriatçı zihniyet...

Tayyip Bey’e oy verdim

- Bunu Müslümanların azınlığı olarak mı değerlendiriyorsun?

E, yani hepsi değil. Çünkü çevremde görüyorum, başkaları da elhamdülillah Müslüman, ben onlarla oturup Kur’an okuyorum. Mukabelelere gidiyorum. Bunlar da Müslüman değil mi? Ama maalesef ki bu yobaz zihniyet böyle... Bu arada Tayyip Bey’i çok severim. Cumhurbaşkanımıza belediye başkanlığı döneminde, sonrasında iki dönem, üç dönem oyumu da vermişimdir, helâli hoş olsun. Ta ki bu seneye kadar... Şöyle bir şey söyleyeceğim, çok espritüel şekilde tabii: Görüyoruz basında işte, birçok söylemler, “Padişahım çok yaşa”, işte atalarımıza sahip çıkmak vesaire; oradan aynı noktaya geleceğim. Hani saray da yaptırdık ya, birkaç odasını da translara veya gey arkadaşlarımıza veya LGBTİ bireylere versin. O dönemde vermiş padişahlarımız. Adam küçük yaşta feminen çocukları hadım edip sarayında yetiştirmiş. Yani bu, tarihimizde mevcut. O dönemde vardı, neden şimdi yok. Tarihte olan her şey çok değerliydi, o zaman biz de çok değerliyiz!..

- Tam tersi, başka bir yerden değerlendiriliyor. Mesela Kur’an’da anlatıldığı üzere Lût kavminin başına gelenlerden hareketle...

Orada çok büyük bir yanlış anlaşılma var. Aslında İslâm’ı şarlatan gibi kullanan beylere söyleyeceğim, Lût kavminin sebebi onlar. Çünkü neden?.. 5 yaşındaki çocukla 30 yaşındaki bir adam evlendirilmez! Çünkü neden?.. Erkeğe zorla zina günahtır!.. Ben bunu isteyerek yapıyorum. Kimseyi de bu konuda eğilime teşvik etmiyorum. Etmem de. Hiçbir eşcinsel de yapmıyordur. Bu benim kişisel tercihim. O dönemde çocuğa taciz, erkeğe taciz, kadına taciz ve zevk-u safa, bunlar olduğu zaman eşcinselliğin üzerine yapıştırılmış bir damga bu. Erkeğe zorla taciz, kadına zorla taciz, tecavüz, içki, âlem, kavga-gürültü derken Lût kavmi helak olmuş. Bu, başımızın üstünde! Ama bir avuç travestinin veya bir avuç LGBTİ bireyinin kalkıp da Lût kavmi helakine uğrayacağını sanmıyorum. Lût kavmine sebep, o şarlatanlar.

17 yıldır tesettürlüyüm

Şunu diyorsun: Bir cinsel şiddet, daha özel olarak da “eşcinsel şiddet” var; bir de eşcinselliğin bir cinsel yönelim olarak kişinin kendi isteğiyle hayata geçtiği durum var. Lût kavmi helakiyle kastedilense aslında eşcinsellik üzerinden taciz ve şiddet pratiklerine yönelik bir tepki.

Aynen öyle. Lût kavmine sebebiyet verebilecek tek kişi veyahut da zihniyet, 3 yaşındaki çocukları 30 yaşındaki adamlarla evlendiren zihniyettir diye düşünüyorum. Sokaktaki 5 yaşındaki, 10 yaşındaki erkek çocuklarına tecavüz edenlerdir. Ben Elhamdülillah Müslümanım. 17 yıldır tesettürlüyüm. Pek çok da tesettürlü trans arkadaşımız var Türkiye’de. Bakın, bizler bir aileye mensubuz, damdan düşmedik. Uzaydan da gelmedik. Ailemizin dini-kültürel bütün manevi duygularını tabii ki evlâtlar olarak bizler de yaşıyoruz. O kadar homojen de değiliz. Yahudi’miz var, Ermeni’miz var, Müslümanımız var, Alevimiz var, yani bütün dinlere mensup arkadaşlarımız var translar olarak, daha doğrusu LGBTİ bireyler olarak. Sultanahmet’e gidip akşam orucunu açan da var. Kiliseye gidip mumunu yakan da var. Ateist olup hiçbir şeyi tınlamayan insanlar da var. Çoğunluk elhamdülillah Müslümandır, ama ben diğer dinlerde hiç dayatma tarzı bir şey görmüyorum. Neden Müslümanlığı dayatıyorlar? Bize, hastalıklı, ucube gibi bakılıyor. İslâm’da haram deniyor, günah deniyor.

Rabbimden iyi mi biliyorlar?

Ahlâksızlık, kabahat de deniyor. Hayrettin Karaman öyle dedi: Müslüman halkımız eşcinselliği ahlâksızlık kabul eder ve yaptıkları kabahat tiksintiyle karşılanır diye konuştu.

Ben şunu söyleyeceğim. Müslümanlık hoşgörü diniyse eğer, yaratılanı severim yaratandan ötürü denilen bir dine mensubum ve kurban olduğum Rabbim hiçbir canlıya zarar verilmesini istemiyor. Günah kılıyor. Sense beni ölüme itiyorsun, fuhşa itiyorsun! O zaman bana iş hakkı ver. Müslümanlık madem buysa, beni barındır, sağlık haklarımı ver. Her türlü sosyal haklarımı ver o zaman. Madem iyilik yapacaksın, Müslümansın, oruç tutuyorsun, böyle davrandığın zaman tuttuğun oruç da kabul değil senin! Secdeye durduğun namazın da kabul değil ayrıca. Neden insanlar bunu algılayamıyor. Din, Allah’la kulu arasındaki manevi bir köprüdür. Benim dinim beni ilgilendirir. Sevabım, günahım beni ilgilendirir. Ben kendi mezarıma gireceğim, sen kendi mezarına gireceksin. O beyefendi de kendi mezarına girecek. O mezarına girerken ben onun günahını çekmeyeceğim veya ben kendi mezarıma girdiğim zaman o gelip benim günahımı çekmeyecek. Kimse kimsenin mezarına girmeyeceği için kimse kimsenin hayatına da dayatmayla, zorbalıkla bunu yapacaksın diyemez. Müslümanlık bunu emretmiyor. Hayrettin Bey’in oğlu ya da kızı var mı? Bunu çok merak ediyorum. Çünkü evladı olan bir anne ya da babanın bu tür nefret söylemlerinde bulunması Allah katında günahtır. Çünkü ana rahmine düşen bir insanın dini, annesibabası hangi dine mensupsa öyle belirlenir. Ama cinsiyetine asla karar veremez ne annesi, ne de babası. Buna Rabbim karar verir. Rabbimden iyi biliyorsa buyursun kendi torunlarının cinsiyetini kendisi belirlesin! Saygılarımı sunuyorum ona!..