Sanki her şey turistler için hazırlanmış bir sahne gösterisi gibi

Dünyanın sıradan insanlarının evlerinde büyük bir endişe ve gerginlikle izlediği Kore savaş sınırı her iki ülke için de en ilgi çeken turistik yer. Yani sınır, evimizde gerildiğimiz kadar gergin değil. Anlamsız bir sessizlik, gizem, olağanüstülük var. Neden? Silahsız duruyorlar öylece. Bunca telaş, masraf, öykü neden?

15 Aralık 2019 Pazar, 11:16

Ünlü Kuzey-Güney Kore sınırı. Sınır mavi bayrakların tam ortasından geçiyor.

Kaesong kentinden yaklaşık bir saat ötedeki dünyaca ünlü Güney Kore - Kuzey Kore sınırı, Soğuk Savaş döneminden kalan son sahne sanırım. Küba, Doğu Almanya, Berlin Duvarı, Demir Perde ülkeleri gibi Soğuk Savaş’ın gizemli öykülerinin bir bir kaybolduğu günümüzde Kuzey - Güney Kore sınırı hâlâ gündemde olan, sık sık haber konusu olan, pek çok kimsenin görmediği halde 3 mavi baraka ve nöbetçileri ile herkesin gözünde canlanabilecek kadar ünlü bir sınır noktası.

Sınır tamam da, asıl sorun sınıra ulaşmakta. İki Kore arasındaki silahsızlandırılmış bölgeye girmek, buradaki sıkı kontroller, ritüeller, uyarılar zaten belli bir disiplin içindeki ülkede savaşın gerilimini hissedeceğiniz bir bölge. Zira yoğun askeri tertipler, yol boyunca yumruğu sıkılı askerler, elektrikli dikenli teller, yol kenarındaki saldırı ve işgal halinde her an yolu kapatmak için inşa edilmiş beton bloklar, sınırlara yığılan dev kayalar, rehberlerin devamlı yasak uyarıları, hep bir sıra ve askeri nizam içinde hareket etme psikolojisi sizi zaten sınıra gelmeden iki ülke arasındaki gerginliğin bir parçası yapıyor.

KONTROLLER ARAMALAR...

Sınıra yaklaştığınızda otobüslerden indiriliyorsunuz. Dev bir demir kapı önünde bekliyorsunuz. Kontroller, aramalar sonra birkaç yüz metre yürüyüş ve tekrar otobüslere binip önce ateşkes anlaşmasının imzalandığı ve bugün hâlâ korunan, Kuzey Kore tarafında kalan barakalara gidiliyor. Güzel peyzajlı bir bahçe içinde önce görüşmelerin yapıldığı (ki bu barış görüşmeleri aylarca sürmüş) barakaya, sonra da BM ile (ABD biz burada yalnız savaşmadık, BM adına savaştık diye masaya oturmamış, BM gibi davranmışlar) Kuzey Kore arasında imzaların atıldığı baraka geziliyor.

Kore Savaşı’na ara veren (ara veren diyorum çünkü barış anlaşması Kuzey Kore tarafından onaylanmış olmasına rağmen -27 Temmuz 1953- ABD tarafından hâlâ onaylanmadığı için hukuki olarak ateşkes halindeki savaş durumu devam ediyor) imzaların atıldığı basit 3 masanın bulunduğu barakanın duvarları savaş anıları ile basit bir müze gibi dizayn edilmiş. Kuzey Koreliler 1953’te bu binayı 5 günde inşa etmişler.

Soğuk Savaş döneminin son sınırında barikatlar, elektrikli teller, beton bloklar hala duruyor.

YAPAY ÜLKELERİN SINIRI

Sonunda otobüslerle sınıra geldik. Her iki ülke karşılıklı gözlem ve sınır binaları yapmış. Ortalarında 3 adet mavi basit baraka bina ve 38. paralel sınırını temsil eden beton bir çizgi ve her iki yanında nöbet bekleyen askerler var. Sanki her şey turistler için hazırlanmış bir sahne gösterisi gibi. Güney Kore öğleden sonra, Kuzey Kore öğleden önce sınırı görmek isteyen turistleri buraya getirip fotoğraf çektiriyor, gezdiriyor. Askerlerle fotoğraf çektirmek serbest. Selfie, video her türlü aksiyon yapılabiliyor. (Neden buna vurgu yaptım derseniz çünkü lider heykelleri ile selfie çekmek, farklı açı, şekil şemal yaparak fotoğraf çekmek yasaktı.)

Savaşın saçmalığının ve savaş sonrası oluşturulan yapay öykülerin sınırı... Buradaki anlamsız, gereksiz gerginlik nedeniyle birçok saçma sınır ihlal öyküsü ve sonuçta ölümler olmuş. Bu sınır ve sınır binalarında egemenlerin yekpare bir ülkeyi ve toplumu anlamsızca bölmesini ve bunun neden olduğu acıları görüyorsunuz.

Her an saldırı olacak gibi köprü üstü beton bloklar ve tank geçişini engelleyecek kayalar.

BİLİMKURGU ADETA

Bir gün iki Kore birleşirse bu sınır ve sınırdaki bu binalar aynen Berlin Duvarı yıkılınca kentin ortasında kalan ve şimdi sadece turistik bir meta haline gelen Checkpoint Charlie (Charlie Kontrol Noktası) gibi olur. Muhtemelen çevrede birçok otel, restoran ve kafe açılır. İnsanlar  eğlenir, dinlenir, eski öyküleri anlatıp geçmişi yâd ederler. Ve turistleri izlerken her iki ülkenin insanları, muhtemelen “Biz bunca yıldır bu haltı neden yedik? Bu sınır için neden bunca kavga ettik? Neden birbirimizi tükettik” diyecekler.

Dünyanın sıradan insanlarının evlerinde büyük bir endişe ve gerginlikle izlediği Kore savaş sınırı her iki ülke içinde en ilgi çeken turistik yer. Yani sınır, evimizde gerildiğimiz kadar gergin değil. Anlamsız bir sessizlik, gizem, olağanüstülük var. Neden? Silahsız duruyorlar öylece. Bunca telaş, masraf, öykü neden?

Silah ve savaş teknolojisinin bilimkurgu düzeyine ulaştığı bir dünyada, yollara dökülen engel kayaları, yol kapatma betonları, iptidai elektrikli teller, iz bırakan kum alanları, yol üzerine yapılmış demir kapılar gümüz dünyası için biraz tuhaf. Bu nedenle artık konu da, öykü de, sınır da turistik olmuş düşüncesindeyim.

BİRLEŞME DİLLERDE

Neyse, Güney Kore’yi bilmiyorum ama sanırım her iki taraf da kendisinin haklılığını, savaşı karşı tarafın başlattığını özel bir vurgu ile anlatıyor. Dede ve baba dönemindeki Kuzey-Güney gerginliği torun Kim döneminde azalmış. Şimdi daha çok birleşmeden bahsediliyor. Örneğin, her iki Kore, olimpiyatlara tek bayrak ve ortak isimle katılma kararı almışlar. Özellikle Kuzey, Kore Güney ile bütünleşmenin olacağına inanıyor ve istiyor.

Ancak Kuzey’in inancına göre iki Kore’nin birleşmesini Japonya ve ABD istemiyor. Bence buna Çin, Rusya da eklenmeli. Bizler iyi niyetle Kore için üzülüp, birleşmelerini yürekten dilerken, aslında her iki ülkenin de başına musallat olmuş emperyalistlerin her iki ülkenin birleşmesini çok da istemediği ortada. Çünkü bölünmüş bir Kore her iki kampın işine geliyor. 

ÖZELLİKLE JAPONYA'NIN...

Kuzey Kore ile Güney Kore’nin en ortak yanı ne derseniz?

Yanıt: Japonya düşmanlığı derim. 1925 ile 1945 yılları arasında her iki tarafın da mağdur olduğu Japon işgali sırasında çok acılar çekilmiş. Çok can kaybı olmuş. Koreliler bunu asla unutmuyorlar. Bize ziyaret boyunca hissettirdikleri ve anlattıkları bu.

Koryo kralı ve eşine ait 'simetrik mezar'.

GÜNEY’E DOĞRU: KAESONG

Tur programı içinde güneydeki Kaesong kenti var. Tarihi açıdan önemli olduğu kadar Güney Kore sınırına en yakın kent olması Kaesong’u ziyaretin zorunlu adresi yapıyor. Ayrıca dünyada çok bilinen ve yükselen trend olan ginsenk bitkisinin anavatanı Kore, ginsenk’in Kore’de de en çok yetiştiği yer Kaesong. Ginsenk, Kore’nin en ünlü ve yaygın turistik ürünü.

Kaesong’da içinden ırmak geçen eski bir mahalleyi bir Fransız şirketi restore edip otele dönüştürmüş. Etrafı duvarlarla çevrili. Odalar iptidai ama orijinal. Eski Kore evi tarzındaki odalarda ( 3x4 metrekare) yataklar yer yatağı tarzında, bazı odaların tuvaletleri ortak. Odada hiç eşya yok gibi. TV var ancak çalışmıyor. En büyük lüks klima. Kaesong’un kent dokusu çok güzel. Bu nedenle fotoğraf çekebilmek için otel dışında biraz gezmek istedik. Ancak izin alamadık. Ertesi gün otel çıkışı 300 - 400 metre otel caddesinde yürüteceklerine söz verdiler.

KIRSALIN İZLERİ

Koryo Kral mezarlarına ziyaret öncesi otelin önündeki caddeden ana kavşağa kadar yürüdük. Bir arka sokaklarda yollar toprak. Bu kentte kırsalın izleri daha çok görülebiliyor. Binalar başkente göre daha eski ve bakımsız. Kırsala çıktığınızda bisikletlerinin arkasında kürek ve çapaları ile işe giden yüzlerce insanla karşılaşıyorsunuz. Kırsal alanda çok sayıda keçi sürüsü gördük. Devlet son yıllarda hayvancılığa desteğini artırmış. Keçi çok ama ülkede hiç peynir ve yoğurt görmedik. Yol boyunca tarlalar düzenli, bakımlı ve temiz. Neredeyse her ağaca, her taşa insan eli değmiş.

31. Koryo Kralı Kongmin ve eşi Moğol prensesi Noguk’a ait simetrik mezarlar MS 1365 yılında yapılmış. Japon işgali sırasında Japonların mezarları bomba ile tahrip etmesine rağmen bugün çok iyi restore edilmiş durumdalar.

Kaesong kenti içindeki en önemli tarihi yapılardan biri de Sonjuk Köprüsü. Koryo Hanedanı döneminde 1290 yılında inşa edilen taş köprü, 8.5 metre uzunluğunda, 3.5 metre genişliğinde. Kral Mong Ju bu köprü üstünde öldürülünce köprü trafiğe kapatılmış ve onun anısına bir anıta dönüştürülmüş. Köprü çevresindeki parkta köprüde öldürülen kişilere ait mezar taşları ve anısal yazıtlar görülebilir.

Yine Kaesong kentinde görülecek önemli eserlerden biri, kadim Koryo Üniversitesi Müzesi ve bahçesidir. Konfüçyus öğretisi ile eğitim yapan üniversitenin hemen yanında yeni yapılan üniversite binaları mevcut. Kaesong’daki tüm bu eserler Unesco Dünya Mirası listesine alınmış.


Sonjuk Köprüsü ve köprü üstünde öldürülenlerin mezar taşları.