Kumpas mağduru albaydan Org. Özkök hakkında çarpıcı iddia

FETÖ'nün Ergenekon kumpasıyla 5.5 yıl hapis yatan emekli Kurmay Albay Hasan Atilla Uğur, Fethullahçı yapıyla ilgili olarak hazırladıkları raporu, 2002 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e bizzat elden sunduğunu, tehlikeye dikkat çektiğini ve yine dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'e yönlendirildiğini belirtti. Ancak Hilmi Özkök'ün “Alnı secdeye varanlarla ne uğraşıyorsunuz” dediğini öne sürdü.

15 Aralık 2019 Pazar, 10:15

Jandarma Genel Komutanlığı'nda, İstihbarat ve Teknik Şube Müdürlüğü görevlerinde bulunan, Ergenekon kumpasında 5.5 yıl hapis yatan ve terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ı sorgulayan emekli Kurmay Albay Hasan Atilla Uğur, Irak' ta askerlerin başına çuval geçirilmesine misilleme olarak Adana- İncirlik üssünde görevli askerlere aynı uygulamayı yapmayı planladıklarını söyledi. Ancak bunun üst makamlarca engellendiğini belirtti.

Sözcü'den Saygı Öztürk'ün haberine göre Uğur, Fethullahçı yapıyla ilgili olarak hazırladıkları raporu, 2002 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e bizzat elden sunduğunu, tehlikeye dikkat çektiğini ve yine dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'e yönlendirildiğini belirtti. Ancak Hilmi Özkök'ün “Alnı secdeye varanlarla ne uğraşıyorsunuz” dediğini ileri sürdü. Uğur, “İşte 15 Temmuz darbe girişimini de zamanında önlem alınmadığı için bu kişiler yaptı” diye konuştu.

Hasan Atilla Uğur, Süleymaniye'de askerlerimizin başına ABD askerleri tarafından çuval geçirilmesini basına yansımadan günler önce öğrendiklerini belirtti ve şunları söyledi: “Anında misillemede bulunmamız gerekiyordu ve bu görevi de ben üstlenmek istedim. Adana'ya gidip İncirlik dışına çıkan ABD askerlerinin başına çuval geçirmek istedim, bunu da üst makamlarımıza sözlü ve yazılı olarak bildirdim. Orada çuval geçirdiğimiz askerleri basına gösterecek ve bu kişilerin Adana valisine suikast planladığını da belirtecektim ancak buna izin vermediler. Keşke dinlemeyip gitseydim, çuvalı geçirseydim ve bunun için hapis yatsaydım.”

1999 yılında Ankara Demetevler'de Fethullahçıların gittiği ‘Işık Evi'yle ilgili olarak yapılan operasyona da değinen Uğur şunları anlattı:

ÖĞRENCİYİ OKULDAN ATMAKLA TEHDİT ETMİŞLER

“Işık Evi'ni tespit etmiştik. Operasyona gittiğimiz evde kapıyı açar açmaz ilk gördüğümüz belki kapağı bile hiç açılmamış olan NUTUK ve Atatürk ile ilgili kitaplardı. Halının üzerinde yere oturtulmuş  8-10 öğrenciye bir video izlettiriliyordu. Ekrandaki ise salya sümük içinde Fethullah Gülen'di. Oradaki öğrenciler astsubay okulu öğrencilerimizdi. Odada masanın yanında tütsü de vardı. Kendisiyle konuştuğumuz bir öğrenci buraya gelmemesi halinde okulundan atılacağını söylüyordu. Geldiklerinde de sürekli olarak Fetullah Gülen'in konuşmalarının izletildiğini anlattı. O binadan çıkarken de çok mutlu ayrıldıklarını söyledi. Yaptığımız araştırmalarda tütsünün içinde esrar tohumları bulunduğunu tespit ettik.”

"FETÖ İLE MÜCEDELE EDİLİRKEN METÖ MÜ GELSİN İSTENİYOR?"

Fethullahçılarla ilgili soruşturmalarda olayın siyasi kanadının üzerine hiç gidilmediğine dikkat çeken Uğur, şu tespitte bulundu: “FETÖ ile mücadele edilirken bunun yerine METÖ mü gelsin isteniyor? Cumhuriyetin askeri ve polis okulları kapatıldı. Oysa bu okullarda yetişmiş nice kahramanlar var. Kapatacağınıza Fetullahçıları ve diğer tarikatçıları o okullara sokmamalısın.”  Uğur sözlerini şöyle sürdürdü: “Fetullahçıların darbe girişiminde bulunacağını ilk söyleyen isimlerden biriyim. ‘Böyle darbe mi olur?' gibi eleştiriler de var ama FETÖ'ye biat etmiş kişiler kendilerine ne deniliyorsa onu yapıyorlar. Hatta Fetullah Gülen'in perşembe geceleri peygamberle görüştüğüne bile inanıyorlardı. Çılgın bir projenin peşine düştüler halkın yanı sıra ordunun, polisin içindeki vatansever ve milliyetçi kadrolar darbe girişimini paramparça etti.”