Karanlığı sanatla aydınlattılar!

Cinsiyete dayalı şiddetle mücadele için Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) çağrısına Ankaralı sanatçılar Seğmenler Parkı’ndaki ışıklı sergiyle katıldı.

Dilek Karaaziz Şener
03 Aralık 2019 Salı, 02:00

Karanlığı aydınlatmanın bir yolu da sanat. Parkların en korkulu yanları karanlık olmaları değil mi, kadınlar çekinir hep parkta yalnız olmaya. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) 1991 yılından beri tüm dünyada düzenlediği Cinsiyete Dayalı Şiddetle Mücadelede “16 Günlük Aktivizm”  kampanyasına, on iki çağdaş sanatçı eserleriyle Ankara Seğmenler Parkı’nda yanıt verdi.  Karanlığı Aydınlat sergisi, kamusal açık alana taşındı.  Proje sahipliğini UN Women Türkiye, proje küratörlüğünü Ekin Kılıç Ezer ve Fırat Engin, proje küratör asistanlığını ise Hazal Ünsal üstlendi. Ankara’da her kesimden ve her bölgeden insanın geldiği Seğmenler Parkı’nda 10 Aralık İnsan Hakları Günü’ne kadar devam edecek olan Karanlığı Aydınlat sergisi, ulaşılabilir bir mekânda, farklı bir atmosfer oluşturuyor. Herkesin özgürce yaşam hakkını savunmaya odaklanan projenin, parka gelen izleyicisine sunduğu aktif etkileşim alanı da özgür yaşam hakkına odaklanıyor. Kadına yönelik şiddetin özellikle açık kamusal alanlarda hem ailesi, hem de çevredeki insanların gözü önünde yaşandığı gerçeğini de anımsarsak, Seğmenler Parkı’ndaki “Karanlığı Aydınlat” projesi şiddete her an herkesin maruz kalabileceği gerçeğini vurguluyor.  Şiddetin en yaygın biçimlerinden biri kadına yönelik şiddet. Kadınların yaşam hakları, özgürlükleri her gün tanıklık ettiğimiz, medyaya yansıyan somut acı örneklerle ortada.  Bu nedenle sanatçıların Karanlığı Aydınlat kavramıyla gerçekleştirdikleri sergi projesi, kadına yönelik şiddetin, tüm karşı çıkmalara rağmen coğrafi sınır, ekonomik gelişmişlik ve öğretim düzeyine bakılmaksızın tüm dünyada ve kültürlerde yaygın olarak görülen evrensel bir sorun olduğunun altını çiziyor.  

KARANLIĞA KARŞI IŞIK!

Sanatçılar işlerinin merkezine aldıkları “aydınlatma” fikri ve eylemiyle  karanlığın şiddetini ışığın gücüyle aydınlatıyorlar. Seğmenler Parkı’nın salt-fizik mekân boyutunu değerlendirmekle kalmayıp aynı zamanda da geçiş yolları üzerine tıpkı bir barikat gibi yerleştirdikleri “aydınlık” işleriyle kadının her alanda metalaştırıldığını vurgulayıp, güncel sorunumuz şiddetin sosyal ve toplumsal içeriğine odaklanıyorlar. 

TEMA VE MALZEME ORTAK

Serginin eşküratörü Fırat Engin, amaçlarını “Türkiye’de yaşayan ve üreten 12 çağdaş sanatçıyı bir araya getirmek, onların ortak noktasının ise Türkiye ve dünya gündeminden işleriyle ön plana çıkmaları” olarak özetliyor. Etkinlikte ortak paydanın “kadına şiddet teması ve “ışık” kavramı ile aynı  malzemeye yönelmeleri olduğunu söylüyor. “Her çalışma kendi eylemini vurgularken toplumdaki her bireyin karanlığa bir ışık olabileceğinin de altını çizmektedir” diyor. Karanlığın içinde ışıklar Seğmenler Parkı’nda akşam karanlığında başlayan ve gece boyunca süren etkinlikte karşınıza çıkan her bir ışık, izlenmesi veya görülmesi hoş duygular uyandıran bir yapı olmanın dışında aslında içimizdeki acının simgesi ve göstergesi oluyor.