İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nden “İnsanca yaşamak istiyoruz” mitingi

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri vergi adaletsizliğine, zamlara ve ekonomik krize karşı 8 Aralık Pazar günü, Bakırköy Pazar Alanı’nda düzenlenecek mitinge katılım çağrısı yaptı.

cumhuriyet.com.tr
02 Aralık 2019 Pazartesi, 15:43

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 8 Aralık Pazar günü Bakırköy Pazar Alanı’nda vergi adaletsizliğine, zamlara ve ekonomik krize karşı miting düzenleyecek. 

“Geçinemiyoruz: İnsanca yaşamak istiyoruz, 8 Aralık’ta Bakırköy’deyiz” çağrısıyla yapılan mitinge çok sayıda kamu emekçisinin katılması bekleniyor. 

Miting için yapılan açıklamada şunlar kaydedildi: 

Kamuoyuna çağrımızdır;

Ülkemizde son 5 yılda hiç hız kesmeden ilan edilen konkardatolar, iflaslar, küçülme kararları ile binlerce işçi ve ailesi açlığa mahkum,

Kanunsuz, hiçbir yargı kararına dayanmayan, bir gecede çıkartılan KHK'larla ihraç edilen kamu emekçileri ve aileleri açlığa mahkum,

Seçilmişlerin yerine atanan kayyumlar tarafından işlerine son verilen belediye çalılşanları ve aileleri açlığa mahkum,

Kadın yaşamı tehdit altında, tedbir koruma talepleri çoğunlukla sonuçsuz ,tedbir olan da başarısız. Yalnız bu ay 49 sadece kadın oldukları için öldürüldü. Kadının emeği de yedek, merdiven altı ve görünmez olma özelliğini koruyor.

Art arda gelen zamlar, büyüyen vergiler, küçülen maaşlar ve işsizlikle, milyonlaca emekçi borç batağında 

Grev kararları yasaklı, toplu iş sözleşmesi için taleplerini ifade eden kamu emekçilerine, tazminatını isteyen maden işçilerine, emeklilik hakkını arayan EYT'lilere Ankara yollları kapalı..

KHK ile işlerinden edilen binlerce insan aileleri ile birlikte birer sosyal ölüye çevrilmek isteniyor ,

Zam istemek, hak istemek, adalet istemek AKP iktidarı tarafından bu ülkede hainlik olarak tanımlanıyor. En meşru talepler gözaltı ve tutuklamayla karşılık buluyor.

Yarattıkları siyasi ve ekonomik krizlere her dönem "milli"!bir gerekçe yaratıyorlar, darbe girişimi var diyorlar, savaş var diyorlar bir kurşunun fiyatı diyorlar ,daha inandırıcı olmak adına, eleştiri yapılmasını ,soru sorulmasını engellemek için BARIŞ ve SAVAŞ kelimelerini dahi suç unsuru ilan ediyorlar. Ancak artık herkes biliyor krizin de siyasi çıkmazların da  sorumlusu 17 yıllık AKP iktidarıdır.

Yaratılan bu devasa sorunlar karşısında yan yana gelemeyen yoksul emekçiler, çaresiz ve yalnız olduklarını sanıyor. Çaresizlik ve yalnızlıktan intihara sürüklenenlerin sayısı her geçen gün artıyor.  Oysa ki hepimiz ,tüm emekçiler birbirimize benziyoruz .Benzer sorunları yaşıyoruz.

Fatih’te dört kardeş, İzmir'de bir aile ve Antep'te öğretmen arkadaşımızı kaybettik. Daha fazla eksilmeden yan yana gelmek, bir şey yapmak zorundayız.

Bizler “Artık Yeter!” diyoruz.

Milyonlarca emekçi olarak işsizliği, yoksulluğu, sefaleti kabul etmiyoruz. Sadece kabul etmiyoruz demek yetmez, birleşip, birlikte, mücadeleyi yükseltmediğimiz sürece bu duruma mahkûm kalıyoruz.

Günlerdir Irak’ta, Lübnan’da, Şili’de, Ekvador’da daha pek çok yerde, yüz binlerce işçi ve emekçi işsizliğe, yolsuzluğa ve antidemokratik uygulamalara karşı direniyor. Kimi yerlerde başbakan ve yetkililer istifa etmek zorunda kaldı.

Aralık ayında bütçe ve asgari ücret görüşmeleri var. Direnmediğimiz, mücadeleyi yükseltmediğimiz takdirde yine sefalet ücreti dayatılacak, bütçede emekçilere pay bırakılmayacak, batık şirketler ve bankalar için büyük pay ayrılacak. Yine emekçilere açlık ve sefalet dayatılacak. 

Yeter Artık! Katlanmayacağız!

Bizler 8 Aralıkta Bakırköy’de olacağız, yoksulluğa, yağmur gibi yağan zamlara, artan vergilere, antidemokratik uygulamalara, kadın cinayetlerine, savaşa karşı sesimizi yükseltmek ortak mücadeleyi büyütmek için bir araya geleceğiz. İstanbul halkını da bu çağrımıza ses vermeye ve mücadelemizi büyütmeye çağırıyoruz.