BİK Başkanı, gazetemizin hukuki savunmasını "ısmarlama" gördü

Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı, CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve muhalefetin Basın İlan Kurumu'na yönelik eleştirilerini, "Eski Türkiye özlemi içerisinde olanlar, basın özgürlüğüne dair türlü yalanlarla inşa edilmiş bu algıyı kendilerine hareket alanı oluşturmak için kullanıyorlar" dedi. Sobacı, gazetemizde konuyla ilgili yayınlanan yazı dizisini hedef alıp "ısmarlama yazılar" ifadesini kullandı.

13 Ocak 2021 Çarşamba, 11:08
BİK Başkanı, gazetemizin hukuki savunmasını
Abone Ol google-news

Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı, son dönemde 'baskı' ve 'sansür' uygulamalarıyla anılan kurumla ilgili yapılan eleştirilere yanıt verdi.

CHP'den başta Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere Basın İlan Kurumu'na yapılan eleştirileri hatırlatan Mehmet Zahid Sobacı, gazetemizde konuyla ilgili yayınlanan yazı dizisini hedef alıp "ısmarlama yazılar" ifadesini kullandı.

"Son dönemde özellikle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP'li yetkililer Basın İlan Kurumunu dillerine doladı. Hatta TBMM Genel Kurulunda bütçe görüşmelerinde 'Basın İlan Kurumu devleti soyuyor' diyerek, eleştiri sınırlarını aşan haksız bir ithamda bulundu Sayın Kılıçdaroğlu" diyen Sobacı, "Cumhuriyet gazetesinde Basın İlan Kurumunun aldığı kararlara dair yazı dizisi yaptılar. Bu 'ısmarlama' yazılarda hukuksal analiz kisvesi altında siyaset yapıldı. Neyi dillendirdiklerini anlamak için yazıları inceledim. O yüzden gönül rahatlığıyla ısmarlama yazı diyorum, çünkü bunlar arasında Basın İlan Kurumunun teşkilat yapısını bile yanlış anlatan yazılar var. Ismarlama yazı bu kadar olur, anlıyorum. Peki, kime yazdırdılar bu yazıları? Örneğin, eşi başörtülü olan bir cumhurbaşkanı seçtirmemek için ülkeyi 367 krizine sürükleyen bir kişiye, parti kapatma davalarında ön sıralarda yer alan ve demokrasinin en temel ilkesi olan eşit oy ilkesini bile sorgulamaktan çekinmeyen eski bir AYM Başkanına ve benzerlerine" diye konuştu.

"KIYAMETİ KOPARIYORLAR"

Sobacı, kurumun Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un baskısı altında olduğu yönündeki eleştiriyi yanıtlarken de gazetemizi hedef alıp "Sayın Altun'un evinin fotoğraflanıp, açık adresini sokağına kadar ifşa edilmesine ilişkin bu meselede de söz konusu mevzuat çerçevesinde hareket edildi. Hukukun en temel ilkelerinden olan özel hayatın mahremiyetinin ihlali ve devlet koruması altındaki üst düzey bir yöneticinin güvenliğinin tehlikeye atılması gerekçesiyle müeyyide uyguluyoruz, kıyameti koparıyorlar" dedi.

"HÜKÜMET SİSTEMİNİ YIPRATMAK İSTİYORLAR"

Sobacı, "Türkiye'de basın özgürlüğü olmadığı iddia ediliyor. Buna ilişkin değerlendirmeniz ne olur?" sorusuna ise şöyle yanıtladı:

"Yüzlerce gazetecinin, gazetecilik nedeniyle hapiste olduğu, sansür uygulandığı gibi yalanlara ve ülkemizi en son sıralarda gösteren ve sorgusuz sualsiz kabul edilen uluslararası basın özgürlüğü indekslerine dayalı olarak Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığına dair aleyhe bir algı inşa edilmek isteniyor. Bu algı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan birtakım yakışıksız yaftalamalar ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini yıpratmayı amaçlayan söylemlerle birleştirilerek, gündelik siyasetin bir parçası haline getiriliyor. Eski Türkiye özlemi içerisinde olanlar, basın özgürlüğüne dair türlü yalanlarla inşa edilmiş bu algıyı kendilerine hareket alanı oluşturmak için kullanıyorlar"

"DERS ALMAYIZ"

"Türkiye'de belirli bir zihniyet, ülkemizin uluslararası alandaki itibarına zarar verme pahasına basın özgürlüğü meselesini siyaseten kullanıyor" diyen Sobacı, "28 Şubat döneminde medyayı darbeye zemin hazırlamak için araçsallaştıran, iktidara geldiğinde gazetelere el koyacağını açıkça zikreden, 15 Temmuz'u "kontrollü darbe" olarak niteleyen, ABD'den iktidar dilenen bir vesayetçi zihniyetten öğreneceğimiz bir "hukuk, demokrasi veya özgürlük" dersi yoktur. Basın İlan Kurumu görevlerini, ülkemizin ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda ve büyük bir azimle yürütmeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.